şükela:  tümü | bugün
  • çok zor bi durum ya. hele en olmadık anda paran yoksa işte o zaman zıçtın. nefret bişi ya!
  • kız arkadaışımdan ayrılma nedenim dolaylı olsada
  • ele iki kuruş para geçince zengin olunduğunu düşündüren durum. yoklukta kıymet biliniyor ancak.
  • beklenmedik bir anda işten çıkarılınca başa gelebilen hadise. korkmayın geçiyor zor da olsa.
  • uzun sürmeyecekse iyi yanları da olabilen şey; yürürsünüz.
    borç istemeyi beceremeyen/yediremeyen biriyseniz... zor.
    siz istemeden borç verecek dostlarınız yoksa... daha da zor.
    mahalle bakkalınız 'mahalle bakkalı' ise daha kolay atlatılabilir olandır.
  • zor zanaattir. böyle cüzdanla karşılıklı bakışmalar, efenime söyliyim belki para unutmuşumdur diye çantaları cepleri karıştırmalar falan... ama o acımasız gerçekle yüzyüzeyiz işte. para mara yok! en azından iki gün böyle sefil gezicez. sonrası allah kerim.
  • bir nevi mutluluktur. para olunca onunn getirdiği sorunlardan uzak olunur. sadece açlık çökünce akla gelir para..
    üstelik cüzdan taşımaya da gerek kalmaz. para olmayınca diğer cüzdana ağırlık eden şeylerin de bir gereği hissedilmez. hafiflik sağlar.

    açlık geldiğinde ise çay demlenir içilir. yahut iki yıldır mutfakta duran unlardan hamurumsu bişeyler yapılıp kızartılır yenir. olmadı yine arşivdeki mercimekten çorbası yapılabilir. filan...

    4 - 5 gün idare edebileceğimi düşünüyorum.
  • cebinde 5 kuruşun olmamasıdır.
    sene 2003.bahçelievlerde oturuyorum.kasımpaşa'ya bir firmaya iş görüşmesine gidicem.cebimde de 1 milyon var o zaman ki parayla.
    dedim ki buradan otobüse binip taksimde ineyim oradan aşağıya yürürüm.görüşme bitince de ya babamı ya da arkadaşlardan birisini ararım hesabıma gönderirler.
    aklımca hesabı yapıp yola koyuldum.tabi nerden bileceğim talihsizlikler peşpeşe.aslında bilmem lazım her daim peşimde bir kutup ayısı bir türlü bırakmıyor peşimi.o zamanlar kestirmiş gözüne beni.illa beni sikertecek.

    4 aydır işsizdim o günlerde.iyi bir iş görüşmesi oldu bitti.çıktım görüşmeye gelen arkadaşlardan birinde araba vardı.nereye gideceksin dedi bana o istinye'ye gidiyormuş.
    ben dedim bahçelievler'e gidicem.taksime kadar bıraktı beni sağolsun.ilkönce aradım babamı.çaldır çaldır telefona cevap yok.çaldır çaldır yok olmuyor.babam ilkdefa telefonunu evde unutmuş ve işe bak evde kimse yok tabi bunu sonra öğreniyorum.neyse birkaç arkadaşı aradım kimsede ilaç niyetine 10 milyon yok.herkesten aynı regola valla yok hacı.iyice canım sıkıldı moralim bozuldu.babama da nasıl kızıyorum sandım ki bilerek açmıyor.nasılsa beni arar birazdan dedim bende bu arada yürüyeyim biraz.bu biraz oldu taksim'den fatih itfaiyeye kadar yürümüşüm.hem kendime kızıyorum hem babama kızıyorum.aklıma yine fikir geldi.fındıkzade pazarında arkadaşım var orada tezgahı var dedim ona gideyim alırım ondan.başladım oradan fındıkzade'ye yürümeye gittim tezgaha.oradada yüzüm tutmadı isteyemedim para.iyice kızdım bu sefer ama kime? ne diye kızıyosun akılsız başın cezasını ayaklar çekiyormuş.

    başladım oradan yürümeye çıktım e5 e yürü allah yürü bahçelievler'e kadar.eve geldim yorgunluktan ölüyorum.anayolda takım elbise ayakta kundura şişti ayaklarım.eve girer girmez kravatı çıkardım.ceketi çıkardım uzandım çekyata orada uyumuşum.ertesi gün öğlen kalktım.sonra olayı anlatınca babamda söyledi telefonu evde unuttuğunu tabi bende o sinirle bin taksiye gel eve burada al esnaftan sonra ver ama akıl nerde basiret bağlandı bikere.son parayı otobüse ver sonra da taksim'den bahçelievler'e yürü.parasızlık zor iş başıma geldi biliyorum.