şükela:  tümü | bugün
  • vedat türkali'nin "birgün tek başına" adlı romanının 535. sayfasında yer alan şiirdir.
  • bir ankaralı olarak yıllardır dinleyip durduğum şarkı. sanki istanbul'da istanbul'u hakeden kimse yok da bir gün toplanıp bizler kurtaracakmışız gibi bir hüzünle dinledim hep. kendisine yapılanlara üzüldüm, uzaktan bakakaldım. istanbul biraz bizans, biraz levanten çokça varoş ve nispeten elitti. herkes kendisini köşe dönmeye, eğlenmeye, vakit öldürmeye, günü kurtarmaya, yaptıklarını şişirmeye adamıştı. ama aniden istanbul'u hakeden bir istanbul'da istanbul'dan içeri bir istanbul daha olduğunu gördüm. istanbul kadar güzel insanlar gördüm. yeraltında dünya olduğunu gördüm. pal sokağı çocuklarını gördüm. kentlerini kent yapan unsurları zorla kazıyarak alıp, sermayeye peşkeş çekmeye çalışan zorbalara nasıl ayaklandıklarını gördüm. tienanmen meydanındaki orantısız güç fotoğrafına masumiyet kazandıran görüntüler gördüm. vietnam'dakinden vahşi infazların izdüşümlerini gördüm. sanki istanbul topyekun gregor samsa'laşmış gibi gaz sıkılan insanları gördüm. tepeden tırnağa zırhlı, üniformalı, kimliksiz, kişiliksiz piyonize güçleri gördüm. kaçamayan, gafil avlanan sokak canlılarının çırpınışını gördüm. kürtaja karşı olanların şehirdeki son kültürel dokuyu nasıl acımasızca kazıdıklarını gördüm.

    markiz pastanesi için bastırırken yanına inci pastanesini eklemenin ezikliğini gördüm. kurtarmak için girişilen her eylemin hain, kurnaz pusularla boşa düşürülüşünü izledim. mahkeme süreci sürerken moloza çevrilen emek sinemasını, zar zor ertelenen akm yıkımını, bütünüyle bir yaşam biçimini bertaraf etmek için yıllardır süren oyunları. kapalıçarşının tepesinde motosikletlerle kovalamaca sahneleri çekilmesine, asırlık ağaçları bilerek kurutup kesmelerine tanık oldum. haydarpaşa garının, galatasaray üniversitesinin yanışını izledim. adamın biri teröristlere efelenip karizma yapacak diye beyoğlunun orta yerinde bombaların patlamasına tanık oldum.

    şimdi her zamankinden daha çok sahip çıkmak gerek istanbul'a. kare kare en küçük parkından, en tenha meydanına, en ara sokağına kadar tespit etmek gerek. unicef'e iyi hazırlanmış bir proje sunularak çok şey kazanılabilir diye düşünüyorum. zira yerli ilgi gruplarının eli kolu hukuksuzlukla bağlı. istanbul sadece taşeron zihniyetin malı değil, tüm dünyanındır. hakedenlerinin elinde eski mağrur güzelliğine kavuşabilir.

    artık bu şarkıyı her dinleyişimde efsanevi bir direnişten kalan görüntüler fon yapacak.
  • devrimci iletiler içeren, dinleyince insanı hüzünlendiren, bir yandan da ümitlendiren mükemmel bir şarkıdır.edip akbayram yorumu da, onur akın yorumu da dinlenilmeye değer..
  • grup baran'in $arkisi, edip akbayram da sonradan soyledi bunu.. klip de cekti. sozleri bakimindan hafif devrimci mesajlar icerir.

    bir $ehre duyulan sevgiyi acik yureklilikle ve abartisizca anlattigi icin gonullerde yeri bir ba$kadir.
  • mihri belli'nin anadolu'da bazı yörelerde tkp'lilerle kopmuş ilişkileri yenilemek gerektiği düşüncesi üzerine vedat türkali'nin anadolu'daki örgütlenmeyi sağlama sorumluluğunu üstlendiği günlerde, karısı merih*'i ilk çocukları deniz*'in doğumu için istanbul'da bırakarak akşehir'e döndükten sonra (o sıralarda çalıştığı okul akşehir'dedir çünkü) yazarak istanbul'a göndermelerde bulunduğu şiiridir. etkisi çok büyük olur o yıllarda. elden ele dolaşır yoldaşları arasında.
  • bugün daha bir anlam kazanan şiir. vedat türkali'ye selam olsun.
  • edip akbayram'ın seslendirdiği ve kral tv'nin listesinde aylarca bir numarada -önemli midir, belki- kalmış şarkı.

    her yönüyle şükela bir parçadır. bana göre asıl ilginç olan ise bir komünistin istanbul için yazdığı dava ve kararlılık temalı bir şiiri bunca apolitik insanın çok sevmesidir. işte müziğin gücü, diyelim ve noktalayalım.
  • öss öğrencisinin istanbul ve üniversite hayallerini süsleyen, ders çalışırken dinlenilesi şarkı..

    edip akbayram ın yorumladığı hali bambaşkadır. hüzünlendirir insanı.
  • sözleri incelendiğinde resmen bugünler için yapılmış, 1994 çıkışlı edip akbayram şarkısı.
  • kendi başına bir efsane olan bir gün tek başına romanına özel bir anlam yükleyen bir şarkı.

    --- spoiler ---
    romanın ortalarına doğru günselle kenan geceyi teşvikiye'de beraber geçirmişlerdir. ertesi gün 1 mayıs olduğu için günsel, kenan'ı erkenden kaldırır. meydanlarda kutlamanın yasak olduğu 1 mayıs'ı birlikte türkü, marş söyleyerek, şiir okuyarak geçirirler. günsel bu şiiri okur ve "abimin görüş günlerinden birinde bu şiiri yazan yazarla tanışmıştım, çok içine kapanık, sessiz bir adamdı" der.

    --- spoiler ---