şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
3420 entry daha
  • bu sezonun son bölümlerine doğru domingo (a.k.a krazy-8) ortadan kaybolacak diye düşünüyorum. (walt ve jesse'nin esir alması sebebiyle)

    çünkü artık breaking bad 1. sezona doğru bağlanmak üzere...
  • bazılarının dediklerine göre saul breaking bad'de "i had a wife" demiş. yani kim'in evlenme teklifini kabul edecek demek oluyor. doğruluğu kesin midir bilmiyorum.
  • saul goodman'ın eş(leri) ile ilgili breaking bad'de söylediği şey, "throwaway line." yani breaking bad döneminde öylesine yazılmış bir şey.

    breaking bad üçüncü sezon dördüncü bölümde *saul, walt'a aynen şöyle bir cümle kuruyor: "ı caught my second wife screwing my stepdad. ok? ıt’s a cruel world, walt. grow up." - "ikinci eşimi, üvey babamla yatarken yakaladım. tamam mı? gaddar bir dünyadayız walt, büyü artık."

    insanların bu repliği, breaking bad'deki saul goodman'ın söylediğini anlaması gerekiyor. breaking bad'deki saul goodman şu an better call saul'da izlediğimiz gibi bir adam değil. better call saul'da (şimdilik) hâlâ bir ahlâk anlayışı var bu adamın. breaking bad'de öyle bir şey yok.

    bu replik de tamamen walt'ı teselli etmek için uydurduğu bir yalan. skyler, ted ile yattıktan sonra oluyor bunlar. tabii ki bu, kim'le evlenmeyecekleri anlamına gelmiyor. evlenebilirler. ama bu evliliği breaking bad'de geçen repliğe dayandırmak saçma olur.

    benim şahsi görüşüm kim'in saul ile aslında bağı koparmayacağı, breaking bad döneminde de sürekli iletişim hâlinde olacağı yönünde. saul goodman'ın özel hayatını bb'de hiç görmedik çünkü. kim arka planda yardımcı oluyor olabilir.

    çok mantıklı gördüğüm bir başka teori ise, kim'in (bence bu nacho da olabilir) çok büyük bir olaya karışacağı ve ortadan yok olmak için süpürge hizmetlerini kullanacağı. saul'un da breaking bad'de süpürge hizmetini bu yüzden bildiği söyleniyor. göreceğiz.
  • bcs dizisi 2002 yılında başladı. son yayımlanan bölüm 2004 yılında geçiyor. bb'de saul'un ilk görüldüğü bölüm 2008 yılında geçiyor. bu demek ki a few years later numarası çekmedikçe bb timeline'ına bağlanmayacak bu dizi. beş sezonda iki yıl geçti sadece, son sezonu pürüzsüz bir şekilde bb'ye bağlayamazlar yani. henüz o büyük ahlaki çöküş de tam gerçekleşmedi zaten. hala bir değer yargısı var adamın, azalmış olsa da.

    bb'de enişteni belize'e gönderelim diyordu walt'a, badger meselesini çözmek için ondan malum yollarla kurtulsanıza diyordu. burda ise lalo'nun domingo'yu harcamasından korktuğu için onu iyice savunuyor.
  • nerdeyse 10 yıllık bir breaking bad fanı olarak yıllardır bu diziyi izlememiştim fakat çok olumlu yorumunu görmüştüm. hatta breaking bad izlememiş bir arkadaşım bile bu diziyi bana övmüştü yani sadece breaking bad fanlarına da değil genel olarak herkese hitap eden bir dizi olarak görmüştüm. malum karantina sebebiyle netflix'i tükettiğim şu günlerde breaking bad'i komple baştan izlemekle kalmayıp bir de üstüne better call saul'u izlemiş biri olarak şunu söylemeliyim ki üzgünüm, ama bu dizi bu kadar övgüyü hak etmiyor. 10 üzerinden değerlendirecek olursam şimdilik (5. sezon 6. bölüm itibariyle) 7 ya da 7.5 puanlık gibi bir şey olur. yanlış anlamayın, kötü bir dizi değil fakat breaking bad bağlantısı olmasa ve bu karakterlerin nereye varacağına, neler olacağına vs. merak etmesem 2. sezondan sonra devam edeceğim bir dizi olmazdı kesinlikle. bu dizinin breaking bad kadar iyi olduğunu söyleyen insanları gördükçe sinirim bozuluyor, "saygısızlık etmeyin" diyesim bile geliyor. ilk iki sezonda keyif aldığımı bile söyleyemem, 3. sezonda gus'ın gelmesiyle biraz keyiflenmeye başladım ki dizideki avukatlık meseleleri zerre umrumda olmasa da 3x05 efsane bir bölümdü. vince gilligan gerçekten kötü karakterleri protagonist yaparak iyi karakterleri da antagonist olarak göstererek çok iyi bir iş başarıyor bu iki dizide de. bakalım artık 1.5 sezon kaldı, breaking bad'le biraz daha içli dışlı olmaya başladı dizi. izliyoruz. ha, bir de el camino adlı rezaletten sonra biraz daha iyi geldi elbette.
  • gönlümde breaking bad'i de geçmiş muhteşem dizi. bana göre birçok konuda better call saul daha iyi. duygusal olarak bakmaya gerek yok hiç.
  • breaking bad kadar ya da breaking bad'ten daha iyi olmasi icin (bana gore) gerilimi cok az ve oldukca laylaylom bir dizi. breaking bad'ten komik, drama ile gerilimininse daha az oldugu kesin. ikisi de aslinda uyusturucu veya dolandiriciliktan cok aile ici catismalari konu alan diziler. breaking bad'teki konu bana gore, (bana gore diyorum, cunku kisiye gore degisir) cok daha carpici bir hikayeydi. kanser oldugunu ogrenen bir ogretmenin ailesini koruma icgudusuyle uyusturucu baronu olmaya kadar varan hikayesi, agabeyini etkilemek icin avukat olan dolandirici ve firlama bir adamin hikayesiyle pek kiyaslanabilir degil.

    ustelik saul goodman'i ve diger karakterleri breaking bad'ten taniyoruz ve bu karakterler 10 sene onceki hallerine hala daha ulasmis degiller. zaman akip gecerken ve insanlar yaslanirken, bu durumu makyaj ve perukla kurtarmaya calismak dizinin izlenirligini dusuruyor. bu is senaryo, iyi bir ekip ve unlu yildizlari bir araya toplamakla olsa irishman buyuk is yapardi. o yuzden yine bana gore diyorum, diziyi izledigim halde, kesinlikle breaking bad gibi her bolumunu dort gozle bekledigim bir diziyle kiyaslanmaz. (bkz: imdb puanlari)
  • muhtemelen breaking bad'e hiç bağlanmayacak. belki birkaç sahne olur. dizi son sezonda bb sonrası saul'u anlatacak.

    hatırlarsınız bu sezonun ilk bölümlerinde insanlara yeni bir hayat veren ''süpürgeci'' ile konuşmuştu saul başının belada olduğunu düşündüğü için. sonra ''vazgeçtim, kendim halledeceğim'' demişti. muhtemelen saul'un peşinde birileri var. onlarla uğraşacak. uğraşmak istiyor en azından. önceki sezonlarda alışveriş merkezinde bankta oturup yemek yerken hırsızlık yapmış çocuğun birine ''avukat tut, avukatın olmadan konuşma'' diye bağırmıştı heyecanlanıp. eski hayatını deli gibi özlüyor saul. yani mesele kurtulmak olmayacak son sezon, o eski günlerindeki gibi heyecan dolu bir şeyler yaşamak istiyor.

    çünkü gördük ki, normal bir hayat, kurallara tamamen uyduğu bir hayat saul'a göre değil. mesela saul çıkıp dese ki bundan sonra her şeyi kuralına göre yapacağım, girip bir şirkette çalışacağım ya da kendi büromda chuck'ın da inandığı tüm değerlere uyarak avukatlık yapacağım, kim de şu anki içsel çekişmelerinden kurtulup beraber normal bir hayat yaşayabilirler. ama problem burada saul. onun için normal olmak yaşamamak gibi bir şey.

    kuralları esnetmesinden ve hukukta açık bularak hukuku kandırmaya çalışmasından ötürü, slippin jimmy olmasından ötürü başına gelmiş her türlü problem ve soruna rağmen, son sezon onu eski haline dönmüş şekilde izleyeceğiz bence. çünkü dünyadaki her şeyi verseniz bu adam yaptığı şeyi kendi yoluyla, keyif aldığı şekilde yapıyor ve bu onu hayata bağlayan tek şey. sıkıcı ve başka bir kimlikle hayatı yaşamaktansa, slippin jimmy, yani saul olarak ölmeyi tercih eder bence. ölmeyedebilir tabii.

    dizi böylesi bir sonla daha mantıklı şekilde, kendisiyle çelişmeden bitmeli. bunu walter'ın ''çok sevdim, çünkü bu işte iyiydim'' demesine benzetebilirsiniz. onda da mesele bir süre sonra para olmaktan çıkmıştı. heisenbergolmak her şeyden daha keyif vericiydi onun için. ve heisenberg olarak da öldü. saul'u da böyle bir son bekliyor bence.