şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: bellemek)
  • bel düzeyine kadar, yarı beline kadar anlamında kaba taslak ölçü veren bir birim. bu belleme sıfatı yerine göre standart bir insanın beline kadarı da anlatabilir, söz konusu edilen nesnenin kendi yarıdan aşağı düzeyini anlatmak için de. kabaca kendi boyunun dörtte biri, üçte biri belleme düzeyi sayılabilir. kazan, galon, kile, tencere hepsi kendine göre belleme olabilir. doluluk oranı kabın kendisine göre. bellemeyi benim dediğim gibi kullanan bir ankaralı namık şarkısı salla var..

    bu türkler'in beden algısının beli vücudun yarısında görmediğini, belden aşağının kısa, belden yukarının uzun algılandığını, veya tarihsel olarak böyle olduğunu düşündürür. batı kızları/insanlarının vücut algısından bir farklılık. sonuçta belleme yarı yarıya anlamına gelmez, ya çeyreğe denk gelir ya çeyrek ile yarım boy arasına. cümle içinde: "güğüm belleme su doluydu, kaldırdığı gibi başına çarptı, kan içinde bıraktı." cümle içinde kullanımı çırkmak ve menemen çorbası girisinde de mevcut.

    düzelti: yapıkla bellemenin ilintisinden bahis var, ama çukal ve o belleme ne bilmiyorum.

    (bkz: bedebedenk), silme
    (bkz: belen/@ibisile)
    (bkz: ayazlık)
  • binek hayvanlarının sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası. yapık veya yuna olarak da adlandırılır.
hesabın var mı? giriş yap