şükela:  tümü | bugün soru sor
  • üniversiteden arkadaşım olmakla birlikte yeni nesil şairlerimizdendir.

    --- spoiler ---

    yine vuruyor ak yerine düşman bir güneş
    bıraksalar dünyayı karşıdan karşıya geçirecek
    soluğu artıyor ciğerinden bu sesler susmaz ibrahim
    ödlek alıştırma yağmuru saçlarına saçlarına dolsun
    ellerinin nasırıyla yüzlerine doğru ibrahim
    sen karışmazsan bitmeyecek bu zulüm

    nasıl yaşar insan o kavga olmazsa
    hangi leke kendiyle temizlenir
    aynalarda tersinden yüzüyor bulutlar
    boydan boya arşınlıyor kalbimi kinim
    küsüyorum martılar büyük gemilere koştuğunda
    bir zaman gücenir çabucak terk ederdim kendimi
    şimdi bizden beklenen bir hayır var
    ibrahim büyüyor dev yerinden kaldırılmadıkça

    mermisini hor görüyor silah, mermi değil kurşun
    adım atınca yer değişir sanırdım ayla güneş
    yetmezdi yer ki kökleri yüzüne sığsın
    kırılmış artık rüya yüzün andırmıyor seni
    uyuyor musun ibrahim?

    kız kardeşinin ayağını inciten taşlar
    haklısın, dağları dünyanın dişlerine benzet
    günahımız varsa geceleri inmeyelim atlarımızdan
    o ter elbet yerini bulup ırmaklara karışır bir gün
    sesli oku olanları, devrik günlerini ayıkla

    senin putunun gücü diğerlerini kırmaya yeter
    bu hiçbir dağın gölgesinde boylanmayan ağacımız
    bir gün bizim için yeniden dal vermeye başlar
    --- spoiler ---

    (bkz: güneş alan)
    (bkz: ibrahim de dinlesin)
  • sözlükte başlığının açılmasıyla öğrendiğim, tek şiirini okuduktan sonra kendisini araştırma isteğini yaşadığım -galiba genç- şair

    "başım dönünce tutunduğum çitler senin bahçenindir"

    "gece, kuyudan çıkarır yatağına alırdı beni zincirlerimi çözerdi nöbetçiler uyuyunca"

    "sen aşağı sarkardın, bende derinleşirdi uçurumlar"

    bu dizeler sanırsam "gizem'in ezberlediği son dua" dan

    don kişot
    "ben şizofren ispanyol şövalyesi
    sen olmayan güzeller güzeli dülsinya
    olmayan bir yerde buluşmak için
    ayrıldığımızda
    gelmemenden anlamalıydım
    senin bana göre olmadığını"

    gibi dizelere sahip, umarım yanlış bulmamışımdır.

    çok sevdim!
  • itibar, varlık, papirüs, akatalpa gibi dergilerde şiirlerine rastlayabileceğiniz şair. kalemkahveklavye’de de şiirleri yayımlamaktadır.

    aşağıdaki şiir kalemkahveklavye’den;

    gizem’in ezberlediği son dua

    gündüz unutulan karanlığa ağırlaşarak gelir
    müjdesiz kalınca
    harabe olmuş ay ışığında oyulan taşlar
    başım dönünce tutunduğum çitler senin bahçenindir
    ve benim yazdığım kâğıtlardır
    imzadan geri dönen kâğıtlar

    öğlen kaybolan, uzak ezan sesleri içinde
    zaman, sofra bezi serilirken yavaşlayan zaman
    apartmanda karartma yapılır, bağ evine kurtlar iner
    ben koşturdukça kapısını kapatır yetişeceğim akşam
    artık ranzalara vurarak uyandıran bir askerdir
    önceden bizim nefesimizle çiy tutan sabah
    yağmur başlarken duraklarına yürür cumartesi çalışanlar

    gece, kuyudan çıkarır yatağına alırdı beni
    zincirlerimi çözerdi nöbetçiler uyuyunca
    bereket; yüzüne çil, meczuplara temiz kıyafetler getirirdi
    “selam”dı ilk duyduğumuz, ayrılmamız selamla
    ben balçık idim, henüz dünya hesapta yoktu
    kendimi evimde bilirdim yüksekler örtülerimi uçuşturduğunda
    sıra beklemek yoktu, kararmış duvarlar, kirli işçi elbiseleri
    sen aşağı sarkardın, bende derinleşirdi uçurumlar
    sarışınlığın yaz vaktinde hristiyan köyleri

    ve bahçeye silkelenen sofra bezi, ben hayırsız bir takasta
    kurdun koklayarak bulduğu, hasta yakınlarının telefon beklediği
    mesai saatlerinde boş bir lokantada, iş hanında bir çay ocağında
    baş başayım, ilk sorularıyla dünyanın
    sağlık ocağında yazılan ilaçlar
    kaldırdığı toz, ilçeden geçen kamyonların
    şimdi hepsi bir tatil hatırasıdır, öğrenciliğinden kalan
    kalabalık bir masada bana bakarak anlattığın