şükela:  tümü | bugün
  • bazen yaşarken ölmekle eşdeğer durum.
    bazen rahat yaşamak..

    "gelsin hayat bildiği gibi" demek ümitsizliktense, beklentisizlik bütün beklentilerin karşılıksız kalmasından dolayı ise; zombiye döndürür adamı. ciğerin kurur nefes alamazsın.

    eğer "hayat ne getirirse kabulüm" demek hayatı doya doya yaşamak adınaysa, özgürleştirir insanı. plansızlaştırır. kanatlandırır. beklentileri kaldırmak hayal kırıklıklarını azaltır, yok etmese de. laflar hazırlamadan, laflar beklemeden bir sohbete başlamak tadına doyulmaz bir olaydır.

    sözün kısası, bir insan "beklentisiz yaşıyorum artık" diyorsa çok yorgun ve bitik olabilir. ya da çok rahat ve taze. illa ki özgür.
    **
  • her geçen gün kendinden birşeyler kaybetmektir.

    önce ilgi ve heyecan terk eder insanı, sonra çabalama gücü, sonra da hayaller ve umutlar. zaten posadır geriye kalan. o gün ne yapılması gerekiyorsa yapar, tek bir adım fazlasını atmaz olursunuz. duygular, hevesler, bir zamanlar inanılan/savunulan her şey kaldırılır ortadan, sözde zamanı gelince tekrar canlandırılmak üzere. o zamanın geleceğine dair inancınız da gider sonra.

    kara delik gibi bişeydir.

    kenarda durup kendi çürüyüşünüzü, küflenişinizi izlemektir.

    ayağınıza taş bağlayıp deniz kenarında öylece oturmak, düşmeyi beklemektir.
  • mutluluk değildir, ama aynı zamanda acı ve üzüntü de değildir beklentisiz yaşamak.
    kimseden vefa beklemeden, sevginize karşılık beklemeden yaşamayı öğrenirseniz başkalarının düşüncesizlikleri sizi yaralamaz. ama bu da bir yerde insanı bıktırır. çünkü siz beklentisiz yaşamaya başladıkça insanları daha kolay affeder bir hale gelirsiniz, bu ise onlara sizin hakkınızda daha cesurca kararlar almaya fırsat verir ve siz, "nasılsa affeder" mantığıyla hareket eden insanlara karşı bir gün gerçekten sabrınızın taştığını farkedersiniz.
    işte orada biter tüm masal...
  • yoktur böyle bir şey. beklentileriniz, hayalleriniz mutlaka vardır ama belki çok umursamamayı, aldırmamayı öğrenirsiniz zamanla ya da kabullenirsiniz. ama beklenti her ne kadar umursamıyorum desenizde her zaman az ya da çok vardır.
  • beklentileri gizlemenin/ötelemenin/saklamanın, yeri geldiğinde, ilerlenmesi gerektiğinde, fırsatlar karşına çıktığında adım atacak güç, istek ve illa ki cesaret bulamamanın daha karizmatik ve insan içinde savunulabilir şekilde ifade edilişi. (kendimden biliyorum)

    insanı içten içe kendinden uzaklaştıran (çünkü beklentiler seni oluşturan bir parça), sessizleştiren, yabancılaştıran bir yaşama! şeklidir bu.
  • tamamen sütten ağzı yanmaktan üflenerek yenen yoğurt etkisidir hayattaki. en güzeli beklentisiz yaşamak deme raddesine gelmiş insan, hayatı boyunca hiçbir'e yakın beklentisi karşılanmamış ve hep burnunun üstüne yere kapaklanmış insandır. kanmamak lazımdır bu kayıtsızlığa. altına bakmak lazımdır. içini dışına çevirmek lazımdır. ya da bırakmak lazımdır beklentisizliği seçenleri. onların içlerinde kırıntı aramaktansa, burun üstü düşme ihtimaline rağmen yine, aynı beklentiyle pencerede oturup bekleyenlere bakmak en güzelidir belki de.
  • (bkz: monotonluk)
  • aynı başlığa yazdığım ilk entrynin üzerinden tam 5 ay geçmiş, şimdi düşünüyorum da beklentisiz yaşamak o kadar da kötü bir şey değilmiş.
    insanlardan bir şey beklemezsen hayal kırıklığına da uğramıyorsun, vefasızlıklara da. daha doğrusu bunlar başına geliyorsa bile sen farkına varmıyorsun.
    mutluluk veriyor mu? hayır.. ama üzülüp kederlenmiyorsun da.
    zamanla hissizleşme tehlikesi var mı? henüz bilmiyorum ama varsa bile bunun çok duygusal olup her şeye üzülmektense tercih edileceğini varsayıyorum.
    bir de şu var, beklenti insanın kendisinden kaynaklanıyor genellikle. çoğu zaman karşınızdaki insan farkında bile olmuyor sizin beklentilerinizin ve dolayısıyla karşılık veremiyor. bu durumda istemeden de olsa kırmış oluyor sizi hem de hiç haberi bile yokken. beklentisizseniz eğer böyle bir durumla da karşılaşmıyorsunuz, insanlar biliyor ki sizin onlardan tek beklediğiniz güleryüz, o da olmazsa zoraki bir günaydınla bile mutlu olduğunuzu biliyorlarsa onlar için de çok kolaylaşıyor her şey.
    hayat daha kolay beklentisiz, hem insanın kendisine hem de çevresindeki diğer insanlar için daha kolay.

    mutluluk neresinde peki bunun?
    sürprizler...
    beklenmeyen bir hediyenin verdiği mutluluğu düşünün. beklentisiz yaşarsanız işte öyle devasa oluyor hayatınızdaki her mutluluk. beklenmeyen bir mesaj, beklenmeyen bir selam alıp götürüyor sizi cennete...
  • en deger verdiginiz insani, beklenmedik sekilde aniden kaybettikten sonra benimsemeye calistiginiz yasam............
  • hayatın artık senden daha fazla şey alıp götürmesine izin vermek istemediğini anladığın anda, ona çok fazla anlam yüklemeden yaşamak kararı almaktır. evet, özgürleştirir.