şükela:  tümü | bugün
  • dinamo kiev eşleşmesinden kendine dersler çıkarmasını naçizane beklediğim yönetimdir. bir tarafta milan'da efsane olmuş sonra gereksiz bir chelsea macerası yaşamış shevchenko. ilk maç inönüde ve sheva ilk golden sonra kapalıya hareket yapan arkadaşına resmen fırça çekiyor. mümkün olduğunda geriye geliyor sahada herkese ve bazen hocasına bile direktifler veriyor. araya bir de gol sıkıştırıyor ve sanki milan günlerinde intere yazmış gibi seviniyor. adam resmen yeniden doğmuş.
    bir tarafta quaresma.maç koptu tur gitti yaee diyerek son dakikada rakibe sallıyor ve kırmızıyı görüyor. şimdi şunu kabul ediyorum. bu adam öküz gibi oynadığı her maç götünden ter akıttı. gerilere geldi toplar aldı.herkesten daha fazka mücadele ettiği de oldu. saçma şutlar denese de güzel goller de attı.buraya kadar herşey eyvallah. asla bir futbolcu hata yaptı diye gitsin diyen biri değilim ve beşiktaşa da böyle bir ahmet çakar zihniyetini yakıştıramam. evet tur imkansızdı ama bu maçta quaresma da olmalıydı. guti,ernst,sivok,bobo nasıl varsa quaresma da olacaktı. kimsenin böyle boktan bir maçta boktan bir havada takımını yalnız bırakma gibi bir lüksü olamaz. ama yönetim kombinelerin üzerine 7 numaralı şort giymiş bacak resmi bastırarak bu lüksü veriyor belki de sezon başında.
  • bugün yaptıkları açıklamayla büyük bir çelişki içerisinde olduklarını spor kamuoyuna saygılarıyla duyurmuş yönetim kuruludur.
    http://www.bjk.com.tr/tr/haberler.php?h_no=20036

    son paragrafa dikkat:
    türk futbolu’nun mihenk taşı olan, her zaman doğruları savunarak şerefli ikincilikleri ile övünen beşiktaş jimnastik kulübü’nün yönetim kurulu olarak, türk futbolu’nu bu zihniyetteki kişilerden kurtarıncaya kadar mücadelemize devam edeceğimizi spor kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

    e be güzel kardeşim seni çok uzağa değil, bir hafta öncesine götüreyim ister misin? e hadi buyur bakalım:
    http://07harfli.blogspot.com/…e-hakem-hatalari.html
  • bernd schuster'in avukatının türkiye'ye gelişinden sadece üç gün sonra görevden ayrılışını istifa (!) olarak açıklayan ve bizlerin de buna inanmasını bekleyen eşsiz insanlar bütünü. he anam biz de akılsızdık, yedik bunu. schuster de zaten doğduğundan beri beşiktaş hayranıydı, o yüzden 3 milyon euroluk tazminatı bıraktı gitti değil mi?
  • rekor denilebilecek prim dağıtan muhteşem yönetimdir.

    http://www.hurriyet.com.tr/…ol/17262244.asp?gid=373
  • başkanı yıldırım demirören olan topluluk. 2011-2012 futbol sezonuna girerken 3 adet gurbetçi yerli transferi ve diğer transferlerle 'ulan aslında akıllı işler yapıyolar sanki, he?' dememe neden olmuştu. ta ki dün gerçekleşen "bebe" transferine kadar.

    #23975818 nolu entrymde de belirttiğim gibi futbolcunun kapasitesi ve yapabilecekleri konusunda pek bilgi sahibi değilim. ama sonuçta 1995 yılında da değiliz. her futbolcunun bir reputation'ı var, daha önce neler yaptığından çocukluk yıllarına, takım arkadaşlarıyla ilişkilerinden karakter yapısına kadar öğrenebileceğimiz bir internetimiz var, dünya çapında scoutlara sahip olan, kariyersel başarısından tatmin olmadıysak bu scoutlar bu çocuğun yeteneklerine kaç puan vermiştir acaba diye açıp bakabileceğimiz güvenilir ve oyunun ötesinde bu işte gayet ciddi takılan football manager oyunumuz var. teknolojiye burdan saygılar ancak benim burda öncelikli ilgilendiğim bu bebe'nin yetenekleri falan değil (ona az çok baktım), benim ilgilendiğim beşiktaş yönetiminin amacı nedir ve bu amacı gerçekleştirmek için ne yapmaktadırlar.

    bobo'yu gönderdiler. tamam, dünya çapında yeteneklere sahip değildi ama herşeyiyle onu tanıyorduk ve seviyorduk ama madem ki bir hedefimiz var (ki bu da her kulvarda şampiyonluk), buna ses çıkarmayabiliriz o yüzden. forlan mı? hımmm, evet! forlan'ın olayı nedir? geldiği zaman bizdeki maç içindeki hissiyatı ne olacaktı?

    şu! :

    kaleciyle karşı karşıya kaldığında şüphe duymayacaktık. gol kaçırmayacak mıydı? elbette kaçıracaktı. ama biz 'ulan forlan'da kaçırıyorsa biz daha ne yapalım ki' diyebilecektik. kafamızda acaba bu oyuncunun gol vuruşları yetersiz mi gibi soru işaretleri kesinlikle oluşmayacaktı. bobo'da kafamızda bu sorular olabiliyordu. ulan şurda daha kaliteli bir adam olsa şu maçı almıştık resmen şu golü atsaydık şöyleydi böyleydi keşkeleriyle yaşıyorduk bobo varken.

    forlan gelseydi bizim bir amacımız var ve bu amaç doğrultusunda gerekli herşey beşiktaş yönetimince yapılmıştır diyebilecektim. herhangi bir başarısızlıkta onları suçlayamayacaktım. ha, forlan hastası bir adam mıyım? değilim. bu forlan olur veya kalitesi bobo'dan miras kalan çıtayı yükselten herhangi başka biri olur farketmez.

    daha bebe olan bebe'ye olumsuz bir şey demek istemiyorum. bebe yine alınabilirdi. 20 yaşında, güçlü, süratli, set şutları olan (her ne kadar isabet oranı düşük olsa da) bir futbolcu olduğu ufak bir kaç videodan anlaşılabilecek şeyler. ama bebe bobo'nun gönderilip hedeflediğimiz başarıları yakalamak için koskoca beşiktaş'ın 'bu adam gol atacak biz de kazanacaz, haydi bakalım' diye aldığı adam olmamalıydı. neye güveniyoruz ki bu transferi yaparken? bebe geçtiğimiz sezon manchester'da iyi bir performans mı göstermiş? yoksa kiralık gittiği başka bir takımda goller mi atmış? ya da milli takıma seçilmiş, orda mı oynamış? nedir yani? gelecek vadeden ama vadettiği gelecek adına da herhangi bir iz bırakmayan bir futbolcu. belki de o izi burda bırakır, kim bilir. ama beşiktaş deneme tahtası mı? manchester united hedeflere koşarken bu adam ile riske girmez iken, 'bizim işimiz gücümüz var alın şunu bi oynatın da biz de izleyelim bakalım iyi oynarsa belki alırız ya da farketmez alın size opsiyon sizde kalsın amk yaa uğraştırmayın bizi' der iken beşiktaş hedeflere bu transfer ile koşacak. açıkça gördüğüm beşiktaş yönetiminin gayesinin hedeflere ulaşmak olmadığıdır, gayesi "idare etmek". yani yönetmek değil, durumu "idare etmek" ya da etmeye çalışmak. onu da eline yüzüne bulaştırmak.
  • tüm zamanların en beceriksiz en hatalarla dolu yönetimi. her geçen sene, her gecen gün, her geçen saniye düşünme organlarını yitiriyorlar. nasıl olurda avrupanın takip ettiği genc yetenekleri fona verirsiniz. bahsi geçen futbolcuları satamayacağınızı düşündüğünüzden mi fonun kucağına bırakıyorsunuz, allah aşkına bu kadar mı beceriksizsin ey beşiktaş yönetimi. murat aksu akpli, ona oy verilmez diyenlerde şimdi götlerine kına yaksın, osura osura uyusun.
  • artık gözündeki at gözlüğünü çıkarıp gidişata bir bakması gereken yönetimdir.
    stad boş.takım boş sahaya oynuyor.kombine satamadılar.
    neden ? (bkz: #24295972) (bkz: #25581853)
    kombine fiyatını belki de kendilerine ''yeter '' diyecek taraftarı uzak tutmak için kabul edilemez bir zamla taçlandırdılar.
    ''işte hendek işte deve '' dediler, taraftar baktı olmadı vazgeçti..
    bilet satarız yine dolar diye düşündüler sanırım..
    play off var, maçlar 3-4 günde bir.
    ''kale arkasını 30 liraya düşürdük yine gelmiyorlar daha ne yapalım '' diyordu dün mete düren.

    şaka mısınız siz mete bey ?

    hangi ülkede yaşıyorsunuz, beşiktaş taraftarı seneler senesi ''halkın takımı '' diye boşuna mı geçti.
    3-4 günde bir 30 lirayı bile veremeyecek insan dolu bu ülke, farkında değil misiniz ?

    hadi geç onu, haftada 1 maç oynanırken de kapalı 90-100 lira idi, şimdi de.. kardeşim nasıl dolacak o stad, aklın kesiyor mu ?

    bir mantıklı düşünün, bir sakin düşünün, evet taraftarın size, berbat yönetiminize, başkanın beşiktaşın sorunlarından ziyade kendi statusunun peşinde oluşuna verdiği bir tepki var.
    evet kötü futbol oynanıyor ve gelip de sinirini bozmak istemeyen bir kitle de var.
    ve fakat; ne kadar ''bilet fiyatları ucuz '' diye düşünseniz de, hadi diyelim beyaz yakalı bir çalışan olsun, kapalıya gidecek olsun,
    ayda 3000 lira geliri olsun onun..
    ayda oynanan maç sayısını çarpın 90 lirayla, çıkarın 3000 den.
    ki çoğu insan 3000 lira kazanmıyor bu ülkede.
    ki öğrencisi var, asgari ücretlisi var, daha önceden kombine alan insanların arasında bunlar da var..

    stad dolmuyor, adamların morali hepten bozuluyor boş stada oynamaktan, gelen ''verdim ulan parasını futbolcuya da küfrederim, kavga da ederim '' diye düşünüyor, maç sayısı geçtiğimiz senelerdeki gibi değil,
    türkiye ''son yılların en büyük ekonomik atılımını '' yapmış olsa da, o atılımdan yararlanan adam zaten yönetimde, taraftar içinde değil,
    hayat sizlerin bildiği sandığı gibi değil...

    ticarete de kafanız basmıyor, sürümden kazanma diye bir şeyden de haberiniz yok.
    istediğiniz taraftar, kombineyi alsın, maçlara gelsin, kartal yuvasından her ay alışveriş yapsın..

    e be güzelim, o zaman gidip real madrid'e falan yönetici olun.

    türkiye de bu fiyatlandırmalarla, insanlar isteseler de yapamıyorlar..

    anlayın artık bunu.
  • şakacı prenslerden oluştuğunu düşünüyorum.

    eski açığa rahmetli dayımla giderdik. kendisi hakkın rahmetine kavuşana kadar işsizdi. işsizlikten öldü adam! 30 lira çıkarıp verebilir miydi şimdi? bi de yeğeni -ben oluyorum o- var yanında, ona parasını ödettirmeyi de zinhar yedirmez kendine. bi de sosisli falan ısmarlardı arada. üç tane de çocuğu var, onlar da beşiktaşlı, bugün onlar da kol emeğiyle ev geçindiriyorlar. 30 lira verebilirler mi? veremezler kardeşim, ben biliyorum veremezler.

    30 lira sana bana az gelebilir ama birçok insan için haftada iki kere çıkarlıp zevkine verilecek bir meblağ değil.

    sen, sevgili yönetim, fiyatları böyle tuttukça stada gelen taraftar da "parasıyla değil mi kardeşim" diyor, sanki pavyonda karının sutyenine donuna bi ellilik sıkıştırmş da "ha kancık, oyna kancık oyna" diyor. yeminle optik başkan sağ olaydı döverdi bunları.

    takımın dengesi temmuz ayında bozulmuş, taraftarın dengesi temmuz'da bozulmuş.. bunları düzelteceğine "e veriversinler 30 lira da şekerim" diyorsunuz ya, işte köyiçinde katırların arkasına bağlayıp beşiktaşımın başından sizleri yollamak istiyorum.
  • 26 şubat 2012 tarihinde yapılacak mali kongre ile birlikte resmen istifa edecek olan yönetim. 6-7-8 senede 70 küsur futbolcu, 1 lig şampiyonluğu, 3 tane de türkiye kupası vardı herhalde. 440 milyon tl borcunuzu da biz öderiz artık.