şükela:  tümü | bugün
  • milli mücadeleyi ilk başlatanlardan kahraman asker.

    (bkz: milli mücadele/#24135627)
  • atatürk'ün samsun'a çıkışından 1 gün sonra (20 mayıs 1919 )bandırma'ya gelerek kurtuluş savaşını örgütlü olarak ilk başlatan , bandırma sokaklarında asılı yunan bayraklarını görünce hırsından ağlayan ve haydar çavuş camiinde girip cemaate hitaben " işgal altınta bir ülkede namaz kılmanız caiz değildir , kıçınızı kaldırın bulabildiğiniz silahlarla derhal direnişe başlayın " mealinde konuşma yapmış ve şu anda , istanbul üsküdar'da çiçekçi otobüs durağının hemen arkasındaki (yoldan görülebilir ) kabrinde bizlerden dua bekleyen yurtsever kişiliktir.
  • son derece yetenekli bir saha komutanıyken, kurmaylığı yetersizdi..vatanseverliği ve cesareti milli mücadelenin başlangıçta en büyük dinamiği olmuştur.

    (bkz: köprülülü hamdi bey)
    (bkz: yahya kaptan)
  • ırak cephesindeki idaresi yüzünden kazım karabekir'e çok ağır sözler söyler.

    ön açıklama:
    kut zaferi sonrasında ordu avantajını koruyamamış ve ingilizler güç toplamıştır. 1916 sonlarında ingiliz taarruzu ile birliklerimiz çekilmeye başlar, dicle nehri geçilecektir.
    birliklerin bir kısmı geçtikten sonra gecenin basması nedeniyle ingilizlerin kıyıya yaklaştığı ve artık nakliyatın durması gerektiğini söyler 45. tümen komutanı yarbay ismail hakkı. yüzbaşı selahattin ise, bu iş için ayrılan 4 kayıkla ingilizlerin karşıya geçebilmesine imkan olmadığını, ingilizlerin henüz oraya ulaştığının da bilinmediğini, araziyi bildiğini söyler.

    kolordu komutanı kazım karabekir'in odasında aynı zamanda tümen komutanı, kolordu kurmay başkanı, birince şube müdürü ve topçu kumandanı tartışmaktadır. selahattin'in sözlerini karabekir dinlemez, "tümen kumandanı duruma vakıftır, bu nakliyatın devamını tehlikeli görüyor, şimdi geçişi durdurunuz" der. tüm karşı çıkmalarına karşı karabekir "siz yalnız emrimi yapınız" der.

    sabah gün doğduğu zaman "bizi kurtarın" diye bağıran askerlerin ingilizler tarafından nasıl esir edildiklerini izlerler. büyük bir birlik göz göre göre düşman eline bırakılmıştır.

    işte bu noktadan sonra bekir sami günsav:

    - yahu bu kolordu kumandanı ne korkak herifmiş, der.

    yüzbaşı selahattin (o sırada üsteğmen) hatıralarında, karabekir ırak cephesi'nde kolordu komutanlığı yaparken, tümen komutanı bekir sami (günsav) ile yaşadığı bir anekdotu aktarır:

    --- spoiler ---

    ağustos ve eylül aylarından birinde kolordu kumandanı karabekir'le felahiye'ye bekir sami'nin birliğine gitmiştik. geceleyin otururken bekir bey düşmanın var hızıyla savaşa hazırlandığını, bizim ise gereği kadar çalışmadığımızı, büyük bir kuvvetimizin iran topraklarında hala boşu boşuna durduğunu söyledi. karabekir, bekir sami'nin bu sözlerine karşılık:

    - ben orduya yazdım, hepsini yazdım. yavaş yavaş her şeyi ikmal edecekler ve bizi gerekli şekilde takviye edeceklerini söylediler. ben ne yapayım?

    bunun üzerine bekir sami karabekir'e:
    - size bir hikaye anlatayım, dedi ve devam etti:
    - vaktiyle bir deveci varmış. hastalanmış. ve artık öleceğini anlayınca develerini etrafına toplamış. ey develerim demiş, siz bana uzun süre hizmet ettiniz, ben de buna karşılık size baktım. bazı zamanlar çok yük yükledim size ve az yem verdim. bazı zamanlar az yük vurdum, çok yem verdim. artık hepsi geçti... helalleşelim.

    bunun üzerine develerden biri dile gelip:
    - sana bütüm hakkımız helal olsun. yalnız bir şeyi helal etmeyiz. sen bizi yola çıkarınca önümüze bir eşek koyardın. sanki biz yürümeyi bilemezmişiz gibi... biz buna da ses çıkarmazdık. ama sonra yolumuz bir dereye gelir, eşek suyu geçemez ya da direnirdi. sen eşeği de bizim sırtımıza vurup suyu geçirirdin. haydi bunu da af edelim, ama suyu geçtikten sonra sen suyu bizim sırtımızda geçen eşeği gene bizim önümüze koyardın. işte bunu af edemeyiz, bu konuda hakkımızı helal edemeyiz.

    bekir sami'den ayrılıp yola çıkınca karabekir bana:
    - bekir sami bu hikayeyle beni mi kastetti yoksa halil paşa'yı mı(ordu komutanı)? diye sordu.

    tarizin halil paşa'ya uzandığını söyledim. gerçekte bekir sami bu hikayeyle hepsine birden hücum etmişti. düşündüğünü apaçık söyleyen bir adamdı. uluorta konuşurdu.

    --- spoiler ---

    bu olay sonrasında yaşananların siniriyle selahattin, olayı ordu karargahına anlatır, karabekir'in kulağına gelir bu ve sorguya çekerler:

    --- spoiler ---
    - karabekir
    + selahattin

    - esir olanlar hakkında bir şey duydunuz mu?
    + evet?
    - ne duydunuz?
    + eğer korkaklık gösterilmemiş olsaydı, bunların esir olmayacakları, salt kolordunun geçişi vakitsiz durdurması yüzünden düşman eline esir düştükleri söyleniyor.
    - kim söylüyor?
    + herkes.
    - bana isim lazım.
    + kimse fikrini saklayacak durumda değil. herkes fikrini söylüyor. birliğini düşmana teslim eden kolordu olmak durumundayız. bunu kime sorsanız, size söyleyebilir, benim aracılığıma ihtiyaç yok.
    - pekala bunları duydunuz da bana niye söylemediniz?
    + evvelce size söylenen şeylere dedikodu dediniz. söylemiş olsaydım, bana da bunu söyleyecektiniz.
    - pekala, bana söylemediğiniz halde başka bir karargaha gidip bunları söylemekte ne mana vardı?
    + başka bir karargaha değil, kolordunun üstü olan karargaha...
    - bir karargahın sırrını bir başka karargaha söylemenin bir subay için çok fena olduğunu elbette bilirsiniz.
    + karargahın sırlarını ifşa etmiş değilim, durumdan müteessir olan ordu kurmay başkanı'na sorduğu sual üzerine asıl olayı anlattım.
    - böyle bir hareketin hakkınızda en ağır cezayı gerektireceğini düşünemediniz mi?
    + bu ağır cezanın tarihin korkak ve beceriksiz demesinden daha hafif olacağı inancındayım.

    son cümle karabekir'in yüzüne vurulmuş bir kızgın demir gibi geldi.

    --- spoiler ---

    ilerleyen günlerde karabekir, selahattin'i yaveri olarak da atamıştır, her ne kadar geçinemeseler de değerli bir subay olduğunu kabul etmiştir.

    yüzbaşı selahattin'in romanı, cilt 1, sf 233-240
  • anzavur ayaklanması sırasında ahmet anzavur'la hayli uğraşmıştır (bkz: #70229458)