şükela:  tümü | bugün
  • merhaba, ben zülfü livaneli.

    bugün uzun zamandır hayal ettiğim bir işi yapmak üzere geldim. ekşi sözlük yazarlarının sorularını yanıtlayacağım. burada çok zeki insanlar olduğunu biliyorum çünkü herhangi bir konuda bilgi almak istediğim zaman ben de ekşi sözlük'e başvuruyorum. ayrıca içinde yaşadığımız dönemde internet medyasının önemi olağanüstü derecede arttı. ve türkiye'nin siyasetine, benim açımdan kurtuluşuna yardım ettiğini düşünüyorum.

    kanıt

    edit: sevgili yazarlar. zamanımız bitti ama ilginç sorularınız bitmedi. çok fazla sayıda soru geldiği için hepsini yanıtlayamıyoruz, kusura bakmayın.

    sorularınıza verilmiş yanıtları görmek için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz: (bkz: ben zülfü livaneli sorularınızı yanıtlıyorum/@zulfu livaneli)

    not: soru cevap etkinliğini mobil ve web tarayıcınızdan takip edebilirsiniz.
  • merhaba zülfü abi,

    31 mart seçimlerinin sonucunda oluşan tabloyu sizin 25 yıl önceki siyasi misyonunuzun yeniden yeşermesi olarak yorumlayabilir miyiz? yıllar önce "üç kutuplu türkiye" kavramını siz dile getirmiştiniz. geldiğimiz nokta ortada. solun yükselişi bu güzel ülkemizde kutupları tekrar ikiye indirebilir mi?

    zamanın mustafa kemal atatürk'ü hep haklı çıkardığını söylersiniz. bunu artık iliklerimize kadar hissediyoruz.

    teşekkür ederim.
    • bu soru aslında birçok sözlük yazarının aklındadır diye tahmin ediyorum ve yaşı yetmeyenler için de hatırlatalım. 25 yıl önce biraz zoraki aday yapıldım ibb seçimlerine. çok kötü durumdaydı sosyal demokrat halkçı parti. durumu kurtarmaları için girdik ve çalıştık tabii. oylar yükseldi, birinci sıraya geldik. çelmeler başladı, önde koşan atın ayağına ateş etmeler başladı. çok çirkin şeyler yapıldı. rtük yoktu. yeni tv'ler tamamen serbest atış yapıyordu. karşımda tansu çiller çetesi, susurlukçular, ecevit... çok fazla oy çalma da oldu. dolayısıyla evet bugün ekrem imamoğlu'nun başarısı ve yaptıgı iş ortada. çok büyük ve önemli bir kampanya yaptı. liderlik yeteneği var. oylarını çaldırmadı. kıyamet de bundan kopuyor biraz. o yüzden olacak seçim yeniden, haksız ve hukuksuz şekilde. inanıyorum ki türkiye çok önemli bir lider kazandı.
  • yiğidim aslanım burda yatıyor dediğinizde tüylerimiz diken diken oluyor iyiki varsınız. izmire bekliyoruz sizi :)
    • tabii izmire geliyorum ben ama konser yapmıyorum çok. ama yakında şöyle bir şey olacak. bir filarmoni orkestrası benim şarkılarımı icra edecek. ben de o şarkıların hikayesini anlatacağım. yiğidim aslanım'ı paris'te yazmıştım mesela. uğur mumcu ile dinlemiştik, hüngür hüngür ağlamıştı. maalesef ondan 10 yıl sonra aynı ağıdı binlerce kişi onun cenazesinde söylüyordu. bunlardan dolayı bu konserlerde bu şarkıların hikayelerini anlatacağım.
  • merhaba ömer zülfü bey :)

    bir konuşmanızda dinlemiştim, avrupa'da bir yerde bir röportaj verirken kaybettiğiniz (aslında öldürülen) arkadaşlarınızın sayısını vermişsiniz, sanıyorum yirminin üzerindeydi, röportajı yapan kişi sayıyı duyunca çok şaşırıp, yanlış anladığını düşünüp size tekrar sormuş.
    bir insan bu kadar çok arkadaşının/yoldaşının hayattan koparılışını gördükten sonra yaşama nasıl bakıyor merak ediyorum.

    bir de eklemek isterim sizden duymuştum bunu ilk, benim yaşam mottomun özetidir. "orada bekle köprü, gelip geçmese de yar, umudum var."
    bize umutlu bir şey söyler misiniz?
  • merhabalar zülfü hocam hoş geldiniz. sizi ilk dinlediğimde küçük bir çocuktum. duruşunuz şarkılarınızla hep iyi bir örnek olduğunuza inanıyorum.

    bende size sanat ile ilgili soru sormak isterdim ama ülkemizin gündemi pek izin vermiyor maalesef.

    sizin gözünüzden ülke ne durumda, geleceğimizi nasıl yorumlarsınız?
    • aslında sanata her zaman yer vardır. almanya'da bombalar altında bile tiyatrolar devam etmişti. türkiye'nin geleceği bile sanat ve kültürle alakalı. büyük şairlerimizin, yazarlarımızın yetiştirdiği kitleler oy verecek. aydınlık siyaset ve aydınlık sanat buluşuyor bu bakımdan.
  • zamanı geri alma imkanı olsa 1994 istanbul büyükşehir belediye başkanlığına yine aday olur muydunuz? sizce orada asıl hatalı olan kimdi, aday gösteren sol partilerin tümü mü, yoksa belli birisi mi? uzlaşmanın hiç mi yolu yoktu?
    • asıl hatalı olan bu kendine sol kimliği yakıştıran üç partinin birbiriyle müthiş mücadele etmesiydi ve ben çok şaşırmıştım. madem böyle herkesin adayı olayım demiştim. ama daha sonra bunları hiç söylememişim gibi ecevit iki miting yaptı adımı vererek. 12 eylül teröristlerinin arkadaşıdır dedi. bir de iski parasıyla propaganda yapıyor demişti. benim iski ile ne alakam olabilir.

      sonuçta bakacak olursak solun bölünmesi ve kararlı bir kitlenin "tamam inşallah" sloganıyla "bu sefer ne olursa olsun belediyeleri ele geçireceğiz" sloganıyla bitti. ben çok yıprandım tabii. beni ve ailemi en çok yıpratan olay o olmuştu. ben iyi niyetli bir insan olduğumu düşünüyorum ama 94 öncesi fazla iyiymişim. ben oyların çalınacağını bile bilmezdim. ben türkiye'de bu kadar pislik olduğunu bilmiyordum. dolayısıyla öğrenmiş oldum.
  • zülfü bey hoşgeldiniz. çocukluğumda 500.000 kişinin katıldığı hipodrom konserinde bulundum, o coşkuyu yaşadım. şarkılarınızla büyüdük biz. çok büyük sevgi görüyorsunuz bu ülkede ancak yaşananlar malum. sorum şu; bu ülkede yaşamaktan mutlu musunuz? 12 eylül döneminde isveçe yerleşmiştiniz, dünyanın her yerinde yaşayabilecek saygı görecek birisiniz. keşke hiç dönmeseydim, bu çektiklerimize değmiyor dediğiniz oluyor mu?
    • ben ülkeyi terk etmeyeceğim. 12 eylülden sonra mecburen gittim. yaşama şansım kalmamıştı. o dönemde beni de yok edeceklerdi. onun için bir sahte pasaportla isveç'e iltica etmek zorunda kaldım. ama o zaman tanınmayan birisiydim. bunu yapmaya hakkım vardı belki de. ama şimdi tanınıyorum. beni tanımış büyük kitleler var. bu kitlelere ihanet edemem. namuslu insanlar namuslu yaşamak zorundadır. dolayısıyla gitmem. yine söylüyorum güzel günler göreceğiz. inanın bana güzel günler göreceğiz.
  • her şey çok güzel olacak mı?
  • memleket mi yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak?
  • öncelikle hoşgeldiniz.

    hayatınız boyunca sizi en irite eden siyasi karakter kimdi? neden?
    • sözlük'ün en zor sorusu sizden gelmiş. o kadar çok ki... neyzen tevfik'in bir hikayesi var. istiklalde yürürken pezevekler diye bağırmış. herkes dönüp bakmış. ne kadar çoksunuz ya demiş!

      o kadar çok irite eden siyasetçi var ki hangisini sayayım. :)