şükela:  tümü | bugün
  • işkenceciler komünist, mağdurlar türk olduğu için ilgi çekmeyen esir kamplarından; yaşananlara baksan aslında küçük bir auschwitz.

    --- spoiler ---

    bulgaristan , osmanlı hükümdarı ı.murat han tarafından 6 yılında fethiyle , tam 5 yıl süreyle osmanlı hakimiyetinde yaşası. 3 ekim 1908 yılında da bağımsızlığını ilân etti. bulgaristan tarihinin en adaletli ve en huzurlu dönemi , osmanlı devridir. yaklaşık milyon nüfusuyla önemli bir stratejik bölgede yer alan bu ülkede , dört milyona yakın müslüman yaşıyordu. ancak asimile politikası ve göçler nedeniyle bu oran epeyce düşmüştür. sscb’nin çok büyük desteğiyle , 1946 yılında komünist bir yönetim kuran georgiev dimitrov , çok katı ve çok sert bir politika ile bulgar halkını şaşkına çeviren uygulamalar başlattı. özellikle de müslümanlara yönelik eritme politikası tam bir facialar zinciri oluşturmuştu. ilk iş olarak tekke ve türbelerin ziyaretini yasaklayan dimitrov , daha sonra binlerce camiyi , ya müze ve depo gibi amaçlarda kullanılmaya başlamış , ya da , bakımsız kalmalarını sağlayarak , bu sanat şaheseri binaları yıkılmaya terk etmiş , bazılarını ise direkt olarak kendisi yıktırmıştı. dimitrov’un reformları , müslüman halk tarafından tepkisiyle karşılanmış , ancak yakalanan binlerce masum müslüman asılarak bu karşı hareket bastırılmaya başlanmıştı. sistemli olarak, 5 yılında başlattığı bu müslüman katliamında , sadece belene adası’nda sürgünde bulunan 110 bin suçsuz insan , işkence ile öldürülmüştü. (davutoğlu , 1976 : 25) 1953 yılında dimitrov’un yerine geçen çerkenkov , özellikle müslüman türklere yönelik uygulamaların acımasız bir şekilde sürdürüldüğünü görünce , politikayı bir derece gevşetti ve kısm-i olarak ibadet serbestliği verdi. halka yönelik baskıcı politikaları da yeniden gözden geçirerek iyileştirmeler yapmaya başladı. ancak , sscb’nin ağır baskısıyla çervenkov , sosyalizmden sapmakla suçlanarak çevresiyle birlikte görevinden uzaklaştırıldı. ardından ünlü işkence adası belene’ye gönderildi ve ortadan kaldırıldı. yerine geçen todor jivkov ise , baştan beri sosyalist uygulamaları tavizsizce ve acımasızca sürdürmek isteyen birisiydi. hem hükümet başkanı , hem de komünist partisi genel sekreteri olan jivkov , sscb ile iyi ilişkiler kurmakla kalmadı , yönetimin ve istihbaratın kilit noktalarına rus gizli istihbarat subaylarını getirdi. aslında bir şekilde bulgaristan yönetimi sovyetlere devredilmişti. jivkov , sscb’nin 1968’de çekoslovakya’yı işgaline bizzat katılarak , komünist karşıtı çeklerin katledilmesinde rol oynadı. 1985 başında türk azınlığa karşı baskılar yoğunluk kazandı. 1971 anayasasında ülkedeki azınlıkların varlığını reddeden yönetim , okullardan türkçe eğitimi kaldırdı , müslümanların ibadetlerine sınırlamalar getirdi. türk adları slav adlarına çevrildi. bulgarlaştırma kampanyasına karşı direnen türk köyleri , askerî birliklerle kuşatıldı. türk azınlığa yöneltilen baskılar pek çok ülke tarafından kınandı. (büyük larousse) bulgaristan’daki müslüman türklere yapılan dayanılmaz baskılar sonucu 4 bin insan katledildi. 30 bini tutuklandı ve binlercesi de “belene işkence kampı”na yollandı. türk hükümeti 1989 yılında sınırı açınca binlerce müslüman bulgar türk’ü , türkiye’ye sığındı. todor jivkov’un vahşeti öylesine fec-i boyutlara ulaşmıştı ki , hiçbir din-i inanışa ve ibadete izin verilmemekte , çocukların sünnet olması yasaklanmakta ve müslümanların isimleri değiştirilmekteydi. islâmî isimlere tahammül edemeyen bulgar hükümeti , vefat etmiş müslümanların dahi , kabir taşları üzerindeki isimleri kazıtarak , bulgar ismi yazdırmıştı. (yahya , 1985 : 93) sosyalist rejimlerin ard arda çökmesi ve sscb’nin dağılması üzerine bulgaristan’da da demokratik yönetime geçiş süreci başladı. 1954’ten beri parti ve 1971’den beri devlet başkanı olarak ğülke yönetiminde birinci derecede rol oynayan todor jivkov , bu görevlerinden ayrıldı , yerine 1989’da petar mladenov geçti. bulgar parlamentosu komünits partinin yönetici rolüne ilişkin anayasa maddesini de iptal etti. komünist parti kongresi de çok partili ve pazar ekonomisine geçişi onayladı. 1990 yılında adını sosyalist partiye dönüştürdü. ağustos 1990’da jelyu jelev cumhurbaşkanı seçildi. gösteriler , grevler ve karışıklıklar yıl boyunca sürdü. andrey lukanov tarafından kurulan sosyalist hükümet 29 kasımda istifa etti. yeni hükümeti dimitar popov kurdu. serbest seçimler sonucunda toplanan kurucu meclis tarafından demokratik bir anayasa yapıldı. 23 nisan 1992’de bir özelleştirme yasası çıkarıldı. bulgaristan bugün geçmişteki hataların ve büyük bir hapishaneye dönüşen ülkenin izlerinden kurtulmaya çalışmaktadır
    --- spoiler ---
  • bulgaristan olum kampidir.

    --- spoiler ---

    koordinatlar: 43°39'28¨k 25°08'18¨d / 43.65778°k 25.13833°d belene kampı ya da belene ölüm kampı[1][2] bulgaristan'da belene bölgesinde tuna nehri kenarında ıı. dünya savaşı sonrasında rejim muhalifleri için kurulan toplama kampıdır.

    kuruluş amacı
    kamp todor jivkov tarafından açılmıştır. ilk zamanlarda sosyalist rejim muhalif unsurları ve çeşitli suçlardan hüküm giymiş suçluların kapatıldığı bir kamptı. ancak 1980'li yıllarda bulgaristan'da yaşayan türk kökenli vatandaşların asimile edilmesi için kullanılmaya başlanmıştır.

    kampın faaliyetleri
    kampın faaliyetleri 80 öncesi ve sonrası şeklinde ikiye ayırabiliriz.

    1980 öncesi
    rejimin kalesi olarak faaliyet gösteren belene kampı hakkında o döneme ait çok fazla bilgi bulunmamaktadır. bulgaristan'da todor jivkov başkanlığında iktidarda bulunan sosyalist rejimin, rejim karşıtı düşüncelere sahip kişileri ve adi suçluları barındırdığı bilinmektedir. ancak bu dönemde belene kampı tam olarak toplama kampı statüsü yüklenmemiştir.

    1980 sonrası
    80 sonrasında türkiye'ye göç etmeyen binlerce türk'e mesken olmuştur. o yıllarda kamp, tamamıyla asimilasyon üzerine faaliyet göstermiştir. kampa yerleştirilen kişiler; yargı kararları ile değil, keyfi uygulamalarla kampa yerleştirilmişlerdir. kampa kapatılanlar türkler; türkçe konuşmak, sünnetli olmak, geleneklerini sürdürmekle suçlanıyorlardı. kamp; bulgaristan türklerine, türkiye'ye göçmeleri için baskı olarak kullanılıyor, göçmek istemeyen veya göçemeyenler kampa kapatılıyordu.

    kampta türklere uygulanan insan hakları ihlâlleri arasında fiziksel şiddet, tecavüz, psikolojik baskı gibi uygulamalar yer alıyordu.[3][4] bulgarca isimleri kabul etmeyen türkler de bu kampa hapsediliyorlardı.[5]

    kampın kapatılması
    kamp 1989'da todor jivkov'un iktidardan alınmasıyla faaliyetine son vermiştir.

    ilgili yayınlar
    belene kampı: zulmün ateş çemberinden anılar, yazar: mehmet türker
    belene adası, trt
    kaynakça
    ^ http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/2538.pdf
    ^ https://www.eren.com.tr/…tap/kitap.asp?kitap=253256
    ^ http://www.coe.int/…s/pdf_iaconf_paper_keyup_en.pdf
    ^ http://assembly.coe.int/…0407_amondoc35rev_2008.pdf
    ^ http://red.cas.bg/showfile.php?file=vade_bul.pdf
    --- spoiler ---