şükela:  tümü | bugün
  • ankara devinim tiyatro'nun tek perdelik müzikal oyunu.

    oyun frida kahlo'nun ilk ve son resim sergisinde geçiyor ve onun ağzından başından geçenleri dinliyoruz. tabii bu esnada çizdiği resimler de anlattığı şeyleri destekliyor.

    frida karakterini canlandıran fatmagül ismailçebi oldukça başarılı. ben frida kahlo'ya çok benzediğini sanmıştım ama sanırım bu, tamamen kostüm ve makyajın hoşluğundan kaynaklıymış.

    oyun belediye tiyatrosunda oynadı. ben oyun boyunca ışık cızırdadıkça, kapı açılıp kapadıkça, birileri çat çat fotoğraf çektikçe, salona insanlar girip çıktıkça, ışıklar pat pat yanıp sönerek retinamızı yaktıkça oyunu akünde izlediğimi hayal ettim. başarılı bir dekor, kostüm, makyaj ve performans kötü bir sahnede ziyan olmuş bence. tabii bir de sonlara doğru salonun aşırı sıcak olması var. gitar çalan ve şarkı söyleyen arkadaşlar da görünmeseler, perdenin arkasında olsalardı ve sahnede yalnızca fridayı görseydik daha tatlı olurdu bence.

    frida kahlo'nun filmini çok önce izlemiş, hayatına dair şeyleri de okumuştum. ama bomboş gitseniz de konuya çok rahat vakıf olursunuz.
  • fatmanur ismailçebi'nin meksikalı ünlü ressam frida kahlo’nun yaşam öyküsünü ankara cermodern'de sahneye taşıdığı müzikal gösterinin adı. çok fazla talep olmasına rağmen her ay sadece bir sahnelik performansın ayrılması ciddi bir sıkıntı. örneğin an itibariyle kasım ve aralık biletlerinin tamamı tükenmiş, ocak'ta ise en arkalardan sadece bir kaç koltuk bulabildiğiniz yoğun talep gören bir müzikal oyun olmasına karşın sahne alma sayısı oldukça sınırlı.
  • son yılların en kaliteli ve en başarılı tiyatro oyunlarından. 90 dakikalık tek kişilik kocaman performansı ile fatmanur ismailçebi ye hayran kalmamak mümkün değil. minimalist tasarlanmış sahne gerçekten büyüleyici, detaydan bütüne, bütünden detaya her şey o kadar ahenk içerisinde ki. klişelerden uzak soyut imgeler üzerinden betimlenmeye çalışılmış olay örgüsü tam da oyunun amacına hizmet ediyor ve oyun boyunca tüm odağı frida'nın iç dünyasında tutup kopmanıza asla izin vermiyor. oyunu iki farklı sahnede (akün ve cermodern) izleme imkanım oldu. ikisinde de aynı atmosfer en güzel şekilde yaratılmıştı.

    diğer taraftan müzisyenler ve oyuna kattıkları renk de etkileyici. yine de ilk yoruma katılmamak mümkün değil. perde arkasında yer almaları sahneyi daha olağanüstü kılacaktır. ve yine aynı şekilde oyun bitimindeki toplu selam seansı da frida'yı merkez alacak şekilde bitirilebilse daha anlamlı olabilirmiş. muhtemelen güzel ve mütevazi bir ekip duruşu sergilenmek isteniyor ama seyirci olarak siz hala frida'nın etkisinden çıkamadığınız ve doyamadığınız için son sahnede eliniz patlayana kadar frida'yı alkışlamak ve hakkıyla onurlandırmak istiyorsunuz. toplu selam bu büyüyü bir tık bozan bir gerçek bu noktada.

    kaçırmak istemeyenler için:
    tiyatro: ben frida kahlo "otoportre"
  • ahmet yapar’ın yazıp yönettiği, 1 saat 30 dakika süren oyun frida kahlo’nın yaşamöyküsünü sahneye taşıma iddiasında. frida kahlo’yu fatmagül ismailçebi oynuyor.

    bu oyunu sevmeyen bir tek ben ve benimle birlikte gidenler mi oldu, anlamadım. frida aşığı arkadaşlarım bu oyunun ciddi bir dalga geçme, kafa bulma girişimi olup olmadığından şüphelendiler hatta. aslında benim frida hakkındaki kısıtlı bilgim için bile sığ geldiyse bu oyun, onları haksız bulmak pek de kolay değil sanırım.

    tabii ki tüm detaya girilecek olsa kesinlikle tek perdede bitebilecek bir oyun olmazdı, ve onca tiradın varlığı düşünülünce de süper sağlam bir emek gerektirirdi özellikle de oyuncu açısından ama zaten bu nedenle değil mi sanatçıya olan sonsuz saygı? senin benim yapamayacağım bir performans sergilemeleri, kusursuz bir disiplin ve özveri göstermeleri değil mi tüm o unutulmaz oyunculukların arkasındaki en sağlam dayanaklar? belki frida’nın hayatından bir kesit seçilip ona odaklanılabilirdi oyunun açıklamasına 'yaşam öyküsü' diye yazıp beklentiyi bu kadar yükseltmektense.

    oyuna dair güzel diyebileceğim ne var diye düşündüğümde... geçenlerde fatmagül ismailçebi’nin canlandırdığı bir başka rolü ( zincire vurulmuş prometheus - hephaistos) görünce anladım ki frida’nın makyajı çok iyiymiş. a bir de oyuncunun beden hakimiyeti ve mimikleri kesinlikle takdiri hakediyor.

    yoksa ne diego ile birbirlerine ettikleri, ne arkada yansıtılan fotoğrafları çeken kimse ile frida’nın ilişkisi, ne de frida’nın biseksüelliği doğru düzgün anlatılmadı. ve işin aslı oyunculuktan ziyade oyunun metni oldu bizi asıl hayal kırıklığına uğratan.

    bir sonraki oyun 10 aralık pazar günü cer modern’de sahnelenecek ve biletinial.com’a bakarsanız biletler çoktan tükenmiş. bu durumda bu işlerin pek de erbabı olmayan bencağızın sözlerini kulak ardı etmenizde fayda olabilir sanırım.