şükela:  tümü | bugün
  • genellikle işlek bir cadde veya sokak üzerinde bulunan berberde traş olurken, berberin mesleki olarak "bakın lan yarram nasıl da saç kesiyorum !" imajı vererek dışarıya attığı bakıştır. hani iş üstündeyken, yoldan geçen bir kızla anlık bir bakışma yakalamak, kıza "mesleğimde nasıl da başarılıyım, ne kadar da karizmatiğim." mesajı vermek istiyordur berber, hiç sormadım taa ki bugüne kadar. saçımı yaklaşık 4 yıldır aynı elamana kestiriyorum. kendisi ilkokul arkadaşım, kendisini facebook'tan değil tesadüfen gittiğim bir kuaförde buldum. birbirimize 3-4 dakika bakıp "ben seni nerden tanıyorum lan?" muhabbeti geçti aramızda. sonrası da malum, muhabbet muhabbeti getirdi falan.

    çok rahatım lan, çok güzel bir şey. saç keserken dirseğe dayamak yok, saçı yıkayayım diye sormak yok. direkt yıkar, ücrette sikmeye çalışmaz, bir türk kuaföründe yapılabilecek bütün atraksiyonları yapar falan. berber ve kuaförler hakkında sormam gereken tüm soruları kendisine rahat bir şekilde sorabiliyorum. sordum da. "lan bu saç keserken veya makası falan değiştirirken, dışarıya attığınız 2-3 saniyelik bakış ne oluyor?" dedim. "ne biliyim lan istem dışı." diye cevap verdi. bugüne kadar yüzlerce berber gördüm. berberler şu şekilde yetişiyor ; ya çekirdekten, çocukken bir berbere çırak olarak veriliyorlar. ya da bunun okulunu okuyup kalfa oluyorlar. hadi çekirdekten yetişen adam, ustasını izleyip bu hareketi kapmıştır da. bunun okulunda da mı öğretiliyor bu? bir de tabi, bir elin 3 parmağıyla, aletin önündeki fermuar kısmını 5-6 cm çekip, siki ferahlatma hareketi var. bunu da mektep de öğretiyor olamazlar. berber olunca otomatik olarak öğreniyorsun bunları galiba.

    ancak kesinlikle her berberde ve kuaförde bulunan bir mekanizmadır. onlar berber sıfatını aldıklarında bu kesinlikle onlara birkaç özellikle birlikte bahşedilir. tıpkı jedilık gibi. nasıl jedi olunca force push, efendim mind trick o da olmadı force jump falan özelliklerini alırlar, bu da ona benziyor. sanırsın berberlik kalfa okulunda master yoda var da o öğretiyor bunları.
  • - şştt
    + ?
    - 2 kişi var 5'te gel.
  • akabinde, mu$terinin kafasini ufak ama kararli bir durtme hareketiyle sac kesimine uygun pozisyona getirme gelir. burada verilmek istenen mesaj da "oyle di$arilara bakip daldim zannetme, ben burdayim gerekirse makasla tek kulagini alirim, akilli ol"'dur.
  • gölgesizler'deki kasaba berberi cıngıl nuri'nin basıp gidişini (daha çok da gitme hayalini) anlatan bakış.

    şöyle bir hissiyat: "belki de ikiyüzlü bir pencere benim gördüğüm. ondan geçen bakışın hangi taraftan geldiği hem görenin hem de görülenin yaşadığı duygulara bağlıydı. üstelik ona ille içeriden ya da dışarıdan bakılacak diye kesin bir kural da yoktu, göz yetiyorsa aynı anda iki taraftan da bakılabilirdi. hiç kuşkusuz bu durumda kendisiyle karşılaşırdı insan; görse görse, bir pencereden eğilip bakan kendisini görürdü düş kadar yakın bir uzaklıktan… ola ki şaşırdı önce; bir yanıyla yüz yüze geldiği insanın kendisi olduğuna inanmak istemezdi. peki, ya pencerenin karşı tarafındaki; o inanır mıydı aslında kendisinin öteki olduğuna?"
  • telaşa mahal vermemek lazım dükkanın önünden hatun geçiyordur. güzel hatun kaçırmama konusunda %90'ın altında oynayan berber görmedim.
  • kulağın koptuğu, suratın kanadığı yada saçın amına koyulduğu andır.
  • bu bakışın bir de içeri giren yeni müşteriye atılan versiyonu vardır. misal, berber kafana doğru eğilmiş saçını makaslarken, içeri giren müşteriye şöyle kafasını kaldırıp bir bakar, sonra bir anda toparlanır, ellerini birbirine vurarak veya gömleğine sürerek kıl tüyden arındırır, " abi hoşgeldin" diye selamlamaya gider. sen ise daha, pat diye tıraşının bir kenara bırakılmasının şaşkınlığını tam yaşayamadan, berber geri gelip aynı hızla saçlarına girişir.

    ayrıca

    (bkz: berberlerin hep gömlek giymesi)*
  • kuruşemişciniz de aynı anlık bakışı, içine kuruyemiş dolduracağı kese kağıdını açarken tavana yakın bir yere konuşlanmış televizyona atar.