şükela:  tümü | bugün
  • murathan mungan'ın son kitabı soğuk büfe'deki yazılarından birinin hoşuma giden başlığı. daha tanışır tanışmaz senli benli konuşmaya başlayan, bu şekilde (karşılıklı rıza olmadan) bir samimiyet tesis etme çabasına giren insanlara verdiği tepkiyi anlatıyor bu yazısında mungan. böyle durumlarda "siz" diye hitap edilme arzusunun, kibirinin ya da ilişkilerinde rütbe, iktidar aramasının değil, yalnızca kendine ait özel alanı, belli bir mesafeyi korumak istemesinin bir sonucu olduğunu ifade ediyor.
  • murathan mungan'ın yıllar önce radikal gazetesi piyasaya yeni çıktığında, radikal2 dergi formatında iken, radikal2'de yazmış olduğu bir yazısı. henüz hiçbir tanışıklık, samimiyet yokken, bazı kişilerin, patavatsız bir şekilde senli benli moda geçip karşısındaki kişinin özel alanını ihlal etmeleri yerilmişti.

    ayrıca başlıktaki inceliğe de dikkat. "ben sizin nereden seniniz oluyorum?" diye sorarken, mesafeyi de koruyor ve "siz" diye hitap ediyor.
  • (bkz: barbara/2)
    ya da #794782
  • mesafe koymak istedigi bir kisinin kendisine sen diye hitap etmesine karsi cikan kisi repligi**
  • mungan in basligi bile bircok sey anlatan yazilarindan.
  • kendisine bu lafi soyleyen kiza jacques prevert "ben butun sevdiklerime sen derim" dedikten sonra icinden "ii kodun lafi olm jak hadi bakiim telefonunu da al" demistir..
  • gündüz vassaf'ın "size sen diyebilir miyim" başlıklı yazısı üzerine serbest çağrışımla akla gelen soru cümlesi.
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=129207
  • ziyadesiyle ferhan şensoy kokan soru cümlesi.
  • kendini mahalle arkadaşınız sanan münasebetsizlere de yöneltilecek bir sorudur.

    anne, babası ile sizli bizli konuşan bir insan olarak; tanışır tanışmaz senli benli konuşmaya başlayan insan tahammül edilemez bir şeydir. dur önce bir alanlarımızı belirleyelim, sınırlarımızı koyalım. sonrasında düşünürüz siz mi, sen mi diye hitap edeceğimizi.