şükela:  tümü | bugün
  • zarf olarak da kullanilan, belirtmeye yarayan kelimeler.
  • (bkz: ilgec)
  • nasil yapildigi, oldugu, meydana geldigi vs. belirgin olmayan eylemleri belirterek kafadaki o eyleme ait soru isaretlerini bir nebze olsun gideren sozcuklerin dilbilgisindeki adlari.
  • sözcük türleri içinde en aktif olanıdır. sapık sözcüktür. ilişkiye geçmediği sözcük pek azdır. eylemi, eylemsiyi, sıfatı hatta kendi türünden sözcükleri; yer, zaman, ölçü, nitelik yönünden belirtir.
  • zarflar ya da belirteçler, bir fiilimsinin, fiilin, sıfatın veya başka bir zarfın anlamını yer, yön, zaman, ölçü, nicelik, soru bakımından belirten, sınırlayan ve etkileyen kelimelerdir. aşağı, yukarı, nazikçe, çok, az, fevkalâde, en, ileri, geri, şimdi, geç gibi kelimeler cümle içerisinde zarf olarak kullanılabilirler.

    zaman zarfları, yer-yön zarfları, durum zarfları, miktar zarfları ve soru zarfları olmak üzere 5'e ayrılırlar.

    sıfatların çoğu zarf olarak da kullanılırlar. "eve yeni geldim" cümlesinde yeni kelimesi fiilin gerçekleştiği zamanı belirtmektedir ve zarftır. "yeni eve geldim" cümlesinde ise evin yeni olduğunu belirtir ve sıfattır. zarflar genelde fiilden hemen önce kullanılırlar: "erikler iyice büyüdü". zarfların özneden önce kullanılması "bazen" anlam düşüklüğüne veya devrik cümleye neden olabilir.
  • nişane, ayrıca (bkz: tutuk/@ibisile).

    (bkz: ilim-tetik)
    (bkz: hetiket), hashtag/@ibisile
  • zarf yerine article/artikel'in türkçesi olarak seçilseymiş daha güzel olurmuş.
  • zarf ve kimyadaki ayıraç anlamına mahir ünal'ca yapılan bir katkı:

    ntv canlı yayınına kahramanmaraş'tan katılan akp genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü mahir ünal 'ın açıklaması şu şekilde:

    " adile naşit 'i belirteç olarak kullanıyorum"

    "hepimiz adile naşit 'in hababam sınıfı'ndaki sevecenliği ile hepimize umut verdi. münir özkul'u neden çok sevdik? sanatın büyüleyici gücüyle o dönemin türkiyesi ile acılarımızdan onların umut veren gülüşlerine sığındık. benim kalkıp adile naşit 'e bir şey söylemem mümkün mü? o günün türkiyesini söylüyorum. adile naşit 'i belirteç olarak kullanıyorum. sanki o günün türkiye'si nilüfer'in şarkılarında hababam sınıfı'nın mizahından ibaretmiş gibi anlatıyorlar. o türkiye insanların ilaç bulamadığı bir türkiye'ydi. bize bu türkiye'yi adile naşit üzerinden anlatmayın. barış manço cem karaca üzerinden kelime oyunu yapıp bize o günü anlatmayın. sanki ben adile naşit 'e bir şey söylemişim. ben sanata sanatçıya dönük bakış açım son derece açıktır. bu bir yanlış anlaşılma değil." (bkz. http://www.cumhuriyet.com.tr/…nasit_aciklamasi.html)