şükela:  tümü | bugün
  • amerikan filmlerinde ailenin tatil koyunde ya$ayan balikci amcalarinin ismi..
  • yani baştan yazıyorum.
    eski ben, öyle uzak ki şimdi. hiç tanımadığım biri gibi, bir yabancı gibi duruyor.
    kızmıyorum, onu da seviyorum.
    sararmış bir kağıda da değil. bembeyaz da değil...
    kalemim elimde ve hangi cümle ile başlayacağımı bilmiyorum.
    önce "merhaba" demeliyim kendime.
    sonra "hoş geldin"
    çok bekledim seni...
    sadece kalem ve kağıt var.
    silgisiz başlıyorum.
    hiçbir şeyin üzerini karalamayacağım.
    hala virgülleri nereye koyacağımı bilmiyorum.
    ama noktalar konusunda iyiyim...
  • 1- egoizm tanrisinin ismi.
    2- birinci tekil sahis.
    3- bir cesit sivilcevari ama gecmeyen, genelde kalca taraflarinda olup, yillar once kaybedilmis kisilerin bulunmasina yarayan kanserli hucre toplulugu.
    4- bir ben vardir bende benden iceri.
  • insanlara güvenemeyişimin nedeni, kendime baktıkça başkalarından soğuyorum.
  • cümle sonunda kullanıldığında tripvari bir hava katıyor söylenene. buna muhatap olursam üzülüyorum. mesela, "ben yatıyorum" ile "yatıyorum ben" arasında dağlar kadar fark var.
  • reklamlar bitince radyoda başlayacak şarkı buna gelsin. ben'e gelsin. sana gelen bana gelsin amk hadi. zira sabahtan beri aklımdan çıkmayarak yeterince kafamı sikti. heheh, kapattım radyoyu, beter olsun it, ne şarkı armağan edeceğim.
    sizdeki de çok acayip uyanmıyor mu bazen? misal ben bugün çok güzel rüyalar içinden çıkıp geldim. sıkıntılı zamanlarda güzel rüyalar daha çok sıkıntı yaratır aslında. ''hasktir gerçek değilmiş'' vurgunu 10 kaş koyu derinliği gücündedir falan. bugün öyle olmadı, şuursuz bir mutluluğun içine uyandım. bu hissi kutlamak için de kalktığımdan beri halil sezai dinliyorum. üşüüüürkeeeehhh diye bir şarkısı var misal o güzel, bir de hayalimin ortasında var falan. iyi yani.
    gece beynimi mi düşürdüm ne yaptım ben? yok, halil abi seni dinlediğim için demedim. ulan halil abi deyince de... neyse.
    uyandım işte ben, böyle denize düşmüş gibi, sahile yakın bir dubanın üstündeymişim gibi, gözümü açmamamın nedeni güneşmiş gibi. uyandım ama, kalktım bile hatta. insana yaklaştığım iki hareket kahve yapmak ve şarkıyı başa almak oldu o zamandan beri de. kahveyi 5 kere, şarkıyı 15 kere yaptım. kafiye olsun diye değil lan, arabada beş evde onbeşe benzesin diye. hihoh.
    sonra da saçımı yıkadım. çalışan kombi diye bir şey var şu hayatta ve çoğunuz buna sahip olduğu için şükretme gereği duymuyor şu an öyle değil mi? allah belanızı veriverir olm lan.
    neyse, su soğuktu ama bu bana ''saç yıkamak saç yıkamakmış olm, normalde sıcak su ile yaptığımız kafa yıkamakmış, saçlar da arada yıkanıyormuş?'' algısını getirdi. (ben benim yaşayacağım farkındalığı da ayrı sikeyim afedersiniz.) kafayı ıslatmadan saç yıkama keyfiiiiiiiii anam zaaa.
    sonra da buraya geldim ben işte. karşısına. küçük üçlü elektrikli ocak. bunu belirtmemin bir nedeni var tabi, bu aletten nefret ediyorum. sebebini söylemeyeceğim çünkü ben bile inanamadım henüz. o kadar arabesk ve acılı ki yalan atıyormuşum gibi, uyduruyormuşum gibi geliyor resmen lan.
    bence zenginlik insanın sarışın olmasıdır bu arada.
    ben şimdi saat 6 gibi biraz dışarıyı seyredip gözlerime siyah kalem çekeceğim. beni oluştururken gözler önemli. bir süre de o şekil dışarıyı seyretmeyi planlıyorum. sonra kahve yapar şarkıyı başa alırım. planlar, amaçlar falan bunlar da hep önemli.
    biraz bağdaş kurar yere otururum. yetenekler önemli demiş miydim?
    sonra bir çorba içerim. beni beslemek en önemlisi.
    yürürüm biraz, hareket eder, değişirim. belki caddenin başındaykenden çok farklı bir ben olurum sonunda. değişim önemli.
    kaldırıma oturur içerim belki biraz. her oturduğum yere biraz irade, bir tane de boş şişe bıraka bıraka devam ederim içmeye.
    hepsini bitirene kadar içerim, otokontrol diye bir şey el sallar o esnada içerden, onun da götüne boş bira şişesi sokup yolladıktan sonra yürümeye devam ederim. azim önemli.
    sonra da içimden halil sezayi şarkıları söyleyerek horon oynayıp ağlamak gibi bir planım var, hadi çıktım, ben'i oyalamayın.
  • ben butonunda yapılan son değişiklik, aldığım nick'in tüm anlamını yitirmesine sebep olmuştur. ne güzel tıklıyordum üstüne. "kimim" yazısı çıkıyordu. ben de pardon siz kimsiniz nick'imle kendi çapımda şizofrenik bir baş kaldırış sergiliyordum bu platforma.

    bunu da benden aldınız sonunda. tebrikler.
  • tövbe estağfurullah bi tuhaf olmuş.
  • ki biz pop up halini seviyorduk.
  • baba ben yıkıcıyım ama
    kendini bilmez değilim
    yaşamak istiyorum sadece
    kendi savaşlarım uğrunda

    ben sadece ben olmak istiyorum

    ışık hızıyla geçen zamanı
    yaşamak belkide çok zor
    korkuyorum ben geçmişten
    korkuyorum gelecekten

    söz ve müzik: ilhan yabantaş, irfan ünsal
    yorum: kazım koyuncu

    huzur içinde yat toprağım.