şükela:  tümü | bugün
  • soz temsil ornek ve de misalen kopek besleyememek yuzunden cok cok ama cok uzulmektir.
    uf ya cok seviyorum istiyorum ama annem kili var diye sesi cikar filan diye izin vermiyor.
    elbet bir gün kavusacagiz benim melul melul bakan kara yagiz oğlum.

    edit: imla.
  • 15 metre boyundaki sevimli mi sevimli timsah gregori'yi gorunce onu hayvanat bahcesinden calip eve getirdim. babamin bacagini yediginde polisi aradilar :(

    anlayacaginiz cok derin bir tutkunun ukte kalmasidir dostlar..
  • vardır böyle bişi. akvaryum hobim var ve beslemek istediğim türler en az 300-400 litrelik akvaryumlar istiyor. ev ortamı buna pek müsait olmadığı için daha küçük bir akvaryumda başka türlerle yetiniyorum. yine benzer şekilde bahçeli, düz ayak bir evim olsa kedi kolonisi kurmak isteyebilirim, ev ortamında pek haz etmiyorum.
  • kutup ayısı, su samuru beslemek istiyorum, ne iklim koşulları ne fiziki ortam ve en önemlisi hayvan koruma kanunlarına uygun olmayınca yapamadığım, kendi adıma üzüldüğüm insanlık ve hayvanlar adına sevindiğim durum.
  • ben toplumun açlığa mahkum edilen kısmını beslemek isterdim. hayvan gibi muamele edildikleri gibi seçim zamanı önlerine kemik gibi üç beş kuruşluk şeyler atılıyor.

    değiştir ekonomi politikalarını, servet dağılımını, adalet sistemini, işgücü piyasasını, eğit, aydınlat. ama olmaz, onlar sadece oy verebilen hayvanlar.
  • beni beslemek isteyen kadınların mustarip olduğu durum.

    yemeği, kakası, doktoru, bakımı derken doğada bırakıyorlar beni.

    yalan mı? ağzından yel alsın sen ne zaman gördün benim yalan söylediğimi;

    https://sketchtoy.com/68485678
  • küçükken eve bir kedi yavrusu alıp getirmiştim. annem pis olduğunu evde besleyemeyeceğimizi söylemeden evvel de gardımı alıp "ama anne dıdancak o dıdancak" demiştim hayal meyal hatırladığım kadarıyla. o gün bugündür ne zaman yavru bir sokak hayvanı görsem "ne de olsa dıdanır" deyip sahiplenmek istiyorum.
  • birçok hayvan besledim yine de bu üzüntüyü yaşıyorum. satın almaya karşıyım ve bir canı da kendisine bakamayacak durumda değilse almıyorum. o yüzden hiçbir zaman sincabım olmadı. olsaydı çok güzel bakardım o ayrı konu. çamlıklara girdikçe ağaçtan düşmüş bir sincap arıyor gözlerim ama yok.
  • bir gekkom olsun, adı dobby olsun, bir çorap teği içinde yaşasın istiyorum. olamadığı için de pek üzülüyorum. hawaii'ye yerleşmediğim sürece de olamayacak sanırım. belki bir kaç sene de hawaii'de yaşarım, kim bilir? fingers crossed