şükela:  tümü | bugün
  • hayatı yakalayan nadir şiirlerden.
  • ölüm yalan olur bu şiirde, şarkıda. hep gam verecek değil ya, belki neşe de verir bir pazar akşamüstüsünde dinlendiğinde.
  • vedalar, hep gecenin siyahında saklanıp gerçekleşir. en son veda olan, hayata veda da ise en güzelinin aksamüstleri olduğunu anlatan bir eserdir.

    öyledir ki; akşamüstlerinin alacakaranlığında, gözün en son gördüğü şeyin güneş olmasıdır amaç. son kez görülen ama rahatsızlık vermeyen, bitişi andıran, gözlerin harelenmesini sağlayan, hafif bir ışık süzmesidir. son ışık zerresinin görülmesiyle bütün kötülükler, utançlar koskoca bir karanlığın içinde saklanır ve yok olur. ışıktan sonra gözlerin kapanmasıyla, adem kişisinde ölümün soğukluğunu simsiyah yağan karlarla hissettirir bu eser. işte bu soğukluk ölümden ziyade sevdayı, sevdalıyı ve şiiri yansıtır. akşamüstü ölmek ondan istenir. 'akşamüstü ölmek istiyorum ki; karanlığın o koskoca boşluğunda, kaybolayım da kimseler hissetmesin yokluğumu.' dedirttir insana.
  • akşam üzerini çok seven biri olarak çok istediğim dilektir.
  • arif kemal ilk olarak bestelemiş ve söylemiştir bu şarkıyı. red türküleri isimli albümünde yer alır. seksenli yılların ortalarında üniversiteli devrimci öğrencilerin buruk hatıralarındadır arif kemal ve şarkıları. edip akbayram başka besteleri gibi bu bestesini de yıllar sonra okumuştur.
  • "birinde bir adam
    her şeye yeniden başlar"

    akşamüstü ölmek bir adam için yeni bir başlangıç sayılabilir mi? yeni bir başlangıç için ölüm şart mıdır? yoksa bazı şeylerin ölmesi içimizde yeterli midir? bir sinema izlesem başa bir şehirde, gidip denize baksam ya da kayısı ağaçlarının içinde dolaşsam mesela. gerçek üstü bir ressam değiştirse içimdeki renkleri. bütün siyahlar kırmızı olsa, uzaklardan sarı bir şat geçse, selamlasam ve içimdeki kadın tüterek uzaklaşsa bedenimden. boş bir oda gibi kalsam geriye ve giden her şey lâfü güzaf olsa.
  • ben de öyle isterim ölmeyi ve gömülmeyi..eski bir itfaiye aracı sulasın yolları önce..toz kalkmasın çok, ben giderken... hava ne çok soğuk ne de çok sıcak olsun... örneğin bir bahar akşamüstüsü olsun... ilk ya da son olmuş farketmez....bahar olsun da hele.. akşamüstü olması yeter.
  • sabah ölürsem öğle vakti ya da ikindi de kaldırırlar cenazemi, eş dosta haber verilecek, yola çıkanlar cenazeye yetişmek için uğraşacak filan bir sürü dert
    akşam üstü ölürsem haberini akşamdan verirsin yola çıkacak yola çıkar yavaş yavaş da gelir
    daha çok bu sebeplerden akşamüstü ölmek isterim yoksa gördüğüm son şey gün batımı olsun diye değil
  • ataol behramoğlu'nun
    "ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    şehre simsiyah bir kar yağar
    yollar kalbimle örtülür
    parmaklarımın arasından
    gecenin geldiğini görürüm..
    ................................"
    diye devam eden en sevdiğim şiiri..
  • sözleri ataol behramoğluna, bestesi babama ait olan, edip akbayram'ın seslendirdiği şarkıdır.