• dünyanın en mal yaklaşımlarından biridir.
    karşı tarafın (şu sıra çok kullanır oldum bu kalıbı da. hayra alamet değil) suratında aniden "eağmuagoyim e mi senin" ifadesi belirmesine yol açması kuvvetle muhtemeldir. hayır her işin bir adabı var, yolu var yordamı var.
    - ben senin için bir neyim?
    diye sorup da
    - hayatımın anlamı evimin neşesisin. kana kuvvet göze fer batna cila veren bir şahsiyetsin. hastasınım ölürüm yoluna.
    diye cevap almış biri var mıdır, olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan.

    ki diyelim ki aldı, ne derece güvenilir bir cevap olacaktır bu orası meçhul zira söylenenlerin laf salatası, kama sutra pilavı kabilinden sözler olması çok muhtemeldir, "duymak istedikleriniz" söylenmiş olabilir sadece anı bozmamak için.

    oysa ki ne gerek vardır böyle bir soruya? sen zaten karşındaki için ne ifade ettiğini anlamıyorsan çok fazla seçenek yok ortada? misal ya malsın, ki bu da ölmen için yeterli bir sebep; ya karşındaki için zaten bir şey ifade etmiyorsun ki hiç bir şey fark etmemişsin; ya da karşındaki bir deha ve binbir türlü mind trick ile hislerini düşüncelerini senden saklıyor, böyle bir durumda da sorman birşey değiştirmez kanaatindeyim.

    soruyu soran kişi, kahramanımız, genelde "aptal aşık" modeli insandır. (ha diyeceksiniz tüm aşıklar aptaldır, tamam katılıyorum, bu daha da aptal olanı) suratına verebildiği en abuk ifadeyi verip, muhtemelen başbaşa yenilen bir yemekte veya gidilmiş bir cafede, barda sarf edecektir bu sözü. böyle bir sözü sarf edebilecek kapasitede bir adam, zaten bu sözü her zaman sarf edemeyecek, kendisini cesaretlendirecek bir duruma ihtiyaç duyacaktır (bu karşı tarafın (hay karşı taraf kadar taş düşsün kafana) yapacağı bir hareket veya kana karışacak alkol olabilir) bu durum ortaya çıkanda, hemen soracaktır:

    - bürkegül.. ben senin için neyim? yani ne ifade ediyorum senin hayatında tam olarak?

    bu sırada kafa sesi olursak: "hastasınım, ölürüm ama bilmiyorum bilemiyorum. şimdi sen bana 'süper bi arkadaşımsın*, benim için bir ağabeysin/kardeşsin*' dersen, hemen çeviririm 'ah ne kadar güzel ben de aynı şeyi düşünüyordum' derim." şeklinde yaklaşımlar duyarız.

    velhasıl-ı kelam, yanlıştır, yapılmamalıdır, yapana engel olunmalı ve/veya bulunduğu ortamdan koşarak kaçmalıdır.

    peki bu soru size yöneltildiğinde ne yapmak gerekir? elbette verilebilecek cevaplar varyetiftir ama özünde "açık konuşsak? kasmasak?" tadını barındırmalıdır. zira siz karşınızdakinin ne demek istediğini bal gibi biliyorsunuzdur ancak yine de o kadar sert giriş yapmamak gerektir, sakin olmak, metaneti korumak gerektir. bu lafın üstüne eğer ki karşınızdaki "nası ya? açığım ben?" yaklaşımı sergileyerek ayak oyunları, eceli gelen köpek titreşimleri yaratıyorsa, çekinmeyiniz, çıkartınız katananızı indiriniz boynuna. aksi takdirde zaten hatasını anlayacak, direktöman konuya girecektir, böylece size de "yok benim o taraklarda bezim" şeklinde karizmatik cevaplar verme yahut "evet eveettt ben deee ben deeee" deme şansı doğacaktır.

    - ben senin için neyim?
    - fuckbuddy. ok?
  • ozellikle bir iliskinin baslarinda duyuldugunda insani deli eder. ne yasadiginizi zaten kendiniz de cikartamiyorsunuzdur ve karsinizdaki gelip pat diye boyle bir soru sorar. buna verilebilecek bir cevap "benim icin degerlisin" olabilir ama bu karsinizdakini mutlu edecegi yerde iyice cileden cikartir. uc haftalik bir iliskide karsinizdakine hayatimin erkegi, ilahim ve hatta kocacim turunden seyler soyleyebiliyorsaniz eyvallah. ama diyemiyorsaniz kacin, uzaklasin derim.