1. ikinci abdülhamitten sonra, hürriyet ve itilaf* denen ingiliz güdümlü partinin iktidarı döneminde de yurtseverlerin ağır şartlarda tutsak edildiği yer.
  2. bekirağa bölüğü'nün serüvenini, biraz zorlama olsa da, pek sembolik ve manidar şekilde en iyi tanpınar özetlemiştir:

    tanpınar'a göre bastille'in yıkılışı fransız ihtilali'nin "yıkıcı" karakterini ortaya koyarken bekirağa bölüğü'nün üç farklı siyasi dönemde aldığı mahiyet ve yaşadığı dönüşüm türk inkılabının yapıcı karakterini simgeler. zira türk inkılabı binaları değil, zihniyetin etrafındaki çemberi kırmıştır tanpınar'a göre.

    ikinci abdulhamid devrinde "padişahın tebası bu mahpeste sabahtan akşama ve akşamdan sabaha kadar dayak yerdi. burası ölümün ve ondan daha korkunç, zalim kafaların, uzun sefaletlerin eşiği idi."

    ittihat ve terakki döneminde ise "mukaddes cemiyetin (partiyi kastediyor) nereden geldiği malum olmayan haklarına karşı koyan vatandaşlar kanun-ı esasi'nin ilan ettiği hakları istimal etmelerinin cezasını bu mahpeste çekerlerdi."

    "türk cumhuriyeti insan etinin kırbaç altında çürüdüğü, insan vücudunun kırbaç altında delik deşik edildiği bu müesseseyi yıkmadı.

    "onu mektep yaptı. yarının doktorları insan ömrünü gizli ve aşikar binbir tabiat tehlikesine karşı korumanın sırrını dünkü bekirağa bölüğü'nün 40 senelik bir mustarip kafilesinin iniltileriyle dolu duvarlarının arasında öğreneceklerdir" mücevherlerin sırrı, sf. 25.

    belki bekirağa bölüğü türk inkılabı için bastille kadar manidar bir yer değildi ve gerek tarihi anlamı düşünüldüğünde -harbiye nezaretinin parçasıydı- gerekse türk inkılabının eylem planında ikonoklastik yıkımların olmadığı gözönüne alındığında biraz abartılı bir simgeleştirme gibi gözükse de böylesi bir dönüşümü sergilemek için kullanılması, hele tanpınar'ca kullanılması çok görülmemeli. bekirağa bölüğü şu anda halen tanpınar'ın sözünü ettiği tıp öğrencilerinin yuvası değilse de yine onun analizinin çizgiselliğine uygun şekilde siyasal bilgiler fakültesi halini almıştır.
  3. bu cezaevine koyulan ve ingilizlerce 'savaş suçlusu' ilan edilenlerin bir kısmı malta'ya sürülmüş, bir kısmı da sıkıyönetim mahkemelerine sevkedilmiş, idam edilenler olmuştur.*boğazlıyan kaymakamı kemal bey hapishaneye ilk yollananlardandır. genç mülkiye amiri birkaç ay sonra da beyazıt meydanında asılmıştır..
  4. şimdilerde istanbul üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi olarak öğrencilere işkence çektirilen yer.
  5. mustafa kemal'in kurmay olduktan hemen sonra tek başına 2 ay tutuklu kaldığı hapishanedir.

    annesini defnettikten sonra bu konuya şöyle değiniyor:

    "abdülhamit devrinde idi. 1320 (1905) tarihinde mektepten henüz kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım. hayata ilk adımı atıyordum. fakat bu adım hayata değil, zindana rastladı. gerçekten bir gün beni aldılar ve baskı idaresinin zindanlarına koydular."

    [bazı kaynaklarda( ve can dündarın mustafa'sında") taşkışla'da hapis yattığı söyleniyor. doğrusunu bilen aydınlatıversin bir zahmet]

bekirağa bölüğü hakkında bilgi verin