şükela:  tümü | bugün
103 entry daha
  • çok kısa ve diğer yazdıklarına kıyasla çerezlik dursa da orhan pamuk'un yardırmaya başladığı kitabıdır, önceki kitapları da güzeldi evet ama bu kitapla kara kitap'a giden yol ortaya çıkmış oluyor kii kara kitap aslında bu kitabın basit bir "tarihi roman" olarak gösterilmesine tepkiydi, pamuk buradaki mevzuyu aşırı takıntılaştırarak kara kitap'taki manyaklığa, psikopatlığa giriş yapmış oluyor. beyaz kale bu yüzden kara kitap okunulmadan evvel muhakkak okunmalıdır, çünkü kara kitap'ın yazarlık-okumakla ilgili katmanı doğrudan pamuk'un bu kitapla girdiği ilişkiyle alakalı.

    ben postmodern eserleri o kadar sevemiyorum, ne bileyim bu kitabı aynı teknikle calvino falan yazmış olsaydı öyle alelade bişey olurdu gibi. pamuk'u mükemmelleştiren şey çok doğal hissettiren üslubu bence. yani böylesi bir kurgu ve yoğunluklu bir eser kasıntı olması gerekirken tam tersidir. çok ince bir mizah var, ayrıntılara dikkatle bakınca gerek göndermeleri gerek düşündürdükleriyle bu dikkatin karşılığını veriyor kitap hem de verdiği okuma zevkini bozmadan, akıcılığıyla.

    pamuk'un diğer kitaplarını da efsane yapan şey bu formülü, hem düz olarak hiç dikkat etmeden okuması zevk veren hem de daha derinlemesine anlamak için harcadığın mesaiye değecek şeyler anlatan sayılı romancıdan biridir pamuk. mesela benim adım kırmızı'yı ya da kara kitap'ın ne anlattığını, felsefesini zerre anlamasanız bile öyle manyakça kurgulanmış bir polisiye hikaye var ki okuduğunuz en iyi polisiye olarak bile gösterebilirsiniz bu kitapları.

    beyaz kale'ye de düz bir şekilde bakarsanız öteki, dr. jaykıl mr. hyde tarzı başkalaşma türü örnekler arasında en iyileri arasına koyarsınız. (bana göre en iyisiydi.)

    ayrıca şu intihal meselesine de girmezsem patlarım. son yirmi yılda başta nihat genç, murat bardakçı gibi okuduğunu anlayacak kapasitesi olmayan, sırf kıskançlıklarından hasetlerinden pamuk'a salladığı bin metreden anlaşılan yazarlar topluluğu pamuk'un hırsızlığını kanıtlamak için oturma organlarıyla okudukları aşikar bu romana öyle bir sarılıyorlar ki sormayın.

    halbuki bu kitapta sadece bahsettikleri "pedro'nun zorunlu istanbul seyahati"'nden yararlanma ve gönderme yok ki onlarca yararlanma-gönderme var. ki kitabı güzelleştiren şeylern biri de buydu. hegel'in efendi köle diyalektiğinden cervantes'ten dostoyevski'ye birçok romancının eserine göndermeler, katip çelebi'den evliya çelebi'ye yazarların dönemle ilgili yazdıklarından yararlanma incelikle dokundurmalara(evliya çelebi'nin vaktiyle onun uydurduğu masalları ona gerçekmiş gibi anlatması sahnesi komediydi) kitap bir batılının osmalıya dışarıdan bakmasını anlattığı için haliyle busbecq ve yukarıda andığımız pedro gibi yabancı yazarların anılarından da yararlanma var ve olacaktır da.

    ki pamuk normalde bunları kitaplarının arkasına yazmaz ama 1986 senesinde yazdığı kitabın ek bilgilendirme bölümünde pedro'dan yararlandığını da söylüyor zaten;

    "iyi niyetli, iyimser italyan’ımı hoca’nın kölesi yapabilmek için (gemiyle esir düşme ve sahte hekimlik günleri) bir yüzyıl önce tıpkı cervantes gibi türklere esir düşen adsız bir ispanyol’un ikincifilip’e sunduğu bir kitaptan yararlandım."

    şimdi burada intihal nerede? adam zaten yararlandığını söylüyor taa 1986'da... üstelik öyle bir anlatılıyor ki sanki bir romandan, başka bir yazarın hikayesinde almış, gerçekteyse bir anıdan yani tarihi değeri olan bir belgeden almış. wtf? roman yazmak zaten bu değil mi? bir tarihi belgeyi romanlaştırmış işte esir düşme sahnesini gerçekçi olsun diye gerçekten esir düşen birinin anılarından romanlaştırmış... pamuk'u savunmak için postmodern, metinlerarasılık falan anlatmaya/kasmaya da gerek yok ki (gerçekte kendisini eleştirenler anlamazlar zaten bunlardan da neyse) adam basit bir esir alınma sahnesini yazmak için bile ne kadar uğraşmış, kaç metin okumuş dedirtmesi gerekirken bunu yapmış yazarı hırsızlıkla suçlamak, üstelik milletin zaten iki eseri de okumayacağını bilerek sırf kötülemek için insanın aklıyla dalga geçecek şekilde tekrarlamak ibnelikten başka bişey değildir, net. üstelik eminim pedro'nun anılarını da pamuk'un kitabın sonuna koyduğu ek bölümdeki ifadeden yararlanarak bulup okumuştur bu kitle. neyse uzatmayalım.