şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sergen attı şampiyonluk geldi)

    (bkz: ibrahim üzülmez) -- sağ ayak

    (bkz: pascal nouma) -- kendi boynunu kırma pahasına attığı kafa golü
  • önce beşiktaş'tan başlayayım;

    alpay özalan bir cumhurbaşkanlığı kupası maçında oyuna girdiği deparla ceza sahasına girip gol atmıştı.

    sergen'den süper goller yemiştik, hatta bir maçta kalecimiz mehmet kafayı direklere vurmuştu.

    şifo'nun röveşatası ve nihat kahveci'nin 90'a attığı gol.

    sergen attı şampiyonluk geldi.

    ibrahim üzülmez'den abukça bir gol yememiz.

    galatasarayım tarafından ise;

    hasan kabze kapağı.

    sami yen'de iliç'in gecesi.

    3 gün içinde bjk'ya 6 fenere 4 atmamız.

    hakan ünsal'ın hayvani golü

    felipe melo'nun bjk maçları

    beşiktaş'ın yenilmezlik serisine son vermemiz

    son olarak; http://4.bp.blogspot.com/…harry-kewell-besiktas.jpg
  • (bkz: 2 avans 3'te biter)

    tanju'nun tek ve ulvinin kendi kalesine attığı golle 2 -0 gerideyken ali'nin 2 ve feyyaz'ın golü ile beşiktaş'ın muhteşem bir geri dönüş yapması.

    aha görüntüsü

    http://www.sporxtv.com/…-nostalji-1991sxtvq26804sxq
  • zamanında yazmışım bu rekabet ile alakalı bir şeyler;

    (bkz: #38076819)

    galatasaray maçlarını derbi gözüyle görmeyeli de yıllar oluyor bu arada. elimde değil bakamıyorum. önceden böyle değildi ama, şimdiki uefa kupası çocukları bilmez lakin bir ağırlığı, bir saygınlığı vardı bu rekabetin. sağolsunlar galatasaray yönetimleri ve fanatikleri amına koydular zamanla. hep söylemişimdir, fenerbahçe ve galatasaray arasındaki rekabetin hiçbir altyapısı yok. birbirlerine neden düşman olduklarını sorsanız, çok salakça cevaplar alırsınız. temeli yok bu düşmanlığın, elle tutulur hiçbir sebebi yok. ama beşiktaş galatasaray rekabeti öyle değil. tabii ki bizim için öyle değil. galatasaraylılar yıllarca kardeş takım ayağına rekabeti pasifize edip salağa yattılar ama son yıllarda ok yaydan fazlasıyla çıktı.

    uzatmaya gerek yok. galatasaray; yönetimi ve taraftar profilini toplayınca, baba parasıyla geçinen ve olabildiğine çiğ bir ortamı bulunan ergen tipinde. başarıya endeksli küçük burjuva hayat tarzı da cabası. beşiktaş ise yine olabildiğine senin, benim gibi bir adam. hatalarıyla, günahlarıyla, duruşuyla galatasaray'a nazaran çok fazla gideri olan bir adam hüvviyetinde. ki; yıllarca hakkı yenen, uğradığı kahpelikler görmezden gelinen, otorite tarafından her daim ezilmeye çalışılan ve sarışın kızkardeşlere oranla hep daha sağlam bir duruş sergileyen halkın takımından bahsediyoruz. sırf bu yönümüzle bile fenerlilerden çok daha fazla argümana sahip olduğumuzun bilinciyle, galatasaray nefretinin ne boyutlarda olduğunu anlatabiliyorum umarım. ha feneri de sevmiyoruz ama onların olayı başka. onlar biat kültürüyle yetişmiş insanlar. yıllardan bu yana aziz'in kayığına binmiş gidiyorlar. yaşamadık ama; hem ali ismail korkmaz diye bağırıp, hemde rabiacı emre'nin terlettiği formaya eyvallah demek değişik bir duygudur tabii. neyse, konumuz dağılmadan bitireyim. bu bir rekabet değil, bir maç değil, adına ne dersen de ama bunun adı spor değil. çok eskilerde yaşadım ben o duyguları, şimdiki mevzunun içeriği çok başka çok.

    ne zaman eski günlere dönmek adına adam gibi el uzatır ve samimiyetinizle bizleri inandırırsınız, uzattığınız eli havada bırakanın ta anasını sikeyim. ama bu halinizle, evlat olsanız sevilmezsiniz. üzgünüm.
  • taffarel'in parmaklarının çıktığı ve yine taffarel'in omzunun kırıldığı anlar uzun süre hafızalardan çıkmamış filmlere konu olmuştu.
  • 18. yaşıma girdiğim doğumgünümde, cim bom 2-1 yenikken hâlâ futbolunu büyük hayranlıkla hatırladığım saşa iliç'in çat çat 2 gol atması ve 3-2 kazanmamız. bizim radyodan dinlememiz...

    ayrıca galatasaray ve beşiktaş'ın annemin de söylediği gibi kardeş takım olması. zamanla iki kulübün nasıl birbirinden uzaklaştırıldığı. 92-93 sezonu bilmem ne saçmalıklarıyla, kompleksleriyle bir güzel dostluğun çok çok azalması...

    hatta ve hatta zalad'ın bile çıkıp "sinan engin bana antrenörlük teklif etti" dediği sezon hakkında hâlâ galatasaray'ın şike ile şampiyon olduğunu düşünen milyonlarca beşiktaşlı var. yazık günah şu dostluğa. sizin de suçunuz yok, futbol medyasının, çakalların suçu bu. her neyse konumuz bu değil.
  • 91 - 92 sezonu şampiyonluk maçı.

    arif- ahmet çakar iş birliği sayesinde başlamak üzere 3 kere yenik duruma düşmemize rağmen şifo mehmet, ali gültiken ve sergen yalçın'nın golleri ile 3. ardışık şampiyonluğumuza ulaşmamız

    https://www.youtube.com/watch?v=hltlsmbe1ge
  • 21 aralık 2008 galatasaray beşiktaş maçından sonra erman töroğlu pozisyonları yorumlarken ''kaleci topa basarsa topa sahip olur, bundan sonra yapılan müdahale fouldur'' kuralını anlatırken , oynatalım demesi , rüştü'nün topa basması, servet çetin'in vurması ardından gelen gole nizami gol demesi. aynı maçta cüneyt çakır'ın delgado'yu show amaçlı atması.
  • galatasaray'ın kümede kalma mücadelesi verdiği 3 sene önceki sezonda 30 nisan 2011 beşiktaş galatasaray maçında yeni açıkta bayrak direğine çıkan galatasaray amigosu ile tüm stadın dalga geçmesi.

    maç sonunda ise galatasaraylı arkadaşlardan ricamız,

    http://www.youtube.com/watch?v=vqv0r6nmvlg
  • alpay'in hakan şükür'un burnunu kirmasi..
    ibrahim üzülmez'in sami yen'de sag ayagiyla attigi gol..