*

  1. bahsedilen devrin (milattan çok önce) en büyük kütüphanesinde 4o.ooo kitap bulunmaktaydı; "acaba bugün bergama'da 4o.ooo kitaplık kitaphane bulunur mu ?" diye düşünmeden duramıyor insan. ne oluyor o 4o.ooo kitapa ? istila sırasında yanıp gidiyor, yazık oluyor.
  2. antik çağın en görkemli hastanelerini** barındıran kent olmakla hastalık hastası veya sağıltım meraklısı olduğunu düşündüğüm kent.
  3. yaşamak istemediğim sayılı yerlerden biri gelişememiş ve gelişemeyecek olan ilçe ve bu ilçede sadece 1 cadde var şöle arkadaşlarla yürüyelim denebilecek.... en sevmediğim şey ise tarihi özelliği bozulmasın diye yollara taş döşenmiş ve bu yüzden bayanlar sivri topuklu ayakkabı giyemezsiniz
  4. izmirin 58.000 nüfuslu ilçesi. ekonomik anlamda körfez ucu ilçelerinin en zayıf olanıdır bergama bunun ilk sebebi herşeyden önce yerel halkın aşırı tembelliği ikinci sebebi ise bergamanın yararlanabileceği ekonomik girdilerin hep ilçe dışından tedarik edilmesi gerekliliğidir. mithat öztüre kendi çabası ile taşocağı ve kireç işinde başarılı olmuşsa da ancak kendi çapında kalabilmiş istihdam yaratamamıştır, sümerbank fabrikası gayrı faal durumdadır.ilçenin en önemli geçim kaynağı turizm olabilecekken yerel yönetimler bunu da ön plana çıkartmamışlar ve bu tarihi zenginlik vasatın altında, köhne orta halli bir ege kasabası olmaya terk edilmiştir.
    yine de bir başkadır benim memleketim