şükela:  tümü | bugün
  • küçük bir köpek sürüsüyle birlikte yaşıyorum. alfa/beta kıyasında tam bir arka bahçe benim için. ipleri elden bıraktığım an liderliğim için mücadele başlıyor. çok da farklı değiliz. hala doğadaki insanız.

    bu yüzden; lider olamayan erkektir beta erkeği.

    kendi isteklerini ve önceliklerini, diğerlerinin önceliklerinin gerisine koyandır.

    sevdiği kadına açılamayandır, reddedilme korkusu yaşayandır.

    çok sevendir, seven değil.

    anı değil, geçmişi veya geleceği yaşayandır beta. (bkz: şu an/@montmartre sakini)

    değiştiremeyeceği görüntüsünden değil, geliştirebileceği/güzelleştirebileceği görüntüsüyle alçalandır.

    hala eski sevgilisini sorandır.

    reaktiftir, proaktif olamayan.

    bir yerlere gelmeyi birilerinin sırtına basarak başarabileceğini düşünendir.

    sevdiği kadına yarın gece sarılıp uyuyamayacak olandır.

    hiçbirimiz alfa doğmadık. koşullar bazılarımıza öğretti alfa olmayı, bazılarımızın hala haberi yok. bir ölçüde bizim seçimimiz. "yaptığın şeylerden bir kez pişmanlık yaşarsın ama yapmadıklarından binlerce kez." diye bir söz vardı. beni en çok ateşleyen sözdür bu. bilmiyorum en son ne zaman bir kadınla konuşurken çekindim, ya da tokalaşırken avuç içim aşağıda kaldı. evet, alfalık ve betalık çok ince bir çizgi aslında. çünkü sürekli değişen çevrelerde yaşıyoruz. herkes kendi sürüsünün lideri, liderlerin beta olduğu sürüler de var.

    (bkz: alfa erkek/@montmartre sakini)

    hedefin ne olduğu çok önemli. iş yaşantısında mı beta olacaksın? aşk yaşantısında mı? ikili ilişkilerinde mi? iş yaşantısında seni betalıktan sıyıracak tek vasıf liderliktir. aşkta kuralları bilmektir. ikili ilişkilerde, herkese rağmen kendin olabilmektir.

    'friendzone' tabiri aldı başını gidiyor. aslında çok komik bir kalkan. "x yaptığım için beni arkadaşı olarak görüyor." yanılgısı var. aslında biraz da gerçekten kaçış. kimse sizi fazla eğlenceli olduğunuz için, fazla kibar olduğunuz için, mesajlara hızlı cevap verdiğiniz için arkadaş olarak görmez. genel bir tablo vardır. orada arkadaşsınızdır. bu genel tabloda da renginizi en çok belli eden kendinizi karşınızdaki insandan daha değersiz görmenizdir. bu yüzden tüm çirkinler sizden hoşlandı azizlerim, kahverengi meme uçlular!

    şimdi şu bilgisayarı kapatıp elinize telefonunuzu alın. sevdiğiniz kıza mesaj atın, arayın. yarın onu "kendi" istediğiniz yere buluşmaya çağırın. sizin uygun olduğunuz vakti söyleyin. rahat ettiğiniz, size özgüven veren kıyafetleri giyin. yemeğe başladığınızda kibarca izin isteyip lavaboya gidin ve döndüğünüzde kadınınızın karşısına değil, tam yanına oturun. gözlerinin içine bakıp gülümseyin ve sorun; "meme ucun pembe mi değil mi?" orada cevabı bulacaksınız.

    unutmayın azizlerim; hayat şişman kızlarla dans etmek için çok kısa.

    au revoir!
  • criminal minds ve benzeri dizilerde çok geçen "alpha erkek" teriminin, yani bir nevi sürünün liderinin yanındaki adamdır diyebiliriz ancak zıttıdır diyemeyiz. bu betalar genel olarak ideal erkek sayılabilir; aldatmaz, itaatkardır, ilişkinin yönetimi hep karşı taraftadır iplerin ellerinde olmasına alışık değillerdir. ezik yada içine kapanık insanlar olmaları gerekmez aslında arkadaş çevreleri olabilir, gezip eğlenmeyi sevebilirler ama yine de alfa ve beta erkeği tanımını bilen herkes onları sürülerinde ayırt edebilir, davranışlarıyla kendilerini ele verirler. yanlarında bi alpha erkeği yakın arkadaş bulunması muhtemeldir, hatta en yakın arkadaşının bir alpha olması da çok doğaldır. tahmin edilenin aksine bu iki kişi çok iyi anlaşabilir. tek sorun, alpha erkeğinin sahiplenici yapısı ve beta erkeğinin ipleri karşı tarafın eline verme eğilimi yüzünden betanın ilişki içinde olduğu kişinin betanın üstünde kurduğu baskıcılığın alphayı ve yazarı rahatsız etmesidir.
  • kimi kadınlarımız tarafından çok geniş arkadaş çevresi olmayan, zaman zaman yalnız kalmayı isteyen, kalabalıktan hoşlanmayan erkek olarak anlaşılmıştır ki alakası yoktur.

    kadınların beta erkeklerle ilişkide girdikleri tripleri bilen bilir. beta erkekler bu triplere her şekilde katlanmayı görev bilir, bunu da bilen bilir. alfa-beta-omega vs. kavramlar aslında tam olarak altı doldurulmamış olan, ilişki içindeki tutuma bağlı kavramlardır. içedönük/dışadönük kavramları ise doğrudan doğruya kişinin toplumla etkileşim düzeyini gösterir diyebiliriz.

    sırf dışadönük değil içedönük yapıdayım diye benzer triplere girip maksimum 15 dakikada terk edilen birkaç sevgilim oldu. sonra arayıp rahatsız etmeler, sen beni yanlış anladınlar, işi toparlamaya çalışmalar... hazır konu açılmışken kadınlara ufak bir tavsiyem var bu konuda; öyle 1-2 kişilik özelliğine bakıp bir insanla ilgili yargıya varmayın, hoş olmuyor, kırılan testinin parçaları da uhu tutmuyor.
  • dışarıdan bakılınca gözüktüğüm erkek şekli bu. içimle dışımın bir olmamasından ötürü de hayatım boyunca hep yalnız kalmaya mahkum oldum.

    çok yalnız bir çocukluk geçirdim. lise hazırlıka kadar tek bir arkadaşım olmadı ve evde bir başıma atari oynayarak, jules verne kitapları okuyarak tek başıma büyüdüm. insanlar arasına katıldığım gün geldiğindeyse kendimi asla ifade edemedim. 33 yaşımda olmama karşın sanıyorum sosyal zekam 4 yaşındaki bir çocuktan daha ileride değil. sevdiğim kadın gözümün önünde birisiyle sevişse ve ardından "yok aşkımcım sen yanlış görmüşsündür" dese, "oh.. bi an çünkü beni aldatıyorsun sandım" diyebilirim.

    içte agresif, neşeli, hiç susmayan, çabuk parlayıp çabuk sönen bir insanım. isteklerimin ve arzularımın arkası kesilmiyor. üstüne üstlük ne itaatkarım, ne evcimenim ne de hukuk ya da ahlak dinleyen bir yapım var..

    psikanlizle ya da basit anksiyetik bozukluklarla ilgilenenler adına anlatacaklarım son derece sıradan ve tanıdık gelecektir. kendini olduramama, kendini gerçekleştirememe ve geçmiş mirasından yoksun olma sendromları..

    insanlara ne yazık ki içe kapanık ve sönük bir profil çiziyorum bu nedenle yanıma yanaşan kişiler uysal ya da evcimen dünyalı insanlar oluyor.. ancak birazcık alkol alıp da anlatacak çok şeyi olan huzursuz ve eğlenceli beni ortaya çıkardığımda bu tip insanlar haliyle ürküyor. kaşarlanmış ya da hayat tecrübesi daha fazla insanlarla takıldığımda ise sosyal zekam onlar kadar ileri olmadığı için ben tökezliyorum ve hiçbir şekilde kendime ait bir halk bulamıyorum.

    ya da eski ilişkilerime bakıyorum da.. çoğu cinsellik sıkıntıları yüzünden bitti. çünkü post rock müzikleriyle sarhoş olup, birbirinden alacalı roman yazarları hakkında gece boyunca konuşup yatağa girsek de ben şefkatle sevişecek bir erkek değildim. sik beni ve sikeyim seni bağırışlarıyla tekme tokat sevişecek bir adamdım ancak bunun yerine tıpkı dans etmeye çalıştığımda olduğu gibi "şu anda son derece saçma bişii yaparak herkesi kendime güldürüyorum" şeklinde bir paniğe kapılarak sönüveren penisimle orada kalıveriyor ve işin içine sıçıyordum. neden hiç ilaç kullanmadım bilmiyorum. alkolle kullanılabilen bir sürü güvenilir ilaç olduğu söyleniyor ama seks bir rammstein şarkısı gibi olmalıdır; yağ gibi akıp patlamalıdır.

    kısacası ruhum ikiye bölünmüş durumda. sanıyorum annemden aldığım genler buna sebep veriyor. her yanım "sen beta erkeksin!" diye bağırırken içteki gerçek adam dişlerini yumruklarını sıkarak kan çanağına dönmüş gözlerle kuduz köpekler gibi bağırarak "çıkar bizi buradan!" diyor, tıpkı all along the watchtowerdan bir dize gibi..

    ve ki daha da karanlık topraklar var. 33 yıllık bir hayatın alkol komasına girdiği anda eşe dosta bu cinnetle savurduğu tehditler, küfürler, hakaretler var.. bütün dostlarımı tek tek yitirdim. ne bunun ben gerçek ben olduğunu onlara anlatabildim, ne de dışarı çıkamadığımı veya o cehhennemin ağzı gibi aralanan paniği ve panikle gelen öfkeyi anlatabildim.

    beta erkek olmak kendi adıma bir kozaya hapsolmak gibi.

    dışarı çıkmak istiyorum, tanrı aşkına!

    kelimeleri bulamıyorum. kal diyecekken git, git diyecekken kal diyorum. çok güzelsin diyeceğime dişinde bişii mi var diyorum. "sen kim oluyorsun da bana bunları söylüyorsun?" diyeceğime "siz bilirsiniz" deyip susuyorum.
  • alfa erkek, alpha male ziddi. malin onde gideni.

    erkek denirse eger, beta erkekleri alfalarin artiklariyla yasarlar. genelde ilk cinsel deneyimlerini, yine bir alfa artigiyla orta yasa yakinken yasamis olurlar. evlenilecek erkek kivamina geldiklerinden, hayat onlar icin aslinda 30unda filan baslar. o yasa kadar itilip kakilan, dikkat cekmeyen bu betalar birden kiymete binerler. yerlesik hayata gecmek isteyen disinin ilgisini cekmeye baslarlar.

    hic bir beta, elf gorunumlu hatunun ilk sahibi olamaz. bu betalar her yerdedir, oransal olarak seksen yirmi kuralina atfen erkeklerin yuzde seksenine denk gelirler belki ama, hatun kaldirma atraksiyonlarinin ancak yuzde yirmisini basarirlar. armudun iyilerini alfalar coktan ve cokca yemis/yemekte oldugundan kelli, genclik donemlerinde nerd olur bunlar.

    hemen her populasyonda sayisal cogunluklari vardir ama kabuklarini kirip alfalara karsi gelemezler. iclerinden cok azi kast atlayip alfa erkegi olur, onlar da alfalar arasinda astsubayliktan yukselme subay veyahut tezkere birakmis aztek muamelesi gorur.

    betaysaniz, yapacak bir sey yok. sabredin. uzun yasamanin yollarini arayin, hayat size yaslandikca guzellesecektir. alfalarin dominantligi killar kadayif oldukca azalacak, dunya size kalacak. boyle inanin, simdilik seyretmeye, kavanozu disindan yalamaya devam edin.
  • bunun gaması, tetası vs.si var, o yüzden beta diye küçümsemeyin, zeka iyiyse, alfa gibi iş çıkarır genç ama olgun döneminde. ancak bir de şu var imiş ki tüü allah belanı vermesin diyorum:

    (bkz: omega erkek)

    (bkz: omega/@portakal)
  • günümüz toplumunda ideal erkek tipi olarak değerlendirilseler bile beta erkeğin boynuz yemesi işten bile değildir.

    kadınlar; duygusal yapılı, feminen erkekleri severler ama onlara aşık olmazlar. siz bakmayın kadınların çok anlayışlı, çok uyumlu erkek istediklerine. bu tip erkekler yalnızca kızlar için pipisi olan iyi bir kız arkadaştır!

    kadınlar, maskülen(alfa) erkeklerden ölseler de vazgeçemezler. hatta aldatılmak, itilip kakılmak da buna dahil. onlar unutulmazdır ve vazgeçilmezdir. beta erkekler ilişkilerinde daha çok seven kendisi olup "daha az sevilen" taraftır. ancak ilişkilerde olması gereken ise bunun tam tersidir.

    bu erkek liderliği eline almayan, kadınına itaat eden kılıbık biri olduğu için ona çevresi tam bir erkek gözüyle de bakmaz. maskulen bir erkek olduğunu kadının bilinç altına kabul ettiremediği için kadını, karakteri dominant olan erkeklere dudaklarını ısırarak bakacaktır.

    beta erkek, kadınının ağzından "sen de erkek misin be!" imalı cümleler duyması ve bu yönde imalı bakışlara maruz kalması da olasıdır. üstelik bu erkek kadınına ne yapsa yaranamaz; ama kadını zaten görevi olan bir şeyi ifa ettiğinde bu yaptığı şeyi beta erkek için bir "lütuf" olarak görecektir.
  • kurt sürüsünde babysitter rolünü üstlenen üye.
  • (bkz: veliaht)
  • bulunduğu gruptaki alpha male'in bir altında olan erkek birey. alpha male ölürse yeni alpha bu oluyormuş. bir de omega male var, o betanın betasının betasının.......betası olan erkek birey oluyor (yani ancak ortamda erkek kalmadığında alpha olan eleman).