şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle çok sevmiş olmalıyım ki hayatımda ilk defa,üstelik cok kısa zaman arayla,bir oyunu,berlin zamanı'nı ikinci kez izledim.
    ilkini de (bkz: seni seviyorum türkiye)çok sevdiğim bir üçlemenin ikincisi bu oyun.
    oyunun yazarı,yaptığı ilk işlerden beri severek takip ettiğim ve yapacaklarını merakla beklediğim,zekasına,kalemine hayran olduğum (bkz: ceren ercan) beni yine şaşırtmıyor...karakterler,mekanlar,olaylar,her bir cümlenin barındırdığı detaylar,etrafımda olan ve kendi içimde yaşadığım bir çok şeye yakından dokunuyor...
    dekor,ışık,sahne kullanımı,görsel ve işitsel olarak seyircide epey güzel bir tat bırakıyor,bazı sahneleri gözümde ve zihnimde hala sinema görselliğinde şekilleniyor...
    doğal,etkili ve güçlü oyunculuklar,oyuncuların kendi ışığı ve enerjisiyle birleşince ortaya şahane bir performans çıkıyor...
    (bkz: tuğçe altuğ)
    (bkz: ezgi çelik)
    (bkz: kutay kunt)
    tüm ekibi (bkz: club mate) eşliğinde selamlıyor,pek şahane oyun!
    izleyin diyorum...