şükela:  tümü | bugün
  • (1 temmuz 1936-10 eylul 1996) klasik turk muzigi ses yorumcusu ve (daha az onemli olarak) bestecisidir. klasik tarzin son temsilcisiydi diyebiliriz. yorumculugu ogrenmenin en iyi yolunun bir ustaya cirak olmak oldugunu savunmustur. simdiki ayni kaliptan cikmis gibi yorumlayan sarkicilardan farki ilk birkac notada bile hissedilir.
  • geleneksellik ile duygulu icrayı oldukça muvaffak bir biçimde harmanlayabilmiş merhum hanende
  • yanlış bilmiyorsam, merhum kadiri dervişiydi.
    kaf muzik'ten çıkan 3 disklik albüm sanatkârlığının seviyesini, kayıtlarının derlemesini ve kaybımızın büyüklüğünü göztermesi hasebiyle son derce önemlidir.
  • hafız geleneğinden gelen bekir sıtkı hollanda radyosu için hazırladığı osmanlı müziği arşivinde küçük mehmet ağa'ya ait zavil makamında "ah bulunmaz nevcivansın hem de mi ağyarsın hayfa" adında bir ağır semai okur ki insan abdülhak şinasi hisar zerafetini hatırlar gönenir ve gönenir arkasından hemen bir sadettin kaynak eseri olan "akşam yine gölgen yine akşam" ile muhayyerkurdiye varan kişi ve "sanatla sarhoş olmak" adındaki uyuşturucuyu içmiştir..
  • bazi cok bilinen eserleri bile kendisine has okuyu$ uslubuyla seslendirerek bir bekir sitki sezgin tavri ortaya koymu$ ses sanatkaridir. ayni zamanda klasik ekolden ayrılmamı$ iyi de bir bestekardir. konservatuarda ogretim uyeligi de yapmi$tır. icra anlayi$inin olu$masinda kucuk ya$larda hafiz olmasinin etkisi buyuk olmu$tur. insan rahmetliyi dinlerken kendini tamamen ba$ka bir boyutta hisseder. turk muzigini sevmeyenler bile ustadin sesini duyduklarinda bir saygi hissine kapilmaktan kendilerini alamazlar. o ne ilahi ses o ne muthi$ icradir allahim. bir benzerinin gelmesi imkansizdir.
  • 5 yaşında kuran'ı hatmetmiş, 7 yaşına da tüm makamları tanıyarak girmiş*, en büyük klasik turk muzigi icracılarındandır. icrasını "ben okurken başka alemlerden sesler duyuyorum, onları yeryüzüne taşıyorum" diye tanımlar. sesinin güzelliğini tarif etmek gerekirse, kendisinin anlattığı üzre*; sheraton otelinde verdiği bir tasavvuf konserinde, ilahinin bir yerinde allah dediği zaman bütün salon ayağa kalkıp inlemiş, bir adam sahneye çıkıp ayağına kapanmıştır. ayrıca kendisi bu konseri, tasavvuf musıkisinin ilk defa sahneye taşınması olarak yorumlar.

    bestekar yönü de vardır fakat *nedense ortaya çıkramaya çalışmamıştır.*
  • sesi çok benzemese de münir nurettin'le karşılaştırılan büyük icracı. şöyle diyorlar: diyapozonu bir taşa vurun. titremekteyken bir demirin üzerine koyun, münir nurettin'in sesidir. aynı halde bir tahtanın üzerine koyun, bekir sıtkı'nın sesini elde edersiniz.
  • cinuçen tanrıkorur'un ud taksimini takiben, lemi atlı'nın uşşak eserini okuduğu bir kayıt:

    `http://www.youtube.com/…n4eg5nfi02y&feature=related`
  • prof.dr.alâeddin yavaşça; "bekir sıtkı'ya" ithafen yazdığı hüzzam bir şarkıda şöyle tanımlamıştır kendisini: "üslûbu güzeldi şakıyan bir başkaca sesti, sezgin bir lûtf u ilâhi özge nefesti, feryatlarının âfâkı tutan nağmelerinde, rüzgâr gibi cümle makamât sonsuzluğa esti"
  • şu ana kadar piyasaya çıkarılmış albümleri, arşivlerdeki kayıtları ile karşılaştırıldığında denizde damla nisbetindedir, uğraşıldığı takdirde bu kayıtlardan klasik türk müziği konusunda ders niteliğinde onlarca çalışma, albüm yapılabilir. ayrıca birçok ünlü hanende gibi o da tanburidir.