şükela:  tümü | bugün
  • kadikoy'de - cok populer olmamasi da sayesinde- sakin, ferah ve rahat bir rock pub.
  • kadıköy'de rock pub'ın yanında bulunan (barlar sokağından çıkınca solda), ortamı, nezihliği ve de nasıl denir "bizim olmasıyla", farklı, güzel ve samimi bir pub. aslında gerçekten "pub" denebilecek kadıköy'deki tek yer.
    yapraklarla çevrili bahçesi, dartı, sohbet çılgını işletmecisi, rahatlatıcı ses düzeyi ve bitip tükenmek bilmeden çalan rock balladları ile içeri girdiğiniz anda "sometimes you wanna go, where everybody know your naaaame"* diye mırıldanmanıza neden olabiliyor.
    bu aralar kendisini pek kıymetli bulduğum tenhalığını, bir zamanlar çok popüler ve kalabalık iken sonradan kapanıp, tekrar dirilmesine borçlu.
    kadife çevresinde huzur ve samimiyet arayan zatlar için mutlaka gidilip görülmeli, bir de birası içilmelidir.
  • cheers in türkiye şubesi süper ötesi pub.dikkat edin pub diyorum gerçek anlamda pub kavramına sahip tek yer kadıköydeki. snackleri de lezizdir biraları hep buz gibi bardakta gelir.müzikleri kafa sikmeyen cinstendir.
    dışardan bakıldığında "anaaa kazık bi yer lan burası zittir et girmeyek" havası uyandırır.öyle de kalmasını şu anki tenhalığını korumasını beklediğimiz mekan.severek gidiyoruz.
  • son derece güzel bir mekan.müzikleri güzel ayrıca bangır bangır çalıp kafa da yormuyor.ortamı,atmosferi de çok güzel.kadıköy'de dolaşırken uğrayıp bir birasının mutlaka içilmesi tavsiye edilir.
  • samimi olmasının yanında menüye sahip olmamasının denyoluğunu da yaşatır. bir rauchbier'e 7 ytl verirken alkolsüz meyve kokteyline 8 ytl verirsiniz.

    ama her şeye rağmen tekrar tekrar gidilesi yer. kadıköyde rauchbier içilebilecek ender yerlerden.
  • kadıköyde bir bar olanı batsın bu dünya remixi çalıp arkadan teoman dayamıştır.
    tasvir edip huzur kaçırmak istemiyorum ama sanırım içeridekiler de figürandı. ya da kadıköy rıhtım veya taksimden kepçeyle adam getirip belfast'a boşaltmışlar.
  • fıçı ale satmasıyla gönlümüzde taht kurmuş, evime en yakın bar olması sebebiyle ayrı bir sempati beslediğim yer.

    burayla ilgili önemli bir konu, afro saçlı garson hatun. amerikanlı bir arkadaşımın bushy-haired girl diyerek kıvırcık saçlara zaafı olan bana gaz vermesi sonrası bir diğer arkadaşımın valderrama geyiği sonrasında geçen hafta işten dönerken garson kızın saçlarını sarıya boyattığını farkedip garip duygular içine düştüm.

    bir diğer önemli konu içerideki dart makinası. ortası artık darmadağın olmuş. ortaya yakın bir yer vurduğunuzda göbek yeri hemen düşüyor.
  • kadıköy'deki pubımsı bar. şu sıralarda çalışan garsonunun "ufak dağları ben yarattım hacı" tarzında etrafta dolanan 15 yaşlarında bir genç olmasından mütevellit insanın biraz canı sıkılmaktadır gördüğü muamele sebebiyle. onun dışında pink floyd'dan arka arkaya 5 şarkı çalıp beynimin burnumdan akmasını sağlayan 1 adet de dj mevcut ortamda. he bir de guinness içemiyorsunuz, türkiye'ye gelmiyormuşmuş. müzik sesinin seviyesi biraz düşük (ki yüksek volümden nefret ederim) ama sakin ortamıyla gönülde taht kuruyor tabii ki.
  • kadıköy'de olanının dartı vardır. böyle kalabalık bir şekilde gidip bir yandan bira içip bir yandan dart oynamak, çevrede oturan müşterilerin can güvenliği açısından sakıncalıdır ama oynayanlar için eğlencelidir.
  • oyle boyle guzel bir mekan degil burasi istediginiz de hangar 18 bir baska isteginizde smile caliyorlar . ayrica da biralar oldukca leziz. is cikisi arkadasla oturduk iki dakka yorgunluk attik demek icin mukemmel mekan.

    barlar sokaginda ki gotu kalkmis mekanlara soyluyorum ; yarragimi yiyin siz.