şükela:  tümü | bugün
  • atatürk'ün el yazısı ile kaleme aldığı söylev'de daha sonra üstünü çizerek asıl metinden çıkarttığı cümle. bu millet için bu kadar şey yapan biri için fazlasıyla mütevazi bir hareket.
  • ölümünün ardından milletinin içine düşeceği vefasızlığı öngören, yalnız bir "dev"in iç burkan temennisi...
  • aslında sadece hatırlanmak istiyormuş biz millet olarak biraz abarttık galiba...
  • öncesi şu şekilde olan cümledir: "asla şüphem yoktur ki, türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfi ve medeni kaabiliyeti atinin yükselen medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğacaktir!..

    bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: beni hatirlayiniz!" (29.10.1933)

    buradan yola çıkarak söylüyorum ki demek istediği şey aslında bu söyledilerimi hatırlayınızdır.. ben türk milletine sonuna kadar güvendim ve o gün geldiğinde haklı olduğumu hatırlayın demek istemiştir kanımca..

    (bu tamamen okuduğumuzu anlayalım alt metinli bir entry'dir.. kişisel fikrimdir.. 29 ekim münasebetiyle duygusallığa bağlayıp kötülemeyiniz lütfen..)
  • ölümünün 70. yılında onu zayıflıklarıyla, korkularıyla, özellikle vurgulanan yalnızlığıyla; sigarası, içkisi, aşklarıyla yani türkiye cumhuriyeti'nin kurucu cesur asker ve imkansızı başaran deha kişilik olarak değil, senin benim gibi bir insan olarak hatırlamamızı isteyenlerin onun ismini kullanarak çektikleri filmin sloganı.
    oysa ben onu hatırlıyorum. onu ve kağnı üzerinde soğukta cephane taşıyan köylüleri, gencecik yaşta elinde tüfekle korkmadan ülkeleri için savaşırken ölen genç askerleri, sırtında bebekleriyle milli mücadeleye yardımcı olan türk kadınını unutmam mümkün mü? cahil 2-3 kişiye bile laf anlatmak, birşey öğretmek zorken, arapça harfler ve feodal sistemden başka birşey bilmeyen fakirlik içinde kafası karışmış bir halkı modern medeniyetler seviyesine çeken bir dehayı unutmam mümkün mü? ben onu köylüsünü dinlerken takındığı dikkatli yüz ifadesiyle hatırlıyorum. cephede buz gibi havada at üzerinde hayatını tehlikeye atarken, geceleri toprak üzerinde uyurken hatırlıyorum. ben onu sevr antlaşmasını yırtarken hatırlıyorum.

    mustafa sarıgül: kimse atatürk' e mustafa diyemez! demiş. yerden yere vuranlar var. benim için de mustafa diye birşey yok. nefes alışımdan giydiğim kıyafete eğitim seviyemden sahip olduğum şartlara, herşeyimi onun gösterdiği olağanüstü çabaya borçlu olduğum birisine olan saygım buna elvermez çünkü. onu mustafa olarak hatırlatmak isteyenler hep oldu, olacaktır. insani yönü filan diyorlar ya hani.. ülke yabancılara yavaş yavaş pazarlanmış, laiklik bile tartışılır hale gelmiş, ilkeleri teker teker unutulmuş iken, tam zamanı değil mi onun zayıf yönlerini hatırlamanın?
  • 30 ekim 2008 perşembe penguen dergisinden,
    http://img128.imageshack.us/…28/7680/img3431er2.jpg
  • ne yazık ki sadece kendi ölüm yıldönümünde, çok sevgili türk gençliğinin facebook profil fotoğraflarında kendisini görmek istediği için söylemediği bir sözdür.
  • eleştirilesi çok şey söylemiş birinin en naif ve insani sözü olabilir gerçekten. devlet adamları eleştirilir ve eleştirilmeli, ama iş siyasetten çıkıp da kişisel özelliklerin yüzeysel bir analizine dönüşünce komik oluyor ve o analizi yapanı da ne diyor olursa olsun ciddiye alınmayacak biri gibi gösteriyor.