şükela:  tümü | bugün
  • yüzde 90'ın yapamadığı, yüzde 8'in denediği ve yüzde 5'in deneyip de başarılı olamadığı hadise.

    kalan yüzde 3 s.kini kaşımıştır muhtemelen.

    bu arada istisnalar kaideyi bozmaz, bazıları yapıyor cidden bu işi.
  • türkiye'de eğitimli insana son kazık gezide atılmıştır. ne kadar sahipsiz ne kadar kimsesiz olduğunu, arkasına mücadeleye gelmeyen muhalefet partileri sayesinde öğrenmiştir. türkiyede eğitimli okumuş adamın iktidara gelme, birşeyleri değiştirme rüyası şimdilik bitmiştir.

    şu an türkiye eğitimsiz, dindar görünümlü ucube insanlardan kurulu bir kitleyle yönetiliyor. ulan başbakan denen adam yazı yazamıyor be. liyakat yok, alın teriyle bir yere gelebilmek yok. büyük bir şirkette ne kadar çalışırsaız çalışın başınıza bir çomar geleceği garanti. beyaz yaka niye dursun. neyi savunsun. okumuş insanlar kitleler halinde kaçıyor. daha çomarlar gelmiş safsata yapıyorlar, yok geri dönenleri saymıyormuşuz, yok gidenler fetöcüymüş. ulan zombi fetöcüleri gelişmiş ülkeler ne yapsın. parası olan, yükü tutmuş hırsız fetöcüler kaçar ama fetönün ayak takımı türkiyeden başka yere gidecek kapasitede değildir. esas rakam beyaz yakada. akın akın gidiyorlar. türkiyenin bütün iyi şirketlerinde dostlarım meslektaşlarım var hepsiyle irtibattayım. ev alanlar bile evlerini satıp kaçıyorlar. bu gidiş böyle bi gidiş. ayda 10.000 çok normal bir rakam. ben mi? çoktaan.

    ulan herif rahat vermiyor, rahat rahat rakı içirmiyor, eğlence yerlini kapatıyor, beyoğlunu sikti, istanbulu sikti. eğitim sistemini sikti, herkesi imam hatipli yapmaya çalışıyor. ondan sonra kimsenin hayatına karışmak yok. ulan sen çoluğa çocuğa gözünü dikmişsin. kimi kandırıyosun.

    peki ülke nasıl düzelecek?
    türkiyenin kurtuluşu ne yazık ki türkiyenin içinden gelmeyecektir, bu koyu dinci görünümlü çıkarcı ve zorla dilenci yapılmış çomara dönüştürülmüş kitle buna izin vermeyecek. zaten global emperyal baskı had safhada. güçsüz ekonomiye şimdi bir de güçsüz ordu eklendi. orta vadede kürt devleti ile küçülen ve bunun etkisiyle extra konservatif bir yönetime dönüşen bir devlet öngörüyorum.
    buna rağmen büyüyen özgürlükçü ve kitlesel hareketler global düzeyde dini sömürü iktidarlarını yıkacak ve bundan türkiye'de nasiplenecek. yine ne varsa teknoloji devrimi ve bilgiye ulaşmanın çok kolaylaşmasında var. artık insanları köylerde izole edip beyinlerini yıkamak o kadar kolay değil. papa niye evrimi, big bangi tanıyo sanıyosunuz?
  • entry'lerin çoğunu okudum, bok atanların nerdeyse hepsi "gidecektim, vazgeçtim" gibi sığ sebeplerle gid-e-memiş kişiler.

    yurtdışına hayatımda ilk kez 2002'de yılında daha 19 yaşındayken çıktım., isviçre'ye gittim. 2 yıl okudum ve vizeyi uzatamadığım için geri döndüm, eğitim bitmişti. 2006'da, gittiğim için pişman olsam da, bir delilik edip çin'e gittim. ufak bir danışmanlık şirketinde business developer olarak çalıştım. 11 ay sonra kendi isteğimle geri döndüm.
    döner dönmez, askerliği halledip istanbulda iyi bir şirkete girdim, çalıştım, arada birkaç iş değiştirdim. tecrübe kazandım derken 2014'te katar'dan iyi bir ücret karşılığı danışmanlık teklif gelince bastım gittim. üstelik eşim ve 2 yaşındaki oğlumla birlikte... türkiye'deki şirketten istifa ettiğimde aldığım ücret, sanırım o zamanlar 7500 tl civarıydı. şu anda aynı pozisyon 10.000tl üstünde maaş öneriyor. evde izlediğim filme kadar para ödetmeyecek yan haklar da hariçti. eşim de çalışıyordu, kendi evimiz vardı vs vs... herşeye rağmen, katar da olsa ingiliz milleti ağırlıktadır deyip, yurtdışı her türlü rahattır deyip basıp gittik.

    katar'da 2 yıl kaldım, iyi para yaptım ve danışmanlığın süresi bitince ingiltere'yi gözüme kestirdim, ankara anlaşmasına hazırlandım ve bastım geldim. 2016 mayıs'tan beri de buradayım.

    bunları niye anlattım, hayatında ilk kez yurtdışına çıkıp da "gavur yapıyor amuğagoyim" diyen biri olmadığımı anlayın diye. çin'i de gördüm, dubai-katar'ı da... yaşadığım ülkeler dışında da, kah gezmek kah iş için, kah arkadaş ziyareti için 20den fazla ülke gezdim. arkadaşlarımla da sürekli irtibat halinde olduğumuz için çoğu hakkında ahkam kesebilirim.

    tüm bunların sonunda emin olun ki; türkiye kadar bozuk ortama sahip, insanların birbirine somurttuğu bir ülke görmedim. srilanka'ya gittim, yahu herkes mi yardımsever olur. 3 gün gezdiğimiz srilankalı şoför, "burada hindu tapınağında da tapabilirsin, yandaki camiye de gidebilirsin. biz karşı tarafa saygılıyız" diyordu. şu ceylon çaylarının çıktığı, eski adının ceylon olduğu srilanka... türkiye'de yılbaşı eğleniyor diye reina'ya saldırdılar da akmallar alkış tuttu. şimdi oraya cami yapıyorlar.

    velhasıl, gidemeyenlerin boş umutsuzluk triplerine aldanmayın. londra'dan bildiriyorum. oğlum 5 yaşına girdi, ingiltere gibi bir ülkede eğitim alıyor. kendi kafam rahat. siyasetle boğmuyorum bütün günümü, etrafımda sağcı-solcu kim olursa olsun karşıt görüşe küfreden insanlar yok. varsa da kolaylıkla hayatımdan çıkarabiliyorum. türkiye'de birini kovsan diğeri önüne atlıyordu.

    kısacası kısa ömrümü çomaristanda heba etme niyetim yok. niyeti olan varsa da buyursun kalsın.

    hala motive olamamış, az biraz hedefi olup da kafasında sorusu olan varsa; yurtdışına çıkma konusunda her türlü motivasyonu vermeye hazırım.

    londra'dan bildirdim...
  • iyi eğitimli, kültürlü, kendini yetiştirmiş, dünya görmüş her beyaz yakalının aklından son yıllarda hiç çıkmayan düşüncedir. nedeni ise bu insanların ülkedeki demokrasiyi, özgürlüğü, sosyal hakları ve en önemlisi adaleti en iyi analiz edebilen kitle olmasıdır. düzenli vergi alınan (veren demiyorum, direk kesiliyor) çoğu zaman devletin hastanesini, okulunu kullanamayan, devlet kurumlarına işinin düşmesini istemeyen, sadece yolları kullanıp onun da parasını ayrıca veren insanlar gelecekten kaygılı. şimdi soralım; rant yiyen, siyasetçi patron mu, okuyamamış,cahil, biatçı zavallılar mı geleceğini bu insanlar kadar düşünür? bu noktaya kadar yurt dışına giden ve gitmeyi düşünen tüm beyaz yakaya saygım sonsuz.

    ama kafamı kemiren tek bir soru var: işler bu aşamaya gelene kadar her beyaz yakalı kişisel kariyerini düşündüğünün yarısı kadar ülkeyi düşünüp şirkette itiraz ettiği kadar yanlışlıklara ses çıkarsaydı bunu konuşuyor olur muyduk? yoksa yeni organizasyon açıklansın; hakkım verilmezse ben de yeni iş arar, basarım istifayı kolaycılığına mı kaçtık?

    son olarak, herkes nerede ve ne yaparak mutlu olacaksa umarım onu yapabilir...
  • something wrong
  • gidenlerden ziyade gidemeyenlerin, kalmak zorunda olanların dramı daha trajik bu ülkede. bırakın liyakati olanların bir yerlere gelebilmesini, hak, hukuk, can ve mal güvenliğinin olmadığı bu ülkeden her aklı ve imkanı olan kişi gider.
  • çevremdekilerin son bir kaç yılda ayrıldıklarını görmemle doğruladığım durum. şimdiye dek hiç bu kadar sayıda terk eden olmamıştı. gidenlerin özelliklerine bakacak olursam hepsi üniversite mezunu ve çoğu mühendis. hepsi iyi üniversitelerden mezun olmuş nitelikli, çok nitelikli ya da geleceği parlak genç adaylar.

    geleceğe umutla bakmayan, sürekli insanların yaşam tarzına karışanlar ve de bu karışanlara yüz verenler oldukça yurt dışına kaçış kaçınılmaz. sermaye el değiştiriyor. iş hayatına onyıllarını vermiş en iyi üniversitelerden yüksek dereceyle mezun olmuş nitelikli beyaz yaka mühendislerin, işletmecilerin başına çomar üniversitesinden mezun iki yıllık adamı sırf yandaş olduğu için koyarsan bu göçü de durduramazsın. 10 sene sonra da oturur ağlarsın biz nerde yanlış yaptık diye.
  • kimse böyle bir temayül, hareket yok demesin .hemde çok kesif bir çoğunluk bu niyetde .yılların hekimi, maddi sorunu olamayan , hayatı rayına girmiş ben dahil almanya ' ya gitmek için bu yaşta almanca çalışıyorsam,varın gerisini siz düşünün . bu düşünce özellikle önümüzdeki 5- 10 seneye çığ gibi büyüyerek artacak.
  • umarım ben de aralarına katılırım dediğim durum. zaten yeni iş arayayım desem sektör değiştirmek bile imkansız. iş veren maaşı bile bok püsür veriyor ki cidden az alıyorum.

    ama en önemlisi çok güvensiz hissetmeye başladım ki, asıl problem bu. bunca zamandır hiç düşünmememe rağmen, bu sene benimki gitsek mi filan demeye başladı. kendisi zaten yabancı ama hayatımda ilk defa ben de gitmeyi istedim.

    ha yine yorulacağım, insanlara ailemi, büyüdüğüm koşulları güzelllkleri anlatmakla geçecek ömrüm. varsın ispat yarışına girsin bu durum, yeter ki, elimdeki tek hayatı da insan gibi yaşayayım.

    cidden ben her sabah uyanıp yeni bir moral bozukluğuyla güne başlamaktam bıktım. umarım bir an önce gidebilirim. 30 yaşındayım ama start-up bir konumda asgari ücrete bile razıyım su an bir mühendis olarak, ki mühendislik tapmadığım zamanlar da oldu.

    hayat koşullarım ise; 86 doğumluyum, arabam yok, maaşım az çok parada da zaten gözüm yok, insanlarla pek yüz göz olmayayım yeter. tam da bu sepebten, ne iş olursa yaparım abi modundayım.

    bir jenerasyonu harcadıkar matmazel.
hesabın var mı? giriş yap