şükela:  tümü | bugün
  • merhaba, ben celal şengör.

    ekşi sözlük'teki metinlerden benim hakkımda pek çok fikir beyanı olduğunu biliyorum. belki bunların hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu merak edersiniz. onun için sorularınızı bekliyorum.

    sevgiler.

    kanıt

    edit: sorularınıza çok teşekkür ederim. keşke vakit bu kadar kısa olmasa daha uzun sohbet etseydik.

    sorularınıza verilmiş yanıtları görmek için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz: (bkz: ben celal şengör sorularınızı bekliyorum/@celal sengor)

    not: soru cevap etkinliğini mobil ve web tarayıcınızdan takip edebilirsiniz.
  • hoşgeldiniz, öncelikle bu ülkede hala bilime değer veren, bilime güvenen insanların olduğunu hatırlatarak başlayayım ve soruma geçeyim. geçen gün ekşisözlük’de sizin kendinizi hem ateist diye tanıtmanızı hem de inşallah vb. kelimeleri kullanmanızla ilgili bir tartışma çıktı. inşallah kelimesinin kullanmanızın sebebini söyledik ama anlamıyorlar bir de sizden duyabilir miyiz belki o zaman anlarlar? bir de fatih altaylı ile çektiğiniz “celal şengör ile kütüphanesinde sohbet” videosunda kütüphanenize bayıldım. acaba yakından görme gibi bir fırsatım var mı?
    • benim kullandığım inşallah, maşallah gibi kelimeler kültürümüzün bir parçasıdır. ingilizce konuşurken mesela jesus christ derim, almanca konuşurken bir hayret ifade etmek için jesus maria derim. bu, hristiyan olduğun anlamına gelmiyor. ben türkiye'deki kültürün içinde büyüdüm. bunları ayıklayarak kullanmaya kalkmak ukalalıktır, gereksizdir.

      kütüphaneyi yakından herkese açarsam ben burayı başka hiçbir iş yapamam. bilet kesen adam durumuna düşerim. bu kütüphaneye itü öğrencileri randevu almak koşuluyla gelebiliyorlar. onun dışında çok istek var ancak yapamıyorum, hakikaten çok zor.
  • karamsarlık mı umutlanmak mı?
    • ben umutlanmaya cevap veririm. karamsarlık mağlubiyeti baştan kabul etmektir ki bu insanlığa yakışmaz.
  • nasılsınız efendim? sağlık durumunuz nasıl?
  • allah hidayete erdirsin.
  • jeoloji alanında dünyanın sayılı bilim adamlarından birisi olmanız size her konuda kesin konuşma yetkinliği veriyor mu? film eleştirmeni/yönetmeni/oyuncusu vs olmamanıza karşın interstellar'a zırva deme, sosyolog ya da ekonomist olmamanıza karşın marx'a ahmak deme gücünü nereden alıyorsunuz? bunlarla ilgili kişisel görüşünüz sorulduğunda neden sadece "interstellar'ı beğenmedim", "marksist değilim, gerçekçi bulmuyorum" gibi sadece kendi görüşünüzü ileten ama o yapıt/ideoloji ya da kişileri aşağılamayan cevaplar vermiyorsunuz?
    • bunun sebebi bu tip cevapları genellikle bir sohbet ortamında vermemdir. bana sorulduğu zaman bu cevapları veriyorum. şunu söyleyeyim ama ben marx hakkında kitap yayınladım. marx'ın, adam smith'in tarih nasıl yorumlanır konusundaki düşüncelerini anlatan bir kitap. dolayısıyla ben marx'ı epey okudum. benim evimde doğu alman komünist partisi'nin yayınladığı mavi seri kitap var. bunların hepsini okudum, üzerine kafa patlattım, haklarında yazılanları da okudum. fikrimi beyan ediyorum.

      ben interstellar'ı neden zırva buldum? çünkü zırva. bu benim beğenmemle ilgili bir şey değil. orada anlatılan bilimsel olmayan bir film. düz dünya hakkında film yapmak gibi. zırva, aşağılamak anlamına gelmiyor.

      marx'a ahmak dedim mi hatırlamıyorum ama aptal demişimdir. sebebi de şu; bunlar, özellikle marx, zamanının bilimlerine hakim olmadan bilim yapmaya kalkıyor. bunu yaptığınızda, mesela determinist bir dünya görüşüne saplanıyorsunuz. halbuki o zaman da determinizmin tutmayacağı kesinleşmiş durumda. bir sürü tutarsızlıklar var eserlerinde.

      adam smith var mesela bunun karşısında. adam smith, the wealth of nations'ı yazmadan önce the theory of moral sentiments'i yazıyor. diyor ki bir ekonomik sistemi anlamak istiyorsan o ekonomik sistem içinde çalışan insanları tanıman lazım önce. marx'ta bunu göremiyoruz, marx, tüm insanlığa bir makina gibi bakıyor.

      müsaade edin de benim de bir fikrim olsun bazı konularda; ha benim fikrimi beğenmezsen oturur tartışırız memnuniyetle.
  • kendi dışkınızı hiç yediniz mi? beğendiniz mi? dışkı yemek isteyenlere neler önerirsiniz?
    • yedim. hatta onun dışında isviçre'de benim doktora alanımda otlayan ineklerinkini de tattım. dağ keçilerinin de tattım. özellikle insan dışkısı acıydı. ötekiler de acıydı ama insanınki kadar acı değildi.

      bu bir merak meselesidir, merak eden her şeyi dener.
  • hocam: sizce bütün edebiyat aslında derinden derine varoluş felsefesi üzerine doğmuştur diyebilir miyiz?
  • sürekli sansasyonel açıklamalar yaparak tuhaf bir popülariteye sahip olduğunuzun farkındamısınız?

    edit: teşekkürler
    • ben sürekli sansasyonel açıklamalar yaptığımın farkında değilim. doğru bildiğimi söylüyorum. ama bunun bir popülariteye yol açtığının farkındayım. çoğu insanın ne dediğimi anlamamasından kaynaklanıyor bu durum.
  • mevcut türkiye koşullarında bir şeyi değiştirme hakkınız olsa bu ne olurdu? bir de yurt dışında yaşama imkanınız varken neden hala türkiye?
    • eğitimi değiştirirdim.

      burası benim ülkem. doğduğum, büyüdüğüm, kültürünü benimsediğim ülkem. burada daha mutluyum. türkiye'de çalıştığım üniversitenin bana sağladığı imkanların bana herhangi bir yerde sağlanacağını düşünmüyorum. itü'de bulduğum rahatı başka hiçbir yerde bulamayacağım kanaatindeyim.