şükela:  tümü | bugün
  • 2017-18 sezonu, beşiktaş tarihinin belki de en zor sezonu olacaktır. ama bize topla ve tüfekle gelecek olan başıbozuklara karşı ne yapacağını bilen, her şeyin farkında olan düzenli bir beşiktaş ordusu şarttır. zira beşiktaş'ın üst üste üçüncü şampiyonluğunu almaması için çalışmalar, yapılan algılarla şimdiden başlamış durumda.

    fatih terim'in kovulmasıyla, beşiktaş'ı son 2 yılda şampiyon yapan şenol güneş gündeme geldi. hakemle şampiyon olduğu iddia edilen beşiktaş'ın hocasını, milli takım'ın başına geçirmek için herkes seferber oldu. twitter'da tt listesinde şenol güneş göreve çağrıldı. ekşi sözlük'te hocaya "çakma filozof" diyen yazarlar, milli takım'ın başında kendisini görmek istediklerini söylediler. ondan daha iyisinin olmadığı söylendi.

    şenol güneş, milli takım'ın teklifini reddedince, beşiktaş ve şenol güneş vatan haini ilan edildi. milliyetçi duygular kullanılarak, beşiktaş ortaya atıldı.

    oynanan beşiktaş - konyaspor süper kupa maçına, döner bıçaklarıyla giden konyaspor taraftarları beşiktaş taraftarını tahrik etti. mustafa kemal atatürk pankartları içeri alınmazken, herkes içeriye patlayıcılarla girebilmişti. bizler, vodafone park'ta ayakkabımızın içine kadar aranırken, samsun'da futbolcuların üzerine kelebekle koşan bir konyaspor taraftarı vardı. maç sonunda tüm konyaspor taraftarı sahaya girdi ve beşiktaşlı futbolcuların üzerine koştu. beşiktaşlı futbolcuları korurken, görevli ahmet ateş yaralandı.

    tüm bu olaylara rağmen beşiktaş taraftarı suçlu görüldü ve beşiktaş da pfdk'ya sevk edildi. konyaspor başkanı yaptığı açıklamada beşiktaş taraftarını ortaya attı. bazı vicdansızlar, tribünlerde açılan küçük bir nuriye-semih pankartından dolayı beşiktaş taraftarını pkk yandaşı bile ilan etti.

    fikret orman'ın, suçsuz beşiktaş taraftarı'nı savunmak için yaptığı konuşma; orman'ın "bu bir tehdit değildir" diye üzerine basmasına rağmen "başkan orman, tff'yi tehdit etti" diye servis edildi. bu algılar yüzünden beşiktaş başkanı fikret orman da pfdk'ya sevk edildi.

    yine aynı konuşmada; fenerbahçe kongre üyesi ismail er tarafından maksatlı sorulan "başkomutan pankartı içeri alınırken mustafa kemal atatürk pankartı içeri alınmadı" sorusuna başkanın verdiği cevap çarpıtıldı. "maç bizim stadımızda olmadığı için insiyatif bizde değil. samsun emniyet müdürlüğü'nün kararıdır." dedi ve spora siyaset karıştırılmaması gerektiğini söyledi. bu açıklama fikret orman, mustafa kemal atatürk pankartına siyasi demiş gibi çarpıtıldı ve başkan linç edildi.

    bu bağlamda beşiktaş, spor üzeri meselelerde de hedefe kondu. bir gün pkk'lı, bir gün fetö'cü, bir gün atatürk düşmanı, bir gün vatan haini ilan edildi. "savaşta her yol mübahtır" mantalitesiyle saldırıya uğramaya devam ediyor.

    işte biz ekşi beşiktaş tribünü olarak; lig boyunca devam edecek bu duruma karşı olarak yol haritamızı belirlemek, durumlara karşı tepkilerimizi kararlaştırmak, algılara karşı ters algı oluşturabilmek, planlanan oyunları ortaya kolayca çıkarabilmek ve manipülasyonlara karşı durmak amacıyla bir manifesto yayınlayacağız. tüm beşiktaşlı kardeşlerimi bu konuda istişare etmeye çağırıyorum. nacizane bu konuda tek isteğim, başlığı herkese ulaştırmanız olacak. bunun için bu başlığın ve yayınlanacak manifestonun olabildiğince yukarıda kalması, olabilecek tüm sosyal medya hesaplarından paylaşılması önemli. manifesto'yu yayınlamayı düşündüğümüz tarih, ligin başlamasından bir gün öncesi olan 10 ağustos 2017 olarak belirlenmiştir.

    2004'ten çok daha çetin bir savaşa başlıyoruz. o zaman sadece medya ve hakemler karşımızdaydı. şimdi milli duyguları bile dahil ederek bir savaş başlatılmış durumda. durumun ciddiyeti kadar büyük bir ciddiyetle davranmamız, beşiktaş'ın geleceğini belirleyecek.

    beşiktaş'ı seven herkesin ayık olma vaktidir şimdi. her şeyimiz olan beşiktaş'a daha sıkı sarılma zamanıdır. zor olacak belki ama sonunda zafer bizim olacak.
  • içinde bulunduğumuz dönemle ortamın halini göz önünde bulundurarak ve türk futbolunun geldiği noktaya bakarak, açık yüreklilikle söyleyebiliriz ki; beşiktaş’a karşı sistematik bir savaş başlatılmıştır.

    2000’li yıllardan sonra camiamıza vurulan darbelerin nihayete ermesine tahammül edemeyen bazı “perde arkası” aktörler, bu darbelerden kurtulan ve yükselen beşiktaş’ın üst üste üçüncü şampiyonluğunu elde etmemesi için çalışmaktadırlar ve bunu insanların algılarını manipüle ederek yapmaktadırlar.

    milli takımlar sorumlusu fatih terim’in basına yansıyan “yüz kızartıcı” olayından sonra istifa etmesiyle, beşiktaş teknik direktörü şenol güneş’in yıllarca hor görülmesine ve kendisiyle farklı farklı şekillerde alay edilmesine rağmen milli takımların başına çağrılması, sosyal medyada bununla alakalı kampanyalar başlatılması, beşiktaş’a darbe vurmak için düzenlenen algı operasyonlarının yüzeye vurmuş en güzel örneğidir.

    yemedik, yemeyeceğiz.

    bu algının tutmadığını görmüş olacaklar ki; beşiktaş’lıları, şenol güneş’i ve beşiktaş camiasını hiç çekinmeden, utanmadan, sıkılmadan “vatan haini” diye yaftalamaya çalıştılar. bizler inanıyoruz ki; asıl vatan hainleri, ülkelerini yurt dışındaki platformlarda temsil eden en iyi takımı "vatan hainliği" ile suçlayanlardır.

    kamuoyunun ve sosyal medyanın toplumların kılcal damarlarına etki ettiğini çok iyi bilen bu “perde arkası” aktörlerin, en son beşiktaş ile atiker konyaspor arasında oynanan turkcell süper kupa mücadelesini de fırsat bilmesi bizleri hiç şaşırtmadı.

    bizler biliyoruz ki; türkiye’de hemen hemen bütün taraftar grupları holiganlıkta aşırı ileri gitmektedirler. ancak hiçbir zaman "sahaya bıçakla girecek kadar” geniş hareket alanı bulamamışlardır. beşiktaş’lısı, galatasaray’lısı, fenerbahçe’lisi fark etmez, futbol terörüne karşı herkesin pek ve dik durması gerekmektedir.

    hal böyleyken, konyaspor taraftarlarının bıçakla, patlayıcılarla stadyuma girip, futbolcular henüz sahadayken sahaya inmeleri, altını çizerek söylüyorum; “büyük bir utanç kaynağı ve cezasının verilmesi gereken bir çeşit suçtur.” daha önce hiç aşırılığa bulaşmadığı “söylenen” (!) konya taraflarlarının bu maç özelinde böyle bir aksiyon göstermeleri ise, anlaşılır gibi değildir.

    olaylarla alakalı, fenerbahçe kongre üyesi “ismail er” isimli şahsın, başkanımız fikret orman’a “başkomutan recep tayyip erdoğan pankartı içeri alındı (daha önce oynanan başka bir müsabaka için söylüyor bunu), mustafa kemal atatürk pankartı içeri alınmadı” şeklindeki sorusu inanılmaz derece absürtlük içermektedir. bu nasıl bir sorudur? bu sorunun muhatabı nasıl beşiktaş başkanı olabilir? siz beşiktaş başkanını ne zannediyorsunuz? amacınız nedir? herkes lütfen biraz düşünsün ve bu konuya dikkat etsin. nasıl bir algı yaratılmaya çalışıldığını anlayacaksınız.

    nitekim, pfkd’nın beşiktaş’ı da cezaya sevk etmesi başından beri bahsettiğim “perde arkası” aktörlerinin emellerini gerçekleştirmek için hiç çekinmeyeceklerini bizlere bir kez daha göstermiştir.

    ama başarılı olamayacaksınız. hodri meydan! takımımızın haklarını daha önce yediniz ama bir daha yiyemeyeceksiniz; yedirmeyeceğiz. bütün algı operasyonlarına, karşı-algı oluşturmak amacıyla beşiktaş’lı yazarları birlik olmaya davet ediyorum.
  • hak verdiğim tespit. muhtemelen diğer takım taraftarları gelip "tiner kafası, kezban tribi" vs. diyecek ama şuan gerçekten böyle bir şey var. hangi takım böylesine dominant bir dönem geçirdiğinde olmaz ki zaten? çoğu zaman şuan yaşanan kadar olmasa da.

    özetle (bkz: haters gonna hate)
  • renklilerin birazdan boklamaya geleceği gerçeklerdir. peşin peşin söylüyorum, istediğiniz kadar cıvıklaşın. apırsanız da köpürseniz de size bu sene de çakacağız.

    gün gelecek ''feda'' diye dalga geçtiğiniz beşiktaş puan kaybetsin diye dua edeceksiniz.

    işte o çabanın son çırpınışları bunlar!
  • (bkz: hodri meydan)
  • 2 yıl önce galatasaray lılar ' fenerbahçe şampiyon olacağına beşiktaş olsun 'diyordu . fenerbahçe liler ' galatasaray şampiyon olacağına beşiktaş olsun' diyordu. şimdi n'oldu sarışın kardeşler ? ikinizi birden üstüyse koyarak şampiyon olduk mu? olduk. ağlamayın , zırlamayın. sahne bizim ve sizler sadece kenar süsüsünüz.
  • bir akp mağduriyeti bir de beşiktaş mağduriyeti.

    bitmedi. bitemedi.
  • bizim bu tarz kışkırtmalara karşı en büyük manifestomuz sakinliğimiz ve aklıbaşındalığımız olmalı diyerek katıldığım manifesto
  • daha sezon başlamadan bir klasik başlamıştır.

    (bkz: beşiktaşlı ağlaklığı)