şükela:  tümü | bugün
181 entry daha
  • avrupa ve kuzey amerikadaki mavi yakalılar da gayet güzel şekilde dünyayı geziyor.
    yani yapılan işten bağımsız, sadece kişinin kendi isteğiyle yaptığı yada yapmak istediği şeyi dile getirme eylemi demek daha doğru olur.
  • bu gezmelerin görüntülerinden rahatsız olan insanlar instagram'daki mute özelliğini kullanabilirler.

    istediğim kadar gezme imkanım olmadığı için bu insanların paylaşımlarını gördükçe ben de siz ruh hastaları gibi kıskançlık ve hırsımdan çatlıyordum (ki 20 yaşına gelmeden dünyanın yarısını gezmiş olmanın, yılda en az bir kez okyanus ötesi tatile gitmenin standart olduğu bir ülkede yaşıyorum, halimi varın siz düşünün), fakat burada gelip dırdır etmek, "poyloşmosonlar" falan demek yerine beni hasetten çıldırtan herkesi mute ettim gitti. bak unfollow bile değil, sadece mute. bu kadar basit, manyaklaşıp sağa sola saldırmaya, başlıklar açmaya gerek yok.
  • sütü bozuk ve ruh hastası kezbanların, görgüsüzlüğe dair yapılan haklı eleştirileri "kıskançlık" olarak nitelendirip pis homurtular çıkarmasına neden olmuş tespit.

    söz konusu geri zekalı, açık açık "ben bu paylaşımlara kıskançlığımdan kızıyorum" yazmış, sanırım herkesi kendisi gibi sonradan görme bir avam sanıyor. görgüsüze bak, seyahat eden herkesin mal bulmuş mağribi gibi bunu sosyal medyada ilan etmeye meraklı olduğunu zannediyor. hatırlatayım: sizin gibi görgüsüzlükten kafayı yemişler bilmezler ama, bizim böyle leşliklerden midemiz bulanıyor. gezdiğimizde bunu dünyaya ilan etmekten hiç hoşlanmıyoruz. çünkü başkaları için değil, kendimiz için yaşıyoruz. birilerine kendimizi onaylatabilmek için sizin gibi palyaçoluk yapmıyoruz. bilmem kafan aldı mı, embesil?

    kezbanlarda default gelen bir özelliktir bu: onların herhangi bir konudaki görmemişliğini eleştirirseniz anında "kıskanmyayın yeaa" diye ciyaklarlar. kahkaha attım ;) açgözlü yamyamın feryadı işte. hakikaten boşuna demiyorum, burada anlatmıştım: gezdiği yere dair hiçbir kültürel/tarihsel/sanatsal özelliği merak etmeyen, bilgisiz, başka bir kara parçasında öküzün trene baktığı gibi cahilce bakınıp geri dönünce sınıf atladığını zanneden, başkaları için yaşayan, açgözlü, aşağılık yamyamlarsınız: (bkz: #96352563)

    bu arada bu avamca paylaşımlara maruz kalmak için instagram kullanmak gerekmiyor. ben facebook'ta rastlıyorum, instagram hesabım yok. bu kezo/kıro taburlarının çoğu, topluca instagram'a göç ettikleri için facebook nihayet biraz nefes aldı. çeşitli gruplara üye olduğum için bir facebook kullanıcısıyım ama ara sıra facebook'ta da karşıma çıkıyor bunlar. yani dar kalıplarınızla ezbere konuşup rezil olmayın kezolar ;) tek sorununuzun kezoluk ve cehalet olduğunu sanıyordum ama meğer zeka geriliğiniz de varmış ;) vah vah!
  • dünyayı nasıl gezdiğinize bağlı olarak değişen bir durum mesela daha gençken 1 haftada ne kadar çok şehir görürsem o kadar iyi olacağını düşünüyordum şimdi ise gittiğim bir şehri önce sindirmeye çalışıyorum ilk bir kaç gün turistik yerleri gezdikten sonra sonraki günler oranın yerlisiymiş gibi dolaşmayı seviyorum. ben şahsen zihnimin genişledigini hissediyorum yeni yerler gördükçe başıma gelen olaylar olumlu ya da olumsuz hepsi küçük şeylermiş gibi geliyor bu dünyada ne kadar çok görüş olduğunu aslında kalıplarımızın ne kadar dar olduğunu görüyorum. henüz dünyayı gezmedim ama bir kaç ülkeye gittim bu arada. bırakın dünyayı ülkemizin farklı bölgelerine gitmekle bile ufkunuz genişleyebiliyor. bekarım elimde belli bir miktar param da var hazır gençken daha sık seyahat etmem gerektiğini düşünüyorum. olmayan damat için niye çeyiz düzeyim? beyaz yakalı da değilim ama cebime geçen parayı direkt seyahate harcıyorum ben gayet de mutluyum.
  • daha cok yerden yer bildirimi yapmak için hiçbiryerde durmadan arabayla üç gün bir ülkeyi baştan sona deli deli dolanan insanlar olması sorunsalı.
  • hayatta beni en cok mutlu eden seylerden birisi seyahat etmek. bir ulkeye karar vermek, ucak bileti bakmak, kalacak yer ayarlamak, gun gun plan yapmak, orda olacagim tarihte guzel konser/etkinlik var mi bakmak, gunlerce neler yapilir neler yenir bunlari arastirmaktan son derece keyif aliyorum.

    ınstagramim yok.
    facebookum yok.

    susan sontag demis ki “ı haven't been everywhere, but it's on my list.”

    yep! aynen boyle.
  • sorun insanların gezip gezmemesi değil. hatta bana sorarsanız bunu gözünüze sokup sokmaması da değil. benim açımdan asıl sorun; gezmek eyleminin olmazsa olmaz lanse edilmesi, gezmeyen insanın hiçbir şey bilemeyeceğine dair sapkın inanç.

    aziz nesin'in yıllar yıllar önce okuduğum bir kitabının girişinde (galiba ah biz ödlek aydınlar ama emin değilim) çok güzel bir denemesi var. türkçede eylemlerin çokluğundan, isimlerin büyük kısmının da hep bu eylemlerden türemiş kelimeler olduğundan bahsediyordu. bunu da binlerce yıl boyunca durmadan, yılmadan hareket etmemize bağlıyordu. şunun şurasında yerleşikliğimiz 50 yıl ya var ya yoktu.

    sülalesi horasan erenlerinden yörük olan şahsımı çok düşündürmüştü bu durum o devirler. gerçekten de haklıydı. artık durup dinlenmemiz gerekiyordu. hareket eden düşünemezdi, doğru karar veremezdi, bir felsefe, bilim kuramazdı. bugün de aynı şeyleri düşünüyorum. ben gezmeyi sevmiyorum arkadaşım. bunu anlamak bu kadar zor değil. okuyarak, düşünerek, gözlemleyerek öğrenmek benim için daha doğru, daha uygun bir yöntem. yeni yerlere ihtiyaç duymuyorum (ki sizin yeni yeriniz de yerlisinin gitmeye gerek görmediği turistik mekanlar, dürüst olun şimdi), yeni insanlara ihtiyaç duymuyorum. ayrımız gayrımız yok ki. aynı toplumsal sınıfta yer alan insanlar dünyanın neresinde olursa olsun ortak ya da benzer yaşam koşullarına, dolayısıyla aynı hayat görüşüne sahip olur zaten. küçük burjuva avrupa'ya da gitse, asya'ya da gitse, afrika'ya da gitse, amerika'ya da gitse karşılaşacağı hep küçük burjuvazidir. büyüklerine imrenerek bakar, küçüklerini de görmezden gelir ya da saniyesinde unutur. yalan mı?

    neyse, konuyu başka yerlere taşımayalım şimdi. özetle; ben gezmeyi sevmiyorum, gereksiz bir eylem olduğunu düşünüyorum. ve hatta kendi şartlarımda zararlı bile sayabilirim (maddi durumumdan bağımsız konuşuyorum bunu). insanları kendi düşüncelerinize, duygularınıza, inançlarınıza göre sınırlamayın artık. siz kapitalizmin kölesisiniz diye biz neden öyle olalım? biz neden aristokrat ilber bey'in gazına gelelim mesela?