şükela:  tümü | bugün
  • ödül kategorilerini cinsiyetsizleştirerek saçmalamış organizasyon. liberal nöbetinden başka bir şey değil.
  • oyuncu ödülünde erkek ve kadın kategorisini kaldırarak ödülü en iyi oyuncu ödülü olarak verecek olmasını, ödülün prestijini artıracağı için doğru buluyorum. ayrıca bir trans bireyi biyolojik kimliğine göre mi kategorize edeceksin yoksa kendini tanımladığı kimliğe göre mi? gelecekte böyle tartışmaların önüne geçilmesi adına da doğru bir uygulama olmuş bence.
  • oyuncu ödüllerinde cinsiyet ayrımını kaldırmaları çok tebrik toplayacak, en başta çok güzel bir iş yaptıkları için bol bol alkışlanacak, fakat zaman geçtikçe pek de iyi bir karar olmadığı ortaya çıkacaktır. ödülü iki sene üst üste erkek oyuncular -hak ettikleri şekilde- alınca, üçüncü sene hak etmese bile kadın oyuncuya verecekler ödülü. bunu tahmin etmek için sinemadan anlamaya ve festivalleri takip etmeye gerek yok. sosyal medyada kırk beş saniye geçirmek yeterli. çünkü ödülleri erkek oyuncular topladıkça, oyuncular gerçekten ödülü hak etmiş mi etmemiş mi buna bile bakılmaksızın, festivalin ayrımcılık ve kadın düşmanlığı yaptığına dair yazılar yazılacak, podcastler doldurulacak, tweet'ler atılacak, yazılar yazılacak. ''ödülü hak ettiği şekilde erkek oyuncuya vermek sureti ile kadın düşmanlığı yapmak'' gibi ilginç argümanlar türeyecek. eşitlik sağlayalım derken, erkekleri de kadınları da eşitsizliğe ve adaletsizliğe maruz bırakacaklar ama kolay kolay geri dönülecek bir karar olmadığı için geri adım da atamayacak ve zaman içinde ''en iyi oyuncu ödülünün'' itibarsızlaşmasını izleyecekler.

    kategorilerin cinsiyete göre ayrılması kadınları mağdur etmediği gibi eşitsizliğe de neden olmuyor. bilakis, bence, bu hâliyle daha eşit şekilde yarışmalarını sağlıyor. aynı tartışma akademi ödülleri için de yapılıyordu. sektör hâlâ erkek ağırlıklı, büyük bütçelerin büyük kısmı erkekler tarafından yönetiliyor, başrolleri erkek olacak senaryolar yazılıyor ve tartışılan şey ''oyuncu ödülünde cinsiyetsizlik''. eğer berlin'de ödül hakkaniyetli şekilde dağıtılırsa her on ödülden dokuzunu erkekler alacaktır. sebeplerini de az evvel yukarıda saydım zaten. tartışılması gereken başka konular varken bütün bunları es geçip vitrindeki bir ödülü kimin, ne şekilde alacağına kafa yormak, popülizmden başka bir şey değil. hiçbir sorunu çözmediği gibi, yeni sorunlar yaratmaktan başka bir işe de yaramayacak.

    bir ara da ''bond kadın olmalı'' tartışmaları vardı. böyle tartışmaları açanların kadın düşmanı olduğunu düşünüyorum ben zaten. kadınlara eşit haklar vermenin yolu ''erkek bir karakteri'' kadın yapmaktan mı geçiyor? beş yüz yıllık kült bir karakteri bir anda kadın yapınca bütün sorunlar bitiyor ve kadınlar eşitliğe mi kavuşuyor? mesela bond tarzı bir kadın karakter yaratıp, yıllar yılı ona yapılan yatırımlarla kült bir kadın karakter oluşturmak daha iyi olmaz mı? hazıra konmak mı yoksa böyle bir süreç mi daha çok saygı uyandırır ve kabul görür? bunu kadınlara sorsak ikincisini tercih ederler ama sosyal adalet savaşçıları birincisinde ısrarlı. çünkü popülizm böyle gerektiriyor.

    geçen yıl ''bu sene de en iyi yönetmen oscar adayları arasında kadın yönetmen yok'' tartışmaları da buna bir örnek olabilir. bunun sebebi, o sene kadın yönetmenlerin adaylık kazanacak bir film çekmemiş olmaları olabilir mi, sadece soruyorum. sesli düşünüyorum. bir ihtimal olarak kadın yönetmenlerden adaylık hak edecek bir performans çıkmamıştır belki de? hiç düşündünüz mü bunu? sanmıyorum. işin kötü kısmı ise ben bunları söyleyince kadın düşmanı oluyorum. halbuki alakası yok.

    kadınların eşit haklara sahip olmaları, hak etmedikleri adaylıklar ve ödüller almalarıyla sağlanmayacak. bu adaylığı/ödülü kadına verelim de sesleri kesilsin anlayışı devam ettiği müddetçe de hiçbir sorun çözülmeyecek zaten. kadınların ihtiyacı olan boş adaylıklar veya cinsiyetsiz kategorilerde yarışmak değil: eşit şekilde yarışacakları alanlar sağlamak. çekilen yüz filmden doksanı erkekler tarafından yönetilirken ''neden kadın aday yok'' sorusu mânâsız. berlin'de de birkaç seneye ''neden ödülleri erkekler alıyor'' tartışmaları yükselecek. zannedecekler ki ödülü kadına verince sorun da çözülecek. bir diğer sorun ise balrog gibi yer altında bekliyor: ödülü -hak ettikleri şekilde- kadınlar alınca da ''pozitif ayrım yapıp ödülleri kadına verüyüüürler.'' diyecekler.

    son sözüm şu olabilir: yine de yenilikler ve kabuk kırmak iyidir. kötü sonuçlansa da yol gösterici olabilir. bazı değişimler gerçekleştikten sonra ona ihtiyaç duyulduğu anlaşılır. çünkü çehre değişir, bakış açısı değişir. şahsen bu fikri anlamsız buluyor, sorun çözeceğine inanmıyor, yeni sorunlar yaratacağını ve sürekli etrafında dönüp duracak olan tartışmalardan ötürü de ödülün, zaman içinde itibarsızlaştıracağını düşünüyorum. ancak belki de burada açılan yol başka yollar açılmasına ve şu an benim ya da bu kararı alanların dahi göremediği, kestiremediği daha da farklı yollar açılmasını sağlayabilir. böyle ihtimaller her zaman vardır. genelde gerçekleşmese de.
  • oyuncu ödüllerinde cinsiyet ayrımcılığını kaldırarak sanatın cinsiyeti yoktur cümlesinin altını dolduran festival,umarım örnek olur.

    ayrıca sanatın ve sanatçının cinsiyetinden bağımsız değerlendirilebilmesini isterdim.her bireyin eşit şartlara,yaklaşımlara ve haklara sahip olduğu bir dünya var artık. ‘’iki kere erkek seçseler üçüncüyü mecbur kadın seçecekler...’’ kafası varya tamda kültürel gelişimini ve toplumsal gelişimini tamamlamamış üçüncü sınıf ülkelerin yapacağı şeyler. pozitif ayrımcılık yapılacaksa eğer bunun görünürlüğü kıstası başarı olmalı.sanatla ilgilenen bireyin cinsel kimliği değil.öf artık insanlar toplumsal kalıpların gerçeklerle uyuşmadığını anlayacak imkana sahip.
  • şimdiden en iyi oyuncu kategorisinde aday olan erkek oyunculara geçmiş olsun diyorum. artık pozitif ayrımcılık kılıfı altında o ödülleri erkeklere nah verirler...
  • sjw'lere yenik düşmüş film festivali.
  • şu entrymde en iyi erkek oyuncu ödülünde kadın erkek kategorilerinin kaldırmalarını doğru bulduğumu belirtmiştim. ancak mikua nickli yazarın şu güzel entrysi ve buket uzuner'in şu twiti ardından fikrim değişti. kesinlikle mikua haklı bence, benim ilk entrym çok öngörüsüz ve dolayısıyla da hatalı olmuş.
  • yeryüzünün en saygın film festivallerinden biridir.

    başlangıç yılı 1951'den beri yıl yıl başlıca hangi filmlerin gösterildiğinin ve ödüllendirildiğinin derli toplu listesi için buyrun:

    imdb
  • bu yılki yani 71.si covid nedeniyle mart'ta yalnızca sektörden isimlere ve basına açık olarak yapılmıştı. sade vatandaşlar ise 9-20 haziran arası yapılacak olan, içerik olarak bi tık daha kısıtlı seçkiye katılabilecek. filmler tamamen açık hava sinemalarında gösterilecek.

    yine biletler çıkar çıkmaz sitesi göçülmüş, bilet alma ekranını görebildiğinizde de biletler tükenmiş oluyor. her yıl aynı muhabbet.

    buyrun bu da programı
hesabın var mı? giriş yap