şükela:  tümü | bugün
  • engin ardıç yine biryerlerinden mi uydurmuştur, yoksa kitabı mı anlamamıştır ya da kitapta mı hatalı birşeyler vardır, bilemiyorum. ancak berlin sendromu doğu almanya'nın ortasında kapalı kalan batı berlinlilerin o sıkıştırılmışlık duygusuyla çok yoğun olarak intihara yönelmelerini ifade eden kavramdır. ayrıca bu kapalılık-sıkıştırılmışlık duygusunun daha bir çok psikolojik bozukluğa yol açtığı da bilinmektedir.

    konuyla ilgili time'da yayınlanmış bir makale için:

    http://www.time.com/…/article/0,9171,942252,00.html
  • 9 haziran 2017 tarihinde gösterime girecek olan avustralya yapımı gerilim filmi. yönetmenliğini cate shortland'ın üstlendiği filmin baş rollerinde ise teresa palmer ve max riemelt yer alıyor. film bana güzel geldi fragmandan pek bir şey anlamasam da. film konusunu aşağıya aynen bırakıyorum.
    --- spoiler ---

    avusturyalı foto muhabiri olan clare almanya’daki sovyet mimarisini fotoğraflayıp bir kitap yayınlamak için berlin’e gelir. andi, berlin’de tatil yaparken bir beden eğitimi okulunda ingilizce öğretmeni olan karizmatik andi ile tanışır. kısa sürede birbirlerine karşı güçlü bir çekim hissetmeye başlarlar. tutkulu bir gecenin ardından romantik bir başlangıç yaşanmış gibi görünmesine rağmen, clare uyandığında kendini andi’nin apartman dairesinde kilitli bir şekilde bulur. bunun bir unutkanlık sonucu olduğunu zanneden clare'in bilmediği şey ise andi’nin onu bırakmaya hiç niyeti yoktur...
    --- spoiler ---
  • bir sahnesinde baş kahraman kızın, ted hughes'ün "selected poems 1957-1981" kitabını okuduğu film.

    kitap sanırım faber faber yayını idi.
  • filmi az önce bitirene kadar önümüzdeki yaz tek başıma interrail yapmayı düşünüyordum...
    max riemelt'i die welle'den biliyordum, ama daha bi yetişkin haliyle izlediğim ilk filmi. sarılığı gidince bi güzelleşmiş, güzel de oynamış. başroldeki hanımefendiyi kristen stewart'a benzettiğim için pek sevemedim. vakit geçirmek için izlenebilecek bir film.