47238 entry daha
  • (bkz: galatasaray siktikçe fetö fetö diye inlemek)
    (bkz: beşiktaşlı beyinsizliği)

    cevaben verdikleri entry’lerde yine kanırttığımız şampiyonlukların ağlaması dışında bir şey göremedim. birde işine gelmeyince 85-86 ve 90-91-92 şampiyonluklarında semra özal yokmuş gibi davranmış. 100.yıl peşkeşine de girelim;

    “kuddusi ben seni korurum” diyen adamları ve samiyendeki galatasaray-bjk maçının hakeminin ne tesadüf kuddusi olduğunu ve hasan şaş’a yapılan %1000’lik penaltıyı vermediğini bir kenara yazalım. yakın zamanda fenerbahçeden kaçırttığımız ersun bile o yıl gençlerbirliği hocasıyken olan olayları anlattığı röportajı mevcut daha yeni. ayrıca alaattin çakıcı‘nın “şampiyonlukta hiç mi payımız yok, bir kişi ağzını açıp bir şey diyebildi mi” sözünü söylediği sinan engin konuşması da duruyor. galatasaray’ın verilmeyen nizami golleri ve garip ofsaytları da o sezonda bolca yer almaktadır.
  • (bkz: #107877031)

    yine birtakım tiplerin, inanılmaz taraflı ve gerçekdışı argümanlar ile karalamaya çalıştığı takımdır.

    bu işleri bilen, kısaca tarihi bilen birisi bunları yer mi? tabi ki yemez.

    o kadar komik bir durum ki. bakın, adam(mesut bakkal) kendi kitabında inanılmaz ötesi ve önceden önlem anlamında pek tahmin edilemez bir itirafta bulunmuş. her şeyi apaçık söylemiş. mutlak olarak dopingden, teşvikten bahsetmiş. bu bahsetmiş olduğu şey de, bir kupada adeta etik dışı nasıl işlerin yapıldığı hususunda bazı gerçekleri ve kaynakları açığa vurmuş. ezelden beri tahmin edilen bazı şeylerin aslında tahminden çok daha öte birer yaşanmışlık olduğu hususunda güven sağlamış. o adam öyle ya da böyle bu kitabı yayınlatmış. bu olayın da daha nice şahitleri var zaten. ve üstüne üstlük bu olaya karşı en ufak bir yalanlama vs de resmi olarak bunların camiadan gelmemiş.

    sonra adamlar çıkıyor ve "ama 85-86 sezonu yeaaaaaa, gençlerbirliği yeaaaa" falan diyorlar. gerçekten inanılmaz bir durum. gençlerbirliği futbolcusu diyorsun da, bizzat malatya başkanı tarafından yani kulübün beyni tarafından ülke kamuoyu ile paylaşılan gerçeklerden neden bahsetmiyorsun? sonra altına geçip de şerefli(!) yazma cüretinde bulunuyorsun. sizlerden şeref öğrenecek olursak, o zaman şerefin aksi yönündeki ithamınızı kafaya takarız ve önemseriz belki. lakin hakikatler o kadar net ki.

    bir de sen orada 85-86 sezonu diye, 100. yıl diye bazı suçlamalarda bulunuyorsun da neden yazını gelip birazdan mesut bakkal, mehmet ağar diye öterler diye bitiriyorsun ki? sen yapınca her şey mümkün ama hakikatin bir başka boyutu hakkında başka insanlar konuşunca bu ötmek mi oluyor? burası sovyetler birliği mi kuzey kore mi kardeşim karşıt görüşler olmasın? insanlar fikirlerini söyleyemesin? bu zihin yapısından sıyrılın, bu zihin yapınız sadece ve sadece kaos üretiyor.

    fikir söylemek ve çıkıp somut belge ile gerçekler hakkında konuşmak ötmek ise sen ötüyoruz varsay. neticede hakikat her zaman yolunu bulacaktır. sen de kendi kendini böyle sözlerle tatmin etmeye ve "laf soktum" havalarına girmeye devam edersin. bu arada kendini kandırman için ben bir konu daha vereyim. eski önemli başkanlarınızdan birisi sizin takımın şike yapmadığına kefil olamayacağını dünyanın en net cümleleri ile beyan etmiştir. şimdi gidip bu konu hakkında da birkaç kılıf bulmaya çalışabilirsin. daha o kadar çok şey var ki, hepsinden bahsetsek başka bir iş yapmaya vaktiniz yetmeyeceğinden burada duralım şimdilik. ama son olarak önemli bir konu hakkında da bir iki şey söyleyelim.

    gelin televizyonlar karşısında milyonlar önünde ve ülkenin en saygıdeğer istatistik bilimcileri ve sektörün önde gelen isimleri ile birlikte bazı şeyleri tartışalım. yani tartışalım derken, böyle bir program düzenlensin. o programda da her zaman üzerine bastığımız "fikstürdeki akla ve pozitif bilimlere aykırı durumlar" tartışılsın. hatta insanlar son ana kadar sussun, o süreç zarfında yapay zekalar konuşsun. en olmadı, belli başlı grupların temsilcileri tarafından online olarak ulaşılabilir şekilde bu konular görüşülsün ve karşılıklı argümanlarla tartışılsın.(üç kere sertçe tahtaya vurma sesi) tamamen eşit ve objektif bir ortamda böyle o onu diyor bu şunu diyor değil tam bir netlikte her şey ortaya dökülsün.

    gel bakalım bazı şeyleri boşa mı konuşuyoruz yoksa temeli var mı? bakalım bizler mi yalancıyız yoksa doğruyu mu söylüyoruz? aksi takdirde yol gösterici düşünce özür dilemenin bir erdem olduğudur. haksızlığını kabul etmeyenin namert olduğudur.

    peşin edit: bunu yazana kadar silip gitmiş adam. ss de alınmadı maalesef. neyse, kalsın yine de. bazı troller gerçekten hiçbir ahlak sınırı tanımıyorlar. virüs elbet dünyada kontrol altına alınır, ama bu trollerin her mecrada devamlı olarak ektikleri nefret tohumları ülkeye en az onun kadar zararlı olacaktır. bu da bir çeşit virüstür. zihinleri, bilinçleri, karakterleri ve kalpleri etkileyen bir virüs.
  • büyük beşiktaş: her türlü şike teşvik oyuncu ayartma işlerinin kitabını yazmış kediciklerin, bu aralar kendilerinden bildikleri işleri gelip yansıttıkları ağlama duvarı. bu ağlayarak, çalarak haram kupalar kazanmaya alışmış kediler yüzünden başlık himmetli çorap kokusundan geçilmiyor. trollerin kabusu olmuş camia.

    her yüz yılın efendisi büyük beşiktaş.
  • o değil de özledik.

    tanım: güzel takımım.
  • bazı fancıklara entry girmek için gecenin bi saatini bekleten takımcık.

    semt olarak güzeldir. bana floransa'yı hatırlatır.

    floransa demişken aklıma geldi.

    biliyorsunuz italya'da şike skandalı patlak verdi 2006'da.

    birkaç takımın şike yaptığı ulusal ve uluslararası çapta tüm merciler tarafından tescillendi. yani tescilli şikeciler var.
    ama bu olayda en çok juventus'un adı anıldı. fiorentina'nın da şikesi tescillendiği halde fio'yu pek şikeci diye anmazlar. hemen akla juventus gelir italya'da şikeci denince. neden? çünkü juventus büyük takımdır. ezik gibi süt kupasını almak için şike yapmamıştır.

    şike skandalında bile büyük şikecilerin yanında küçük şikeci olarak anılan bazı fiorentine fancıkları ise bu duruma çok bozulur.

    yahu şikecilikte bile adımız pek anılmıyor; küçük şikeci, yancı şikeci, zavallı şikeci, tinerci şikeci, karaktersiz şikeci, çıkarcı şikeci, fırıldak şikeci yalaka şikeci, evrakta şikeci, at şikecisi olarak anılıyoruz diye isyan eder fiorentina fancıkları.

    yazık. zavallı fancıklar.
  • dikkatle takip ediyorum, son zamanlarda basligi saldiri altinda. ortada elle tutulur bir haber, detay ya da gundem de yok, ama anlamsiz sekilde saldirinin dozu artiyor.

    bugune kadar rakip takim ya da o takimin futbolcusu, ya da bizimle oynadiklari maclar harici maclarinin basliklarina yazdigim entry bir elin parmaklarini gecmez. onlarda satasma, hakaret falan degildir yani. ama masallah bir troll guruh var, geceyarisi gecince bu baslikta.

    bakiniz genc ve heyecanli arkadaslar, besiktas bu ulkenin en buyuk bir kac camiasindan biridir, siz gelip basligina “besikcik, kucukler, ezikler” yazinca bir sey degismiyor yani. ya da bu takimi tutanlara kufredince de bizden eksilen bir sey yok, en fazla kendi terbiyesizliginizi ortaya koyarsiniz. klavye delikanliligini birakin o yuzden. benim nazarimda fenerbahce’de, galatasaray’da, trabzonspor’da cok buyuk camia ve kuluplerdir. kim en buyuk dersen ben bu renklere gonul vermisim besiktas diyecegim, sen rakibime baglisin onu soylersin. ama hepsi de yuzyillik devlerdir. hepsinin baskin oldugu ve bocaladigi donemler olmustur, bugun de boyledir. trabzonspor 7 sezonda 6 kez sampiyon olurken uzun sure zirveden uzak kalacagimi taraftarlari hesap etmis midir? ya da gs 10-11 sezonunda ligde dokulurken kucuk camia mi olmustur, fenerbahce gecen sezon kumeye tezahuratlari ile mi kucuk kulup oldu? kizmak kizdirmak bunlar hep var, stadin atmosferinde agzina geleni soylersin bu da tamam, ama su sosyal platformda sirf rakipten diye ana avrat sovmek kusura bakmayin da ancak zeka geriligi ile aciklanir.

    turkiye’de en onemli eksik nezaket, lafa geldi mi en egitimli kitle bu sozlukte, ama futbol sozkonusu olunca ne hikmetse herkes ilk insana donuyor.

    lafi uzatmaylim, sirf birileri gelip basliginda hakaret etti diye buyuklugunden bir sey eksilmeyecek bana gire turkiye’nin en buyuk kulubudur.

    son not: sacmalayanadaminklavyesi isimli zavalliyi ayri tutuyorum, zira siyaset basliklarinda besiktas’a sallayacak kadar gozu donmus bir trolldur. ciddiye almiyorum.
  • ihsan kalkavan'ın teşvik için reklam vermesi

    ulan bir taraftan mesut bakkal gibi ne eski takım arkadaşlarının ne hocalık yaptığı futbolcuların hakkında iyi bir laf etmediği hem aldım dediği adamın * yalan söylüyor hem de hep beraber aldık dediği takım arkadaşlarının yalan söylüyor almadık yok öyle bir şey kitabı satılsın diye yalan söylüyor diyerek yalanladığı yani tanıyan herkesin yalancıdır diyerek yalanladığı bir müfterinin iddiasına tutunacaksın...

    bir taraftan da tanığa ihtiyaç duyulmayacak şekilde 3 sene futbol şube sorumluluğu yapan adamın galatasaray ve fenerbahçe'nin rakiplerine teşvik primi verdim galatasaray ve fenerbahçe ile olan maçlarında onları yenmeleri için reklam verdim diyen fetöcü asbaşkanının 1. elden yaptığı ve tanığa ihtiyaç duyulmayan itiraflarını sümen altı edecek duymazdan gelecek ve kulağının üstüne yatacaksın...

    şerefsizlik bunu gerektirir...

    verin ulan 1989-90 ve 1991-1992 şampiyonluklarınızı fenere ve 1990-1991 şampiyonluğunu galatasaray'a....

    tanım : küçücük takımcık içi dolu şikecik....
  • 30 yildir ulke futbolunun icine her turlugu pisligi sokan kulubun serefsiz taraftarinin agzindan cikaramadigi canimiz.

    almanya, ingiltere, italya vs. liglerinden biri olsa kapatilacak olan kulubun moron taraftari yedikleri boklari sindirmekte zorlandiklarindan her sanci nobetinde solugu basliginda aliyorlar.

    bizzat kendi baskanlari itiraf etti, kendi himmet sever futbolculari itiraf etti, eski hakemler itiraf etti, eski rakip takim oyunculari itiraf etti, fetullahin kendisinin carcaf carsaf videolari var ama bunlar hala etrafa bok atma pesinde.

    al oturma organina fitil niyetine sokarsin pek sayin amk cocugu. belki sindirimine yardimci olur.
  • çoğu yazarın engelli listesinde olduğu için yazdıkları gözükmemesine rağmen istisnasız her gün günün ilk saatlerinde ilkokul seviyesindeki laflarla başlığına damlayan ergen tiplerin saldırısına uğrayan takım. çok merak ediyorum akıl sağlığı yerinde olan bir insan nasıl olur da bıkmadan usanmadan bu mesaiye devam edebilir? trollük falan olamaz bu artık bir iki kere yaparsın bıkarsın çünkü. her gün buraya gelip insanları tahrik etmeye çalışmanın, kavga ortamı yaratmanın kime ne faydası var? cidden öylesine sormuyorum bunu bu derece bir mesaiyi kimse trollük olsun, sözlükte isim yapayım diye harcamaz çünkü. tabi ben bu kişileri tanımam etmem belki akıl sağlığı bozuk kişiler de olabilirler. belli başlı kelimeleri takıntı haline getirip sürekli anlamsız cümleler içinde kullanmak yaygın bir şizofreni belirtisidir.

    sözlük yönetimi buna nasıl müsade ediyor onu da anlamıyorum. düşünün bir mekanın var ve o mekana her gece belli başlı tipler gelip sistematik bir şekilde mekandaki belli bir grubu kasti olarak tahrik etmeye çalışıyor. buna hangi işletme izin verir?
  • (bkz: #107880962)

    cevap verdiğini iddia eden ama içinde hiçbir cevap olmadan beşiktaş'a karşı başka başka iddialar ile suçlamalar yapan enteresan yazarı gösteren takımımızdır.

    bir de "dandirik camialar" diye giydirmeye çalışmış yine. mantık olarak, saldırı gelmeden konuşmam diyen ama ilk etapta durduk yere twitter üzerindeki paylaşımları buraya taşıyan birisinin sözü ne kadar doğru ise "dandirik camialar" sözü de o kadar doğru olmalıdır. bir de "sürekli g.t etmek zorunda kalıyoruz" falan demiş. sana sataşan olmadan buraya yazan sensin. sonra senin yazdığına karşılık yazılar yazılıyor. senin yazılarında buradaki somut iddialara bir cevap olmadığı gibi, kendi yazdıklarında da sürekli "gelip buraya ağar diye ötecekler" tarzı bir üslup takınıyorsun ama sorsan g.t ediyorsundur. tabi ki ya.

    peki o zaman, başlayalım.

    ilk olarak kapı gibi orada duran gerçek neymiş? semra özal bizzat malatyaspor'a "beşiktaş'a yenilin." diye mesaj göndermiş. evet, bir de bu mesajın whatsapp kayıtlarından tut, görüntülerine kadar her şey ortadaymış.. falan diyeceğim sanılmadı umarım.

    bu mesajın kaynağı, kan davası yüzünden cinayet işleyip hapse giren ve daha sonrasında hapisten çıkınca kabadayılığa merak saran ve ayrıca avrupa'da da 2.5 ton malla yakalanan ünlü bir mafya babasının gazetelere verdiği demeçtedir. (not: aynı kişinin meşhur kabadayı dündar kılıç'ın kendisine bir konuda "biz çekiliyoruz sen varsan" dediği gibi bir iddiası da mevcut.) o kadar "kapı gibi" iddialar yani. sözlükte de daha öncesinde tartışılmış ve en detaylı açıklamalar ile bir dostumuz tarafından (bkz: #90124482) şu şekilde en ince ayrıntısına kadar incelemesi yapılmış. zaten fazlasıyla her şeyi yazdığı için üzerine söylenecek pek fazla söz yok. ağzına sağlık. bu arkadaşlar teker teker en aşağı 10 defa o yazıyı hazmede hazmede okumalılar.

    yalnız işin en vahim tarafı şudur, böyle bir demeci kapı gibi görenler vakti zamanında hakan şükür tarafından malum birisinin hangi başarılarda katkısının olduğu hakkında atılmış olan tweeti görünce neler söyleyeceğini inanılmaz merak ediyorum. vakti gelince bazı gerçeklerin açığa çıkacağı beyanlarını nasıl görmezden gelecekler onu düşünüyorum. eski yöneticileri altaylı tarafından geçmişte televizyonda milyonlar önünde edilen "fg'nin eli gs'nin üzerindedir." gibi dünyanın en açık cümlesi hakkında neler uyduracaklarını merak ediyorum. artık hangisi daha "kapı gibi" gerçeklerdir? onu dünyanın en subjektif karakteri bile inkar edemez zaten.

    işin bir diğer yanı da "ulan samet aybaba'nın yazdığı kitabın kapağında bile özal'lar var." cümlesidir.

    bunu acaba yanlış mı görüyorum diye tekrar tekrar baştan okudum. ve emin oldum. doğru. böyle tarihi bir cümle sarf edilmiş. gerçekten.

    ya, şu cümle o kadar inanılmaz ki.. bak, o kadar inanılmaz ki. hakikaten pes artık ya. 2016 senesinin sonunda türkiye'yi kasıp kavuran birtakım görüntülerden ve tarihi beyanlardan haberi yok demek ki bunların. çünkü, bir fotoğraftan bin senaryo çıkaranlar apaçık derecede binbir veriden nasıl sonuçlar çıkarırlar? orası vicdanlara kalmış bir mevzu.

    kapı gibi sonuçta. birincil ağızlar, birincil kişiler, birincil veriler. kapı gibi.
9 entry daha