şükela:  tümü | bugün
  • merhaba, ben otisabi’nin çizeri yılmaz aslantürk.

    1992 yılında pişmiş kelle dergisinde çizmeye başladığım otisabi karakterini penguen, uykusuz şimdi ise bavul dergisinde sürdürüyorum. evet saçlarım beyazladı. hayır o hikayelerin hepsi başımdan geçmedi :)

    kanıt

    sorularınıza verilmiş yanıtları görmek için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz: (bkz: ben yılmaz aslantürk sorularınızı yanıtlıyorum/@yilmaz aslanturk)

    not: soru cevap etkinliğini ekşi sözlük ios uygulamasından ve mobil/web tarayıcınızdan takip edebilirsiniz.
  • ekşiciler umut sarıkaya gerçek kişi değil diyorlar, siz kendisi ile tanıştınız mı? tanıştıysanız kimliğini kontrol ettiniz mi? ettiyseniz çizerken gördünüz mü?
  • bi'kafalar röportajınızda, giyeni hipster yapmayan dümdüz insan jean'i bulamadığınızı söylemiştiniz. buldunuz mu?

    bir de bir otisabi hikayesi yaratırken sizi başlangıcı mı yoksa finali mi daha çok zorluyor? sonlarda yazdığınız bağlama kısmı hikayeye başlarken aklınızda oluyor mu yoksa gidişata göre mi yazıyorsunuz onları?
    • vallahi bulamadım, o pantolonu hala bulamadım.

      her hikaye başka türlü oluyor. bazen sondaki özet kutucuğunu yazmış oluyorum. bazen başı ilginç geliyor bazen sonu. bence en güzel hikaye bir cümlede özetlenecek bir hikayedir. eğer tek cümleyle özetleyebileceksem o hikaye iyi bir hikayedir.
  • nejat amca nasıl? keyfi yerinde mi? andropozdan çıktı mı? öldü demeyin :(

    ps. gerçek nejat amcayı soruyorum. gerçek değilse kurgu olanı da olur
    • nejat amca benim kadıköy'de altıyol'da oturduğum ev sahibim. gerçek ismi nejat değil ama bıyık tipi aynı. birebir çizsem onun ettiği küfürleri hiçbir dergi yayınlamazdı. herhalde ölmüştür, ben 90'ların başında oturuyordum orada. belki geri gelecektir. :)
  • mizah dergilerinin geleceğini bir çizer olarak nasıl görüyorsunuz? ben yıllar boyu sadık bir okuyucusu olarak artık kalitesiz espriler, eski işlerini yayımlayıp özür dahi dilemeyen hevesi kalmamış eski çizerler görmekten sıkıldım ve takip etmeyi bıraktım.
    • ben de olsam aynı şeyi yapardım. almayın. ancak öyle cezalandırılırlar. şimdi mizah dergilerinin az satmasını sadece internetin sosyal medyanın üzerine yıkamazsınız kendilerinde de sorun var.

      90'larda da çizerken sonrasında da hiçbir zaman işimi aksatmadım. benim önceliğim o sayfayı yetiştirmekti bu iş ilhamla olacak iş değil, sen söz vermişsin ben her hafta burada bir hikaye anlatacağım diye.

      haklı tüketici şikayeti gibi şikayet edebilirler, alıyorsun dergiyi o hafta senin beğendiğin çizer yok.
  • yılmaz abi sözlüğe hoşgeldiniz
    "bilmem hatırlar mısınız?" diye sormak abes olacak ama unutmuş olamazsınız, lakin çizerler unutmazlar...
    sene 1991-92 olsa gerek, yer istanbul mecidiyeköy.
    sabah saatlerinde 30a otobüsüyle beşiktaş'a doğru yolculuk yapıyoruz. otobüs tıklım tıklım dolu. mecidiyeköy durağına gelince ön kapı tııssss diye açıldı. ben de ön kapıda duruyorum. şoför, sanki yıllar sonra "lütfen arkaya doğru ilerleyelim" şeklinde ünlenecek olan anonsun mucidiymiş gibi: "beyler hanımlar arka istikamete hareket edelim." dedi ama adım atacak yer yok. birkaç kişi de kapının önüne doluşmuş otobüse binmeye çabalarken içlerinden biri de biraz kızgın biraz da sitemkar bir sesle: "hadi ama canlanın biraz." diyerek içeridekilere seslendi. otobüsün içinden hazır cevap bir genç de: "hadi ama canlanın biraz, buraya oturmaya mı geldik!?" der demez tüm otobüs kahkahayı patlattı.
    kapıdakiler de nihayet otobüse binince sona kalan 27-28 yaşlarında biri bana doğru bakarak:
    -"affedersiniz, acaba bu hangi otobüs?" diye sordu.
    -otuz a abi.
    -kaç kaç?
    -otuzabi.
    "anlamadım, duyamıyorum" manasında elini kulağına götürdü.
    hemen yanımda duran 12-13 yaşlarında doğulu olduğu anlaşılan bir velet avazı çıktığı kadar bağırdı:
    -otttiiiissssaaaabiii
    o kişi sonra bir hamleyle otobüse atladı ve arka tarafa ilk ilerleyen kafileye katılarak gözlerden kayboldu.
    -----
    olay burada bitiyor. yıllar sonra pişmiş kelle, penguen, uykusuz gibi dergilerde otisabi karakterini görünce, bu olay tekrar canlandı zihnimde. o kişi siz olmalıydınız. yıllarca merak ettim bunu. bu kısa anının birebir canlı şahidi olarak olayı kısaca yazdıktan sonra sorum şu:
    o kişi siz miydiniz?
    otisabi karakterini yaratmanızda bu olayın bir etkisi var mıydı?
    o veledin şiveli bir şekilde "ottiissaabiii" demesi miydi karakteri yaratmanıza ilham veren?
    teşekkür ederim.

    hayal kırıklığı editi: evet hikaye serin hikaye, öyle bir şey elbette ki yaşanmadı. gerçekte yaşanmadı ama benim hayal dünyamda yaşandı. "o kişi bendim" deseydin bir şey kaybetmezdin abi.
    olayın içindeki "hadi ama canlanın biraz buraya oturmaya mı geldik" kısmı gerçektir. söyleyen kişi de iri yarı, kıvırcık saçlı boğaziçili bir gençti. 2006-2007 gibi barbaros bulvarı'nda 43r'de yaşandı.
  • oo reyis hoş geldin. çizdiklerinden ortalama yüzde kaçını yaşadın ?
  • 2000'li yılların başında çılgınlar gibi okuduğumuz penguen dönemi. o dönemin en janti abilerinden, otisabi'nin yaratıcısı yılmaz abi. bir sorum yok, sadece çok güzel dönemlerdi ve her şey için kendi adıma teşekkür ederim.
  • sizi seviyoruz.
  • otisabi dizisinin cinsellik dozajının düşük olduğunu düşünüyor musunuz?