şükela:  tümü | bugün
  • kendisi bir davette matematiğin temelleri değiştirildiği takdirde herşeyin mümkün hale gelebileceğini anlatırken alayla karışık 1=2'yi kullanarak kendisinin tanrı olduğunu ispatlaması istenir. russel, "tanrıyla beni bir odaya koyun, kaç kişiyiz? iki. ama iki bir'e eşit. demek ki odada bir kişiyiz. yani tanrı benim." şeklinde cevabı yapıştırıverir.
  • "ne kadar az bilirseniz; o kadar siddetle müdafaa edersiniz."
  • "akilsizca birseyi milyonlarca kisi soylese de o sey yine akılsızcadır."
  • "insanlar bilgisiz doğar, aptal değil, eğitilerek aptal olurlar..." diyerek aptallık konusunda çok doğru bir tespit yapan düşünür.
  • “manevi bir çöküşün en büyük belirtisi, kişinin yaptığı işin çok önemli olduğunu düşünmeye başlamasıdır” demiş ve isabetli bir tespit yapmıştır kendileri...
  • hayatı boyunca doğrunun eğrisini çok güzel bir yolla göstermiştir..tüm dünya hükümetlerine "aykırı" gelebilecek şu öneriyi yapmıştır.(ki "aykırı" filan değil, tamamen doğrudur)

    "okullarda çocuklara okutulan tarih kitaplarının o ülkenin tarihçileri tarafından değil, başka bir ülkenin (hatta düşman ülkenin) tarihçileri tarafından yazılmışlardan okutulması" önerisi dinleyen kulakta ağrı yapabilir, ama "tarih" işte o zaman yıllar süren ve hep "bizim" kazandığımız kanlı bir savaş(masal) olmaktan çıkar..işte o zaman bize karşı pencereden bakan komşunun "öcü" olmadığını o'nun da bizim gibi aşamalardan(okullardan) geçip tam da devletinin istediği gibi bir koyun (pardon özür diliyorum..tamamen "vatandaş" demek istemiştim oysa) olduğunu, ve tarihte kazanan büyük hükümdarın "savaşlarda galip gelen değil" aksine halkına "en uzun barışı" yaşatan küçük insanlardan olduğunu öğrenirdik..ve lakin mürekkeple değil kanla yazılıyor tarih dünyanın bütün devletlerinde..
  • "akıllılar hep kuşku içindeyken aptallar küstahça kendinden emindir." diyerek bir çok insanın davranışını tek cümlede özetlemiş aşmış insan...
  • "gazeteler bir defasında benim öldüğümü yazmıştı; ama kanıtları yakından inceledikten sonra bu açıklamanın yanlış olduğu sonucuna vardım." cümlesini sarfedebilecek kadar kuşkuculuğun dibine vurmuş düşünür. bu öyle bir sözdür ki, arada sırada adeta bir şimşek gibi aklımda çakar ve o an deli gibi kendi kendime gülmekten kendimi alıkoyamam.
  • "düşüncelerim uğruna ölmeyi göze alamam zira yanılıyor olabilirim."
  • sosyal bilimlere matematiksel dehasıyla apayrı bir kapı açmış olan çocuk eğitimine bile matematiksel yaklaşımlar getiren. her konuda kendi kuramını oluşturan eşsiz yazar yazdığı her eser kesinlikle okunmalı üzerine düşünülmeli ama asla o olunamayacağı da bilinmeli

    12 yıl sonra editi (gençliğime atar): ne kadar abartmışım, ne kadar heyecanlanmışım bi kitap okudum diye. tamam anladık sevmişin. ne uzatıyosun, "çok sevdiğim, takdir ettiğim yazar" de geç. sakin.

    12 yıl sonra editi yapan gecen seneki halime atar:
    ne üzüyosun çocuğu, bugün bir yerlerde bi şekilde tutunabildiysen, hala iki çift düzgün laf konuşabiliyorsan 12 yıl önceki heyecanın sayesinde.
    sanırsın üzerine taş koydun.
    o halin kaç kitap okudu, sen ondan sonraki 12 yılda kaç kitap okudun ona bak. daha çok bilmeye,öğrenmeye dair hevesine ne oldu?
    hala onun yarattığı sermayeden yiyorsun.
    sakin!miş.
    ona "sakin" demek yerine. sen de azıcık heyecanlan, kendine gel.