şükela:  tümü | bugün
  • hissiyat: valla abartmiyorum hayatta basiniza gelebilecek en boktan durumlarin top 5'inde yer alir. soyle ki olume en yakin hal durumunu hic abartisiz alabilir bazi noktalarda, tum sistemleri mahveder, surundurur, allahim olsem de kurtulsam diye bagirirsiniz tabii hala sesiniz cikiyorsa...

    belirtiler: titreme, soguk terleme, yatakta kivranma, aglama, salak salak gulme, tum kaslarda kopacakmiscasina bir agri 39-40'a cikan atesle beraber mide de sivi kalmayincaya kadar kusma, bagirsakta ne varsa 5 dakikada bir bosaltma (su seklinde cikar genelde ordakiler), ee tabii bundan sonra tansiyon bayagi bir duser, bas doner, sok tablosu cizer resmen insan, bilinc kendini devreden cikartir, halisunasyonlardan once son dualar edilir, son sevgiler verilir, gunah cikartilir, ne guzelmis hayatim lan eskiden gibisinden seyler denir...

    fiziksel durus: yesil sari gri bir surat, goz altları ultra viyole mor ve duman kahvesi, sisik, icleri kirmizi... burusmus deri, kambur sirt, titrek bacaklar, eller... aynada gollum tribine sokar adami, hastaneye gidildiginde sakin sakin test yapip, suratiniza dunyanin en dogal seyi basiniza gelmis gibi bakan sacma doktora "ulan ölüyorum ne halt ediyosun mıy mıy mıy" diyemediginizden 'orta cag usulu'bol kopuklu bir kukreme savrulur, artik kimseye karsi nazik olamayacak bir kafayi siyirma durumuna gelmissinizdir.

    sonuc: mumkunse bu duruma gelmeden, ciddi bir olay kokusu aliniyorsa hic ole abidik gubidik ilaclar alinip uyumaya calismamali, kasmamali, evde beklenmemeli, lakin kendi basiniza yapacaginiz hic bir sey ise yaramiyor, daha beter ediyor. siz en iyisi hala ayikken sizi sirtlanacak biriyle beraber en yakin hastaneye gidin 2 igne bir serum yiyip kaybettiginiz tum hayati sivilarinizi alin, sabaha tas gibi olun, baska yolu yok bunun geceyi cikartmak icin, denedim gordum iki kez akla gelebilecek en rezil yerlerde, en rezil durumlarda ordan biliyorum...
  • ölümün küçük bir provası olup,yatak ve tuvalet arasında mekik dokutur.
  • yaşamadan bilinemeyecek durumlardandır. 1 haftalık maceramızın özeti şudur: "ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi."
  • annelerin kıymeti işte böyle hasta zamanında yanında olmayınca anlaşılıyor. dolapta tavuk bulup "aaa negzel la yerim ki bunu ben" deyip de pişirip afiyetle yememin üzerinden çok geçmeden kendimi karın ağrısı ve mide bulantısıyla kıvranırken buldum. zaten regl olduğum ve halihazırda vertigodan da mustarip olduğum için önce çok sallamadım. iki ilaç alıp geçmesini bekledim ama ne mümkün! yaptığım salaklık sadece hastaneye gidişimi daha beter bi hale getirdi.

    yanında yardım edecek kimse yokken ve her beş dakikada bir kusarken dolmuşla hastaneye gitmek kadar zor bir şey olamaz. allah da kimsenin başına vermesin. üstelik yanıma telefonumu bile almamışım. düşünün nasıl rezalet bi durumdaydım.

    velhasıl uyumadığım sürelerde beş dakikada bir kusarak şu saati ettim. şimdi daha iyi gibiyim ama bir şey yiyip içebilecek cesaretim yok. zaten kalkıp bişi yiyip içecek halim de yok aq yorgunum. birinin gidip klozeti temizlemesi, girişteki yolluğu silmesi ve çarşaflarımı değiştirip evi havalandırması lazım. he midemle bağırsaklarımı da çamaşır makinesinde şöyle iki döndürttürüp de yerine taksalar iyi olur. her yer kusmuk kokuyor. öyle ki kusmuk kokusunun kendisi midemi bulandırdığından daha çok kusuyorum. ve aşırı halsizim. başım dönüyor, banyoya girsem düşüp kalırım diye korkumdan giremiyorum.

    böyleyken böyle dostlar. zehirlenmek çok kötü bişi. iğneymiş serummuş para etmiyor, için dışına çıkana kadar kusmadan ferahlamıyorsun.
  • merhaba dünya, merhaba yaşam.

    öncelikle şu çok değerli özet bilgileri sunmak isterim: http://www.istanbulsaglik.gov.tr/…h/besin/besin.asp

    yani olayı dramatize etmeye gerek yok aslında. bundan önceki 70 küsür entryde de anlatıldığı gibi bir ölüm kalım savaşı. bir kaç farklı detaydan söz etmek isterim.

    - "tavuk ve süt ürünleridir o": yok öyle bişi. kırmızı et de zehirliyor. tokat gibi. daha önce yumurta zehirlenmesi de geçirdim ve emin olun et daha da yıpratıcı.

    - "hem alttan hem üsten gidiyor": böyle bir zorunluluk yok. ben salı akşam yemeğimden zehirlendim. salı akşamı defalarca kustum. çarşamba işe gitmedim, perşembe düzelmiştim. perşembe gecesinden başlayıp pazar sabahına kadar ishalden muzdariptim. işte ishalin sonradan çıkması zehirlenmenin etten olduğunu gösteriyormuş meğersem.

    - "e ama arkadaşım sağlam": yok yine de sen zehirlendin. bu tarz bakteriler (ne tarz ben de bilmiyorum, zehirlemeye sebebiyet veren, biyolog muyum ben) asit ortamlarında yaşayamazlarmış. ama benim reflüm var. yani sabah akşam rennie olsun, lansor olsun mide asidimi bazikleştirecek ilaçlardan depoluyorum. sanırım diğer arkadaş o yüzden sağlam.

    - "yağsız peynir, haşlanmış patates yedim, soda-ayran içtim mis gibiyim": yalan. onlar da çıkacak. bekle biraz daha.

    - "reflor alıyorum ercefuryl alıyorum popom yumuşacık oluyor": öncelikle bu tarz ilaç kullanımı zehirlenmede çok doğru değil çünkü vücuttan zehri atmak gerekiyor. zaten ilaçlar pek de işe yaramıyor. cumartesi günü oh bitti dedim, pazar günü kendimi yine klozette buldum.

    - "sürekli soda içtim, suyumu günde 2-3 litreye çıkardım": aferin. yaptığın tek doğru şey. belki hastaneye gitsen de serum taktırsan daha da iyi olur, ama o da kusma ve ishale çözüm değil, sadece su kaybı için.

    - "ay şekerim 4 kilo verdim sen de zehirlen hihiho": o verdiklerinin hepsi su, geri almak maksimum 3 gün. yine de karnım dümdüz ya, sevmedim değil.

    soğuk ter, titreme, inanılmaz kokulu gaz ve ishal, kusma. bende ateş yoktu bir tek. vardıysa da ben fark etmedim. popom bir volkan çıkanlar bir alevdi, canımın bu kadar yandığını ben hatırlamıyorum. bitmeyen karın ağrısı, sancıma ve bağırsak sesleri. 2 dakika arayla tuvalete gitme rekoru.

    hm ama atlatılıyor.
    geçmiş olsun.
  • ağızdan sıçma, götten tükürme nedir öğretir. ikisini de bir anda üstelik. hapşırmayacaksın öğüt bu.
  • atlatabilirsem yaşamaya devam edebileceğimi düşündüğüm rahatsızlık. insana sağlığının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.*
  • sigortasiz bir sekilde, yurt disinda, yasandiginda insani daha da bitiren, akillara ölsem ancak kokunca mi bulunurum sorusunu getiren, 24 saati 24 yil gibi uzun yasatan zehirlenmedir.
  • zor durumdur vesselam. acıtır, terletir, kusturur, çırçır eder, vücudun tümünde ağrı yaratır.
    eğer yemekten belli bir süre sonra aşırı şekilde mideniz bulanıyorsa hemen bir şekilde mideniz tamamen boşalıncaya kadar kusmanız gerekir. içinizde hiç bir şey kalmayacak şekilde kusmanız çok önemlidir. zira az bir bozuk yiyecek bile sizi sabaha kadar kıvrandırır.
    rahatlayana kadar kusmanız gerekir eğer kusmanıza rağmen rahatlamıyorsanız hemen bir hastahanenin acil servisine başvurun.
    eğer gece bu durumu yaşadı iseniz ve kusarak sabah etti iseniz, sabah ilk iş doktora gitmek olmalıdır. öyle midenizdekileri çıkartınca tamamen kurtulmuş olmazsınız. vücut direncinizi artırmak için serum yemeli ve doktorun vereceği ilaçları mutlaka tam ve zamanında kullanmalısınız yoksa en az 2-3 gün acı, ağrı ve çırçır ile hayatınızı mahvedersiniz.
    - bir dost -
  • (bkz: bir gece ansızın kusabilirim)
    öyle kusmak istemek ki; ne soluk borusu, ne yemek borusu, ne mide, ne bağırsak... hepsini dışarı atmak istemek hissi. bir insanüstünün ceza verdiğine inanmak istiyorsunuz; bunu yapan, insanın kendisi, kendine... olamaz. o değil, bir süre en sevdiğin tatlıdan uzak duracak mekanizmanın gelişmesi de içler acısı. zaten kusarken, hayatına yeni bir başlangıç yapmayı düşünüyorsun. (bkz: iyi bir insan olmak)