şükela:  tümü | bugün
  • aynı firmanın kucuk, pratık, pc sozlugu vardır kı bır kelımeyı aynı anda bır cok dıle cevırır.
  • türkiye subelerinden bir tanesi galatasaray lisesinin az ilerisinde olan yabanci dil kurumu.
  • klasik anlayisin aksine once konusmayi ogreterek egitimin temelini olusturmayi yeglemislerdir.(once structure'i ogren sonra konusursun sistemine ters) dolayisi ile analitik zekanin dostudur dil egitimi konusunda.

    bir de kafadengi bir ogretmene denk gelinmesi durumunda ogrenmek icin gittiginiz dilde sohbet ederken buluveriyorsunuz kendinizi derslerde, ki farkina vardiginizda self motivation acisindan oldukca onemli bir nokta oluyor bu.

    fiyatlar konusunda sunduklari alternatif ile aldiklari parayi vermekten tedirginlik veya rahatsizlik duymadigimi belirtebilirim, yine de materyaller konusunda "hepsi yurt disindan geliyor, dandik renkli kitap 40€" gibi dayatmalari oldugunda "oha" der iseniz tepkinizi dikkate alan bir muhattap ile her daim rastlasabiliyorsunuz.

    prafa!
  • yaran bir reklamı vardır

    http://www.youtube.com/watch?v=fryry6kx550
  • jeofrey p. willis hocamızın bir dönem ders verdiği kurs. ( p nin perfect anlamına geldiğini iddia etmektedir)

    kendisini, berlitz dışında da , sosyal ortamlarda, örneğin; taksimde türklerle tavla oynarken, veya bir cafenin mutfağında hindistan usulü yemek yaparken görrmek mümkün idi.

    tüm yabancı hocalarının ( ben türk hoca hiç görmedim, en türkü kıbrısta yaşayan türkçe bilmeyen biri idi) taksiciler tarafından dolandırılmışlığı ve bunları sınıfta anlatmışlığı vardır.

    hocaları genelde berlitz'in kiraladığı muhtemelen cihangir taraflarındaki dairelerde kalırlar. bu nedenle taksim dolaylarında içlerinden birine rastlamanız mümkündür.

    en uzun süre orada gördüğüm hoca, marwa idi.
  • bir zamanlar kursuna gittiğim ve başarı ile mezun olduğum dil kurumu. haa şimdi ne oldu? tekrar etmeye etmeye başa döndük. hani derler ya "derdimi anlatacak kadar ingilizce biliyorum" diye, ben de o da yok gibi bir şey artık.
  • turkiye'de sadece istanbul'da istanbul'da ise sadece galatasaray,kozyatağı suadiye ve bahçelievler'de şubeleri olan,
    gramer konusunu cuma günleri koydukları extra(katılımın mecburi olmadığı)1,5 saatlik bir dersle geçiştiren,
    daha çok konuşma ağırlıklı bir eğitim uygulayan ve bunu "herkes dil öğretir biz konuştururuz"mottosuyla dillendiren
    bir özel dil kursudur.orjini u.s.amerika'dır ve öğretilen dil de(hocalar başka ülkelerden dahi olsa)amerikan ingilizcesidir.
    şu ana kadar araştırdığımız(ben ve saz arkadaşlarım)ve benzer eğitim modelini uygulayan diğer tüm dil okullarından pahalıcadır.
    ben ki yoğun gramerle almanca gibi grameri istisnalardan oluşan bir dili tez vakitte öğreneyazmışım,
    ingilizceyi dil kurallarını belletmeden kafama şablon gibi yapıştıran bu kursta iflah olmam,hala da gitmeye devam ediyorum enteresan.burdan seslenmem gerekirse;gramersiz dil öğrenilmez hocam,sizin de belirttiğinz üzere
    "herkeşler dil öğretebilir ama siz ancak konuşturusunuz"sonra da ortaya konuşuyoruz ama nece konuşuyoruz turevli
    bilgisine güvensiz manasızlıklar çıkar.ha sabah sabah simit-içecek ikramlarınıza ve nazik(görünümde)çalışanlarınıza saygımız vardır.
  • bir dil okulu da grammar'ı yanlış yazıyosa, ben de "i is a student college."

    http://tinyurl.com/y8oyava
  • bu adamların kurslarını bilmem etmem ama, dost kitapevi tarafından yayınlanan yabancı ülkeler için küçük cep rehberleri çok güzeldir. şimdiye kadar mısır ve hindistan için olanlarını aldım ve pek çoğunu da kurcaladım. dil anlaşılır, bilgiler kısa ve öz. pratik ip uçları, ne kadar bahşiş verilir, hangi yemekler yenir, hangi içkiler içilir, hangi taksilere binilire kadar pek çok faydalı bilgi var. mısır kitabında, türk kahvesini nasıl sipariş edeceğimizi bile berlitz'den öğrenmiştik.

    lonely planet kadar dolu değil ama zaten ben gideceğim ülkelerde aylarca kalmıyorum/kalamıyorum maalesef. bu yüzden turla bile gidecek olsanız bir tane edinin.