şükela:  tümü | bugün
  • kuaför filan değil, bildiğin 5-10 metrekareye kurulmuş 2-3 koltuklu berber dükkanlarında su bardağı ile gelen nescafe ya da ince belli bardakla gelen çaylar.

    ciddi ciddi bunları tüketen insanlar var.

    zaten kısacık olan saçların kesilmesi, fön makinesi ile saçların havada uçuşup her yere savrulması yetmezmiş gibi, çayı da sürekli yerlerdeki saçları süpüren çırak servis eder. adeta emlakçı rüstemin saçları ile demlenmiş sıcacık çayı yudumlayan insanlar var.

    (bkz: sıhhatler olsun)
  • berberimin her defasında ısrarla içirmeye çalışıp benim de bıkmadan terslemem sonucu artık aramızda bir makara mevzusuna dönmesi ile kendisine uzak kaldığım insan.
    arkadaş o kadar mı çaya bağımlısınız.
  • geleneklerimize göre ikramın geri çevrilmeyeceğini bilen insandır. lakin yukarıda zikredilen kazalara karşı iktiza eden ihtiyatı da elden bırakmamak icab eder.*
  • içmek zorunda kalan insandır. çünkü o kadar ısrar edilir ki en sonunda pes edilir.

    bence çayın içine kılları daha hızlı uzatan hormon arttırıcı bir şeyler falan koyuyorlar. normalde ayda bir traş olurken bu çayları içtikten sonra 3 haftada bir gidiyorum artık. bi de boynumun altında da tüyler çıkmaya başladı. sakallarım, yeşilçam’da birbirine koşarak yavaş yavaş kavuşan aşıklar gibi göğüs kıllarımla bütünleşmek üzere.