şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bes yazardan bir roman. haziran ayinda metis yayinlari tarafindan cikarilacak olan proje kitap. murathan mungan, faruk ulay, elif safak, celil oker ve pinar kur birbirlerinin ardından, birinin biraktigi yerden bir sonraki devam ederek yazmislar romani. kitap konsept ve tasarimi bulent erkmen'in.
  • "be$ yazardan bir roman" $eklinde yazılmı$, metis yayınlarından çıkan (haziran'04) ortakla$a romanın ismi. kitabın yazarları : murathan mungan - faruk ulay - elif $afak - celil oker ve pınar kür'dür.
    kitabın tasarım ve konseptini ünlü grafik sanatçısı bülent erkmen yapmı$tır. tipo baskı tekniğiyle çinko ala$ımkli$e kullanılarak basılmı$tır.
    http://www.metiskitap.com/
  • bir çeşit renga.
  • normal bir kitaptan biraz daha pahali, ama sadece ilginc tasarimiyla bile normal bir kitaptan bir hayli farkli bir 'is'. icerigine dair bir yorumda bulunmak icin once okumam lazim tabii...

    okuma sonrasi edit:
    her yazar ayri bir yone cekmeye calismis hikayeyi, haliyle sarkmis dort bir yana. degisik tarzlari karsilastirmak ilginc elbette, fakat pinar kur'un radikal kitapta belirttigi gibi, romanin tek yazarlisi daha makbul oluyormus. favori secmek zor, ama dil cambazligi sevenler icin elif safak tam formunda. faruk ulay olmasa da olurmus gibi geldi bana, isinamadim o bolume. pinar hanim da elinden geldigince iyi toparlamis, fakat arada daha once birkac defa soylenen bir detayi yok saymis sanirim, biraz garip olmus. neyse ki kisa kitap, sadece tek tarafi basili sayfalarin, hemencecik bitiyor.
  • tebeşirin etkileriyle oluşmuş bir kitaptır , her şey iyidir hoştur da her bölüm yazarı birbiriyle karşılaştırılmadan durulamaz , çünkü hepsinin hikayeyi nasıl sonlandıracağı merak edilir , hepsi de kendilerine ait bölümde yeni bir karekter ekleyerek hünerlerini gösterir, yani direk bir kanıtlanma çabası vardır , belki en azı murathan bey de görülür çünkü o siftahı yapmıştır metis eline projeyi tutuşturduğunda elinde sadece yaratıcılığını kimseyle karsılastırmadan ve kimsenin yazdığından yararlanmadan kullanabiliceği boş sayfalar vardır , en zor işte tabi son bölüm yazarınındır , çünkü hep diğerlerinin alternatif sonlarını hesap etmekle geçirip en mükemmelini gerçekleştirmek üzere kasıcaktır , zordur yani böyle bir projede son yazar olmak , yine de kitap bütünüyle kurtarır .
  • uzun zamandan sonra, okumak istediğim en son türk mamülü kitap.
  • (bkz: zehra)
  • kapagindaki cicekler her kitapta baska yere isabet ediyor.
  • beşpeşe, farklı projelere imza atmasıyla tanınan ünlü grafik tasarımcı bülent erkmen'in iki yıl önce başlattığı bir proje. bu, beş yazar tarafından yazılacak bir roman olacaktı. şair roman ve oyun yazarı murathan mungan, amerika'da yaşayan yazar faruk ulay, en son bit palasve araf romanlarını yazan ve michigan üniversitesinde ders veren elif şafak, polisiye romanlarıyla tanınan celil oker ve kadın karakterleriyle türk edebiyatında özel bir yeri olan pınar kür'den oluşan ekip bu zorlayıcı projeyi kabul etti ve el birliğiyle beşpeşe'yi yazdı. tabii bülent erkmen'in onlara önceden verdiği kurallara uyarak. her yazar kendinden önceki yazarların bölümünü okuyup bir tek bölüm yazacak, o bölümde 80 bin bilgisayar vuruşunu aşmayacak ve aşka dokunacaktı. yazma süresi iki aydı. bu kurallar çerçevesinde ortaya bildiğimiz romanların dışında bir metin çıktı. kitap, her bölümde okuyucuyu farklı bir yazarın elinden çıkma farklı bir dünyaya taşıyor, bir önceki bölümden tanıdığınız karakterlerin başka bir yazarın elinde nasıl değiştiğini, dönüştüğünü eğlenceli bir şekilde izlemenizi sağlıyor. zaten amacı da bu. beşpeşe'nin baş karakteri zehrayı önce murathan mungan yaratıyor, sonra sırasıyla faruk ulay, elif şafak, celil oker'in kalemiyle şekil değiştiren zehra en son pınar kür'e teslim ediliyor.

    hakkındaki bu açıklamanın hürriyet pazar keyf ekinde ezgi başaran imzasıyla yayınlandığı roman.
  • elde tutması zevk veren, plastik kaplı defterleri hatırlatarak ilkokul yıllarına göturen, on bir yaşında annesini kaybeden bir çocuğun gözyaşlarıyla nemlenmiş, tebeşir izleri, sek sek çizgileri, erenkoy'de bir kosk bahcesi, sandık odasında bulunanlar, 78 kusaginin okul yillari, tiyatro sahneleri, amator oyuncular, çay bahceleri, suadiye remzi kitabevi, cihangir, vanikoy, cengelkoy, bagdat caddesi ile istanbullu bir kitap. son bolume kadar, merakla, ilgiyle, titizlikle ve oyunbazca birbirinin bıraktığı ince tebeşir izlerini silmemeye ozen gostermeye gayret eden yazarlardan sonra, son bolumde herseyi alt ust eden, izlerin uzerinden ama farklı renkte bir tebeşirle kalın kalın çızgiler çizerek yoluna devam etmeyi ve kısa yoldan kitabi sonlandirmayi secen ve elif şafak'in anlamaya, anlamlandırmaya calistigi zehra'ya hic bir anlam verememis, firat'i ise hic kayda deger bulmamis olan ve hatta her ikisine de nedense çok kizdigi net olarak hissedilen pinar kur'un bolumu uzucuydu dogrusu. yine de okunmasi heyecan verici ve tekrarlanmasini diledigim bir nesne kitap projesi. ` : ask bir cezadir`