şükela:  tümü | bugün
  • sık sık kendime sordugum, muhtemelen her defasında evet diye yanıtladıgım soru. (bkz: deli oldugunu herkese soyleme merakı)
  • diyalog esnasinda kendinden emin olundugunu karsi tarafa aksettiren kalip. genelde karsi tarafi tatmin etmez.
    misal:
    - zorlamasan motoru o kadar, sanki on kaputtan duman cikiyo gibi motorcan...
    - fesupanalla ben delimiyim de kendi arabami yakacam
  • hüseyin rahmi gürpınar'ın en güzel kitaplarından birisi. kim deli, kim değil anlaşılamıyor pek.
    ayrıca (bkz: ben delimiyim)
  • cok eglenceli bir kitaptir. kitap boyunca bas kahramanin yaptigi kepazelikleri dusununce (annesinin arkadasinin kurkune masturbasyon yapmak, ic camasiri giymemesine sinir oldugu bir kadinla punduna getirip ayni vapur turnikesine denk dusmek ve kadincagizin daha ne oldugunu anlamasina firsat kalmadan o daracik mekanda kicina sigara agizligi sokmak, halki heykele alistiriyorum diye anadan dogma soyunup musalla tasinin uzerinde hareketsiz heykel gibi durmak bunlardan bazilari) yazildigi donemde nasil sansurlenmeden yayinlanabildigine insan hayret eder.
  • hüseyin rahmi gürpınar’ın, 1924 senesinde son telgraf gazetesinde tefrika etmeye başladığı, ardından da maarif matbaasınca yayımlanan romanı.

    romanın enteresanlığı, kahramanı olan deli şadan’ın bir hareketi yüzünden, hüseyin rahmi ve kitabın yayıncısı karaosmanoğlu fevzi lütfi'nin, istanbul ceza mahkemesinde yargılanmasından kaynaklanıyor. bu özelliğiyle sansür tarihimizde önemli bir yer işgal etmekte.

    elbette, hüseyin rahmi bu duruma çok sinirleniyor ve hakimlere, okurlara ve kamuya açık olarak yazdığı mektubunda,

    “hekt-i ırz, izale-i bikr, fi’l-i şeni ve emsali tabirlerin istimallerine edep ve kanunun müsaadesi vardır. fakat bunların tercemelerine asla…. tabirin arabisini, farisisini söyleyen müeddeb, sırf türkçesini kullanan edepsiz oluyor. ağreb-i hal…” diyerek kendisini savunuyor.

    29 eylül 1924 tarihinde yapılan duruşmada, hüseyin rahmi, kitaptaki edebe mugayir sözlerin bir deli tarafından söylendiği gerekçesiyle beraat ediyor.
  • bir hüseyin rahmi gürpınar şaheseri. yalnızca ismi bile ustalık izi taşır.
  • --- spoiler ---

    şimdi siz, eğer bir roman birisinin ağzından anlatılırsa, o kişinin romanın finalinde ölmesi mümkün değildir diye düşünürsünüz. mantık olarak bu böyle. ölmemesi lazım ki, size olan biteni anlatsın.

    yalnız bu kitaba dikkat edin. hiç de öyle olmadığını göreceksiniz.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    hey! kendini akıllı sanan zavallı, kira otomobillerine konan taksiler gibi sana da her saatini, hareketini yazan bir alet bağlasalar, bazı bazı tımarhanedekileri imrendirecek şeyler yaptığını belki biraz anlardın.

    --- spoiler ---
  • evdeki saat'in şarkılarından biri.

    ben deli miyim?
    ağlanacak onca şey var neden güleyim?
    ben yezid miyim?
    yanıma gelmen için kafanı keseyim
    çok uzaklara gidebilmek için çocukça hevesliyim
    çünkü mum yanar gider
    dibindeki ışık almayan köşedeyim

    ben yeni miyim?
    hayattan hiçbir şey anlamamış gibiyim
    o kadar gelmişim, bari bir arkadaşa bakıp da öyle gideyim
    zor üzülmemek elinde değil insanın öyle söyleyeyim
    zor düşünmemek yarım kalan hikayelerden mustaribim

    ben bu değilim
    yüzüme bakmamanı anlayabilirim
    neden bu gerilim
    çünkü ağustosun üstünü sıkıca kitledim
    ve ben kendimi o uzaklardaki uçurumdan aşağıya ittirdim(?)
    dedim kurtar beni
    saatlerce havada asılı bekledim