şükela:  tümü | bugün
  • unıq hall'da her seferinde farklı oyuncularla sahneye çıkarılan farklı bir türün örneği. alışılmadık bir deneyim olacaktır kesinlikle. yurtdışında da farklı ülkelerde uyarlanan versiyonlarının ardından türkiye'ye de gelmiş sonunda

    kaynak 1
    biletix sayfası

    --- spoiler ---
    prova yok.
    yönetmen yok.
    her oyuncu sadece 1 kez oynayacak.

    her akşam başka bir oyuncu tarafından sahnelenecek. 2011’den beri dünyada fırtınalar koparan ‘beyaz tavşan kırmızı tavşan’ ilk kez türkiye’de.

    oyuncular, sahneleyecekleri metni kapalı bir zarf içerisinde seyircilerin önünde teslim alacak ve zarfı açıp sahnelemeye başlayacaklar.

    “beyaz tavşan kırmızı tavşan”, iranlı yazar nassim soleimanpour’un tek kişilik oyunudur.

    oyun 2011 yılında edinburgh’daki prömiyerinden bu yana 25 dile çevrilmiş ve du¨nyada 35 u¨lkede 1.000’den fazla kez sahnelenmiştir. oynayanlar arasında john hurt, whoopi goldberg, f. murray abraham, nathan lane, stephen rea, sinead cusack, marcus brigstocke, dominic west ve yönetmen ken loach’da yer almaktadır.

    oyunun özelliği, her akşam başka bir oyuncu tarafından sahnelenmesi ve her oyuncununn sadece 1 kez oynayabilmesidir.

    oyunda yönetmen ve dekor yoktur. oyuncu, oyun gu¨nu¨ sahneye çıktığında kapalı bir zarf içerisinde metni seyircilerin önu¨nde teslim alır ve zarfı açıp oyunu sahnelemeye başlar.

    oyun tu¨rkiye’de ilk kez sahnelenecektir ve performansa katılan oyuncuların isimleri, du¨nyada bu projeye katılmış oyuncuların isimlerinin yer aldığı listeye eklenmek u¨zere gönderilecektir.

    yapımcılar: bülent ekuklu
    yazar: nassim soleimanpour
    tu¨r: drama / tek kişilik tiyatro oyunu
    su¨re: 50-90 dakika
    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    sosyal bir fenomen olarak, itaat ve tahakkum.

    --- spoiler ---
  • 26 nisan'da özge özpirinççi tarafından oynayanan oyuna katıldığım tek kişilik tiyatro oyunu. biletlere rabet fazla olduğundan, 2 ve hatta 3 kere seyirci sayısı değiştirilmiş olmasından başta şüphelenmemiştim, fakat uniq hall'a gidip de konser alanına yerleştirilen yüzlerce sandalyeyi gördükten sonra yine güzel olabilecek bir oyunu ziyan ettiğimizi görüp üzüldüğüm gösteridir. sahneye 20 metre uzak olduğumdan oyuncunun sadece belinden yukarısını görebildim, seyirciler arasında oyuna dahil olanların sesini de duyamadım.

    fakir de metin de gerçekten çok güzel, ancak azami 50-60 seyirci ile. eminim ki yurtdışında sergilenen oyunlar az seyirci ile çok güzel olmuştur. yine biz sanatın içine türklüğümüzü ekleyince, oyun seyirciyi kazıklanmaktan öte geçemedi. oyun metniyle taban tabana zıt olan bu tutumun, umarım ki oyuncular daha fazla parçası olmazlar. yapımcı bülent bey'e selamlar.