şükela:  tümü | bugün
  • 19. yy sonunda fransa'nın rennes la chateau köyünde papazlık yapan berenger sauniere genç, sağlıklı ,enerji dolu bir din adamıydı.rennes le chateau'nun yanında ,tapınak şovalyeleritarikatına ait bir kilisede saklanan dört parşomen belge buldu.bunların hz.isa ile ilgili yer alan iddiaları destekleyen belgeler olduyu düşünülüyordu.sauniere bu belgelerden bir seminerde bahsettikten az sonra felç geçirip öldü ve belgeler ortadan kayboldu.

    hürriyet pazar 7 mart 2004 ,derleyen :azize bergin
  • ilgili iddialar ve kanıtlar bir çok önemli tarihçi ve akademisyeni tatmin etmemiş, sonradan söz konusu söylencenin papazın mülkü rennes-le-château 'yu 1946'da satın alarak bir otele dönüştüren noel corbu tarafından üretildiği ortaya çıkmıştır.
    akıl hocası ise sion tarikatı'nın kurucusu sözde merovenj pierre plantard'dan başkası değildir.
    http://en.wikipedia.org/wiki/bérenger_saunière
  • 1 haziran 1885'te ufak fransız köyü rennes-le-chateau'ya yeni bir rahip geldi. papazın ismi berenger sauniere idi. kuvvetli kuvvetli, yakışıklı, enerjik ve· göründüğü kadarıyla epeyce bilgili, otuz üç yaşında bir adamdı. kısa vakit sonra yazgısının umut veren bir kil ise kariyeriyle devam edeceği daha papaz okulunda okurken belliydi. net olarak görülüyordu ki; pireneler'in doğu tepelerindeki uzak bir köyden çok daha ehemmiyetli bir yazgıya sahip olacaktı. ancak bir yere kadar kendisinden üst görevde olanların memnunsuzluğuna maruz kalacak gibi görünüyordu. tam olarak ne yaptığı, yaptığı her ne ise, belirsiz kaldı; ancak kısa vakit içinde bütün yükselme imkanlarını engelledi. ve muhte-melen kendilerini ondan kurtarmak için üst görevde olanlar onu rennes-le-chateau bölgesine gönderdiler.

    o zamanlar rennes-le-chateau sadece iki yüz kişiye hane sahipliği yapıyordu. carcassonne'den takriben yirmi beş mil uzaklıkta, sarp bir dağ tepesine tünemiş ufacık bir köydü. başka rastgele birisi için, bu yer bir sürgün yeri olabilirdi vaktin muasır konforundan uzakta, taşrada, hevesli ve araştırmacı bir zihin için ihtiyaç duyulan ikazcılardan yoksun, uzak, sakin bir ölüm cezası. kuşku yok ki bu, sauniere'in hırsına karşı bir darbeydi. bununla beraber bunu yerine koyucu bir takım şeyler de vardı. sauniere bölgenin yerlisiydi, yalnızca birkaç mil uzaklıktaki montazels köyü'nde doğup büyümüştü. eksiklikleri ne olursa olsun, böylelikle rennes-lechateau fazlasıyla hanesi gibiydi, küçüklük hatıralarının tüm o rahatlığıyla.

    1885 ile 1891 arasında sauniere'in geliri frank cinsinden senede vasati altı sterline eşitti; pek de zengin sayılmazdı, ancak 19. asır sonları fransa'sında, bir taşra papazı için epeyce iyi bir miktar. bölgesinden aldığı gelirlerle beraber, aşırı müsriflik yapmazsa hayatını sürdürmesi için yeterli bir miktar olarak görülebilirdi. bu altı sene süresince, sauniere yeterince hoşnut ve sakin bir hayat sürdü. delikanlılığının dağlarında ve derelerinde ava çıktı ve balık tuttu. durup dinlenmeden okudu, latince'sini mükemmelleştirdi, yunanca öğrendi, 'ibranice çalışmaya yüklendi. yaşamı boyunca eşi ve sırdaşı olacak olan marie denarnaud isminde on sekiz yaşında bir köylü kızını kahya ve hizmetçi olarak işe aldı. komşu rennes-les-bains köyü'nün papazı, arkadaşı abbe (rahip) henri boudet'i sıkça ziyaret etti. ve boudet'in himayesi altında bölgenin karışık tarihini araştırmaya daldı.

    sözgelimi, rennes-le-chateau'nun birkaç mil güneydoğusunda, bir zamanlar şövalyeler tapınağı'nın temellerinden birisi olan bir ortaçağ kalesinin kalıntılarıyla tercümeli, 'bezu' diye hatıralan başka bir tepe görünür. üçüncü bir tepede, rennes-le-chateau'nun bir mil kadar doğusunda, blanchefort şatosu'nun kalıntı ları yükselir; bertrand de blanchefort'un atalarından kalma, 12. yüzyılın ortalarında, o tanınmış düzene başkanlık eden şövalyeler tapınağı'nın dördüncü yüce efendi'sinin. rennes-le-chateau ve etrafındakiler kuzey avrupa'dan ispanya'daki santiago de compastela'ya uzanan antik haç yolu üzerindeydi. ve bölgenin tamamı zengin, dramatik ve sıklıkla kana susamış bir geçmişin aksisedalarını hatırladan efsanelere doğru yükseliyordu.

    bir zaman geldi, sauniere, rennes-le-chateau köy kilisesini restore etmek istedi. 1059'da magdalene'e adanmış olan bu köhne bina, 6. yüzyıldan kalma daha önceki vizigot yapının temelleri üzerinde duruyordu hali hazırda. 19. yüzyılın sonlarında şaşılmayacak şekilde, bakımsızlık yüzünden hemen hemen umutsuz vaziyetindeydi.

    1891 'de arkadaşı boudet'in teşvikiyle, sauniere köyü'nün anaparasından küçük bir tutar borç alarak mütevazı bir restorasyona girişti. gayretleri esnasında eski iki vizigot sütunu üzerinde duran minber taşını kaldırdı. bu sütunlardan birinin içinin boş olduğu anlaşılmıştı. papaz bunun içinde, damgalanmış ahşap tüpler içinde savunan dört parşömen buldu. bu parşömenlerden ikisi soy kütüklerinden oluşmaktaydı, biri 1244, ötekisi 1644'ten itibaren. geriye kalan iki doküman, görünüşe bakılırsa sauniere'in seleflerinden birisi olan rennes-le-chateau papazı abbe antoine bigou tarafından 1780'1erde oluşturulmuştu. bigou ayrı olarak fransız devrimi arifesinde halen önde gelen mahalli toprak sahiplerinden olan, asil blanchefort ailesi'nin özel vaiziydi.

    bigou'nun zamanından kalan iki parşömen yeni ahit'ten alıntılar içeren, dinsel, latince metinlere benziyordu. ancak parşömenlerden birisindeki sözcükler, aralarında boşluk olmadan ve manasızca bir aradaydı. aralarına tümüyle gereksiz bir dizi harf sokulmuştu. ve ikinci parşömende satırlar rasgele kesilmişti; düzensizce ve bazen bir sözcüğün ortasında. belirli harfler dikkat çekici biçimde diğerlerinin üzerine çıkmıştı. gerçekte bu parşömenler bir dizi ustalıkla yapılmış şifre ve koddan oluşuyordu. bazıları akılalmaz derecede karışık ve düşünülemezdi, hem de bir bilgisayara dahi alan okurcasına ve ihtiyaç duyulan anahtar olmadan çözülmez biçimde. aşağıdaki şifre çözümü rennesle-chateau'ya adanan fransızca çalışmalarda bulundu.

    bergere pas de tentatıon que poussı n

    tenıers gardent la clef pax dclxxxı par la croıx et ce che:val de dıeu j'acheve ce daemon de gardıen a midi pommes bleues.

    (kadın çoban iblise uymak yok poussın tenıers anahtar! korur sulh tanrl'nın bu atı ve haçın yardımıyla ög-le zamanı savunucun un bu şeytanın ita-mamlarım veyahut yok ederim mavi elma-lar)

    ancak bir takım şifreler karmaşık olmaları hasebiyle cesaret kırıcı olsa da diğerleri açık seçik hem de aleni şekilde ortadaydı. sözgelişi ikinci parşömende, yukarıya çıkarılmış harfler bir dizi halinde meblağlı bir ileti veriyordu.

    a dagobert 11 roi et a sıon est ce tresor et est la mort.

    (bu hazine kral ıı. dagobert'e ve siyon'a aittir ve o orada ölü.)

    bu belirli mesajı sauniere zorlukla fark etmiş olabilir, daha karmaşık kodların şifrelerini çözdüğü kuşkuludur. bununla birlikte, keşfettiği şeyi köy muhtarının müsaadesiyle, üstü carcassonne piskoposu'na getirmekle ehemmiyetli bir hata yaptığını anlamıştı. piskoposun ne kadarını anladığı belirsizdi; ancak sauniere -giderleri piskopos tarafından karşılanarak- kendisini ve parşömeni bazı ehemmiyetli kilise yetkililerine tanıtma direktifiyle hemen paris'e gönderildi. bunların başında aziz sulpice papaz okulu'nun genel müdürü abbe bieil ve bieil'in yeğeni emile hoffet vardı. o zamanlar hoffet papazlık eğitimi alıyordu. yirmili yaşların başında olsa da derin bilgisiyle etkileyici bir nam salmıştı, bilhassa de teoloji, kriptoloji ve paleocoğrafya konularında. dinsel mesleğine karşın, batıni düşünceyle ilgilendiği ve fransız başkentinde hızla çoğalan gizemli yönelimleri olan çeşitli gruplar, tarikatlar ve saklı cemaatlerle yakın ilişkiler yürüttüğü biliniyordu. bu vaziyet, bestekar claude debussy'nin yanı sıra aralarında stephane mallarme ve maurice maeterlinck gibi bilinen edebi şahsiyetlerin de olduğu tanınmış kişi bir kültürel etrafla irtibata girmesini sağladı. ayrıca sauniere'in ortaya çıktığı dönemde londra ve windsor'daki başarılı gösterilerinden yeni dönmüş olan emma calve'yi de tanıyordu. emma calve bir diva olarak, zamanının maria callas'ıydı. bu arada paris batıni alt kültürünün yüksek papazlarından birisiydi ve tesirli bir dizi gizemli kişiyle aşk ilişkileri yaşıyordu.

    devam edilir mi bu başlığa?
  • bu başlığa yazmayı ihmal ettim. kusuruma bakmayın. bir önceki yazımız (#77838957) bu gizemli adamın hayatına çok iyi değinmemiz gerekiyor.

    sauniere, kendisini bieil ve hoffet'ye tanıttıktan sonra paris'te üç hafta geçirdi. kilise yetkilileriyle yaptığı toplantılar esnasında ortaya çıkan sonuçlar bilinmemektedir. bilinen şudur ki bu taşra rahibi hoffet'nin elitlerden oluşan etrafına alelacele ve içtenlikle kabul edilmişti. emma calve'nin sevgilisi olduğu dahi iddia edilmektedir. o dönemdeki söy'lentiler, onlar arasında bir ilişkiden söz etmektedir ve şarkıcının tanıdıklarından birisi, onun papaz ile ilgili 'saplantı'lı olarak tanımlamaktadır. ne olursa olsun, uzun müddetli yakın bir arkadaşlık sürdürdükleri konusunda kuşku yoktur. sonraki senelerde, şu an dahi dağ yamacındaki kayalara reyilmiş isimlerinin baş harflerine benzer şekilleri içeren romantik kalplerin bulunabileceği rennes-le-chateau yöresine, sıklıkla onu ziyarete gitmiştir. paris'te kalışı esnasında sauniere louvre'da da biraz vakit geçirdi. bunun, ayrılmadan önce üç resmin reprodüksiyonunu satın almasıyla ilişkili olması kuvvetle muhtemeldir. bunlardan birinin 13. asrın nihayetinde, kısa bir müddet hükümdarlık süren papa v. celestin'in, kimliği bilinmeyen bir ressam tarafından yapılmış olan portresi olduğu görülmektedir. baba veyahut erkek çocuk, hangi david teniers olduğu belli olmamakla birl ikte, birisi david teniers'in eseriydi. üçüncüsü, muhtemelen nicolas poussin'in en tanınmış tablosuydu; 'les bergers d' arcadie' ('arkadya'nın çobanları').

    rennes-le-chateau'ya dönüşünde, sauniere köy kilisesi'nin restorasyonuna devam etti. işler ilerlerken altında yeraltı kabirinin, iskeletlerin bulunduğu söylenen bir kabir odasının olabileceği, 7. ya da 8. asırdan kalma, enteresan şekilde reyilmiş, garip bir lahiti çıkardı. ayrı olarak sauniere biraz daha garip projelere eğildi. sözgelişi, kilise bahçesinde, hautpoul de blanchefort markizi marie'nin kabiri vardı. kabrini belirten kabir taşı ve lahit, abbe antoine bigou tarafından tasarlanmış ve yerleştirilmişti; gizemli parşömenlerden ikisini yazdığı anlaşılan, sauniere'nin bir asır ö0nceki selefi. ve maksatlı biçimde yapılmış bir dizi yazım yanlışları

    ve boşluklar içeren kabir taşındaki yazıt, poussion ve teniers'e atıfta bulunan parşömenlerde gizlenen ileti için mükemmel bir kelime oyunuydu. harfler yine tertip ettiğinde, yukarıda alıntılanan poussin ve siyon'a atıf yapan saklı sözcükleri oluşturacaktı ve hataların onları tam olarak o şekilde yapmak için kurgulandığı anlaşılıyordu.

    markizin mezarındaki yazıtın evvelce kopyalanmış olduğunu bilmeden, sauniere onları sildi. sergi lediği tek tuhaf davranış bu mukaddesliği bozma eylemi deği ldi. inançlı kahyasının eşl iğinde, yakındaki kırsal yerlere yürüyerek uzun yolculuklar yapmaya, göründüğü kadarıyla bir değeri ya da ilginçliği olmayan taşlar toplamaya başladı. ayrı olarak fransa'nın çeşitli yerlerinden olduğu kadar almanya, isviçre, italya, avusturya ve ispanya'dan kim olduğu bilinmeyen kişiler1e geniş biçimde mektuplaşmaya başladı. hiçbir de-ğeri olmayan posta pulları yığınları biriktirmeye başladı. ve çeşitli bankalarda karanlık hesaplar açtı. bu mektuplardan birisi, sadece sauniere'in işine yardımcı olmak kasıtıyla rennes-le-chateau'ya uzun bir yol tepen, paris'ten bir temsilciye bile gönderilmişti.

    sauniere, yalnızca posta fiyatı olarak büyük bir tutar harcıyordu; hayatını sürdürebileceği senelik gelirinin çok daha fazlasını. sonra, 1896'da ciddi, şaşırtıcı ve önceden görülmemiş miktarlarda para harcamaya başladı. hayatının sonuna doğru, 1917'de harcamaları en azından birkaç milyon sterline eşdeğer olabilirdi.

    bu izah edemeyen zenginliğin bir bölümü, beğenilen kamusal işlere adandı; mesela köye çıkan çağdaş bir yol inşa edildi ve su akışını sağlayan tesisler heyetdu. diğer harcamalar daha idealistti. dağın tepeden bakan sarp bir yamacında bir kule, tour magdala yapıldı. sauniere'in kendisinin hiç oturmadığı, villa bethania isminde, zengin bir taşra hanesi yapıldı. ve kilise yine dekore edilmekle kalmadı, en garip tarzda yine dekore edildi. girişin üzerindeki sundurma eşiğine latince bir yazıt kazındı: terribilis est locus (bu yer korkunç)

    aynı dönemde girişin içine iğrenç bir heykel dikildi, antik musevi efsanesine göre gizemlerin sorumlusu, gizli hazinelerin savunucusu, süleyman tapınağı'nı inşa eden iblis asmodeus'un gösterişli bir tasviri. kilise duvarlarına haç makamları'nı tasvir eden parlak, gösterişli boyanmış plakalar yerleştirildi; her biri bir takım garip meblağsızlıklarla farklılık gösteriyordu, bir takım izah etmesi güç teferruatlar ilave etti; mukaddes kitabın kabul edilen izahından bir takım aleni ve güç anlaşılır sapmalar. mesela isa'nın cesedinin kabre taşınmasını resmeden xıv. makam'da, arka fonda bir dolunayın hakim olduğu karanlık bir gece sema vardır. sauniere hemen hemen bir şey ima ediyormuş gibidir. fakat ne? isa'nın gömülmesi hava karardıktan sonra mı oldu, incil'in bize anlattığından birkaç saat sonra mı? yoksa ceset kabirden dışarı mı çıkarıldı, içine konmamış mıydı?

    devam edelim derim.