• aslında bir kısmı böyle bir şeydirler : http://videogaleri.gazetevatan.com/…ncesi-olay.html

    ben bunu hazmedemiyorum arkadaş, allahın dandirik bir gösterisi için onlarca adamı coplayan, bir kişinin üzerine sinek gibi üşüşüp meydan dayağından geçiren polis denen meslek grubunun, beşiktaş meydanında toplanıp zincirlikuyu'ya kadar (ki normal yürümeyle yaklaşık 30-40 dakikalık bir yoldur, tezahürat falan dahil toplu olarak yürününce daha yavaş yüründüğü varsayılırsa 1 saat-1saat 15 dakika kadar diyelim) yürüyen, metrobüslere saldıran, camlarını kıran, geçen arabalara taş atan, sürekli küfür eden, huzur kaçıran ve pazar günü trafiği felç eden bir köpek sürüsüne (bu gönderme bu çapulcu takımına yapılmıştır, insan gibi olan beşiktaş taraftarlarını tenzih ederim) müdahale etmemesini istanbul gibi bir şehirde ben anlamıyorum ve kabul edemiyorum. bana kimse emniyet görevlileri işini iyi yapıyor demesin. şu olayın cereyan ettiği 1.5-2 saat içerisinde bir polis ekibi toplanıp "s.ktirin adam gibi maçınızı izleyin" şeklinde bu it sürüsü dağıtılamıyorsa ben bazı kimselerin yapacağı işin taaa...

    ha bu arada bu çapulcu ordusunun kullandığı yol (beşiktaş - zincirlikuyu - metrobüs - kadıköy ) en kullanışsız yoldur, normalde beşiktaştan - kadıköye gitmek isteyen bir topluluk, beşiktaştan vapura atlar 25 dakikada kadıköye oradan da 15 dakikalık bir yürüme ile stada ulaşır. bu olay belli ki huzur kaçırmak, istanbul halkına bir pazar gününü nasıl zindan edilir göstermek için düşünülmüş bir beşiktaşlı taraftar duruşudur. ha gerçi vapurla gittikleri zaman farklı olaylar olmuyor, zamanında buna benzer beşiktaş grupları kadıköy çarşıdaki bir çok cam ve çerçeveyi indirmiş ve onurlu ve gururlu beşiktaş duruşunu sergilemişlerdir.
  • son söylenenlere göre 500-600 tanesi beraber buluşmadıkça, bağıra çağıra yol kesmedikçe hiç bir yere gidemiyorlarmış. bir de kulüpleri o kadar ilgisizmiş ki, bunlara bir vapur/otobüs bile ayarlayamıyormuş. ne acı.
  • bu taraftarlara kadıköy deplasmanı sırasında, daha maçtan önce bilet kuyruğunda, maç günü stadta girişte-çıkışta polis tarafından yapılan eziyetler bilinmediğinden ''hayat ne güzel aslında bu çocukların ceplerinde parası var, hepsi üniversiteli çocuklar, anneleri babaları düzgün ama nasıl katil oluyaaaaakiiiieeee bu çocuaaak??'' muamelesi yapılmaktadır.

    yaptıkları doğru değildir, fakat sen bi maç izlemeye gidecek adamlara kuduz muamelesi yaparsan bu insanlar polisin kontrolünde olmadığı anda&yerde bir yanıt vermeye çalışacaktır.

    mesela size en kolayından bir örnek vereyim. biz kadıköy'e giderken 'teker teker' gelmemiz istenir, toplu halde vapurla gidişimiz kesinlikle yasaktır. fener taraftarı inönü'ye gelirken toplu halde vapuruna biner, iner, polis kordununa alınır, stada konulur. biz fener stadının yanında toplanıp polis kordununa alınır, o kordonda stada doğru yürürken üstgeçit aralarından kafamıza bira şişeleri yeriz.
  • niye kendilerine kuduz muamelesini sorgulamak yerine, "onlara iyi davranılıyor, biz de her yere saldıralım" diyen taraftar topluluğudur. maçlarda en çok övündükleri şey şu kadar süre ile şu kadar desibelde bağırmalarıdır, maç dışında en övündükleri durum şuraya kadar gittik hepsini dövdük geldiktir. sonra hala kuduz falan.

    edit: onlar takmazlar ayrı.
  • zamanın çoook ötelerine gideceğimi bilememe rağmen yazmak istiyorum.. küfür etmekle övünen garip bir oluşumdur bu taraftarlar. hepsi kendi aralarında çok iyi insanlar, kültürlü falan (ki diğerlerine oranla daha kültürlü bile denebilir) insanlar ama beşiktaşlı olduklarını hatırlayınca bir anda küfür canavarı olup, bir de bununla övünüyorlar.. ilginç.. çok ilginç
    not : bu entry ne bir gün önce oynanan derbi ile ne de bundan önceki entrylerle alakalıdır.. aklıma geldi, söyleyeyim dedim...
    he bir de, tabii ki her genelleme gibi bu genelleme de yanlıştır...
  • 19 eylül 2010 fenerbahçe beşiktaş maçı için kendilerine en son laf etmesi gerekenler fenerbahçe taraftarıdır. devre arası olduğunda"ibrahim ananı gö... si..." diye tempoyu beşiktaşlılar mı tutturdu? veya volkan beşiktaş taraftarına mı dönüp bağırın biraz diye serzenişte bulundu? ne biçim fanatizminiz var arkadaş anlamadım valla.
  • saygı duruşu esnasında küfür eden bir grup amın oğlu esteban dışında türkiye'nin tartışmasız en iyi taraftarı. bu konuda tartışmaya dahi girmem. tutup da 30-40 kendini bilmez çapulcunun yaptıkları yüzünden kimse bütün camiaya bok atmaya çalışmasın. ben kadıköy'de fenerbahçeliler tarafından sırf üzerinde forma var diye çocuğunun yanında denize atılan beşiktaş taraftarı biliyorum lan, kalkıp bütün fenerbahçeliler potansiyel katil dedik mi?

    fenerbahçe deplasmanında 86. dakikada gelen beraberlik golüne sevinmek gayet normal bir şeydir, tam tersi olsaydı fenerbahçeliler de inönüde sevinecekti kimse sikmesin birbirini. (bkz: lafınızı bilin salak)
  • bu başlıkta yazılan entryleri görünce aslında bu entrylerin "kendinden geçmiş futbol holiganları" başlığına taşınması daha mantıklı olacağını düşündüm. beşiktaş taraftarının yaptıklarının hiç bir savunması yok. ne metrobüs camlarını kırmaları, ne de yoldan geçen arabalara küfür etmeleri, taş atmalarını savunacak değilim. ancak bunları sanki bir tek beşiktaş taraftarı yapıyormuş gibi, yermek de pek akıllıca gelmiyor bana.

    daha önce fenerbahçe ve galatasaray taraftarlarının, rakip taraftara gösterilen terönünü yaşadım, hatta bazılarını sözlüğe yazdım. ama hiç bir zaman tüm taraftar grubunu zan altında bırakmak veya tüm takım taraftarına bok atmak gibi bir yola başvurmadım. ya da aklı başında hede taraftarına sözüm yok bla bla diyip, arkasından tüm camiaya gönderme yapacak şekilde hedelik duruşu işte bu diye bok atmadım.

    ne yazık ki bizim futbol kültürümüz bu işte. maçlara giderken ortalığı kır geç, bunun için rakip taraftar da bizim kafamıza bira şişesi atıyor ama diye kılıf uydur, benzilik yağmala, adam bıçakla, silahla vur gibi etkinliklerimiz var. değişik bir psikoloji bu, eğitimle filan da açıklanmıyor. en son gittiğim 16 eylül 2010 beşiktaş cska sofya maçında, önümdeki 40-45 yaşındaki abla ve diğer bir çok kadın taraftarın bile, ananın amına koyayım, fenerbahçe tezahüratlarına eşlik etmesini tekrardan canlı canlı gördükten sonra, eşimi ve oğlumu alıp bir beşiktaş maçına gidip gitmemeyi düşünür oldum tekrardan.

    başlığa gelince, evet beşiktaş taraftarı candır, çarşı kalbimizdedir. yaratıcıdır, susmayandır, kötü günde destekleyendir, şov yapandır ama aynı zamanda bir bölümü, aynen diğer kulüplerin bazı taraftarları gibi terör estirendir ne yazık ki!