şükela:  tümü | bugün
  • genç bir yazar olmasına karşın gerçekten başarılı bir yazar. ilk romanı dünyanın ilk günü gerçekten başarılı ve iyi bir roman. diğer romanlarını ısrarla beklemkteyim ve kendisiyle tanışıp iki kelam tartışmayı da yapılacaklar listeme ekledim gitti.
  • kutsal roma imparatorluğundan bihaber yazar. kitabında büyük roma imparatorluğundan bahsettiği bölümlerde kutsal roma imparatorluğu tabirini kullanmış. ayrıca sultan mehmet çarşı pazar teftiş ederken köylüler çürük domates falan satıyorlar ki domatesin avrupaya gelmesine daha zaman var. şimdi hatırlamadığım ne alakası var dedirten bilgiler birkaç defa daha karşımıza çıkıyorki insanı kitaptan çok fena soğutuyor ama yinede kitabı bitirdim
  • yeni yazdığı "son sefarad adlı kitabının kapağını tasarladık. güzel oldu gidip beğenin vay negzel kapak falan deyin.
  • dünyanın ilk günü'nü okuyup hayran kaldığım adamdır. bu kadar genç yaşına rağmen böylesine enfes bir romana imza atmak az buz bir şey değil. helal olsun.
    ama son sefarad'a başlayınca kendine olan hayranlık seviyem dört beş kat daha arttı. adam muazzam yazıyor yahu. kitabı hem hemen bitirmek istiyorum hem de bitirdikten sonra ne yapacağımı düşünüyorum.
  • edebiyat günleri düzenlesek gelir mi ki diye düşündüğüm yazar. öğrencilerimin hemşehrilerini tanıması, ondan ilham alması süpersonik oldurdu. ayyy keşke gelse...
  • taraflı olduğunu belli etmezse ölecek hastalığına tutulmuş yazar.son sefarad kitabını okudum. müslümanların süpsüper iyi güçlü cesur namuslu ve yakışıklı, yahudilerin birazının kötü çoğunun iyi, katoliklerinin %99,5 unun kötüler ötesi iskeletordan da kötü olduğu bir kitap yazmış.

    halbuki bin tane şey bildiğin belli .bildiklerini romana eklerken bana aynı zamanda birşey öğrettiğini çaktırmasan(bknz uzun ihsan) ve eğer beni kendi fikrine çekmek asıl amacın ise sanki yargıyı benim vermeme izin vermişsin gibi yazsan olmuyor mu?

    bu şekliye açık söyliyim hiç olmamış.
  • beyazıt akman'ı tanımazdım.son sefarad adlı kitabını gördüm aldım ve başladım okumaya.gerçekten güzel devam ediyor,severek okuyorum.ancak kitaba başladıktan sonra yazarı bir araştırayım dedim,bir de ne göreyim.adam facebook hesabında erdoğan resimleri paylaşmakta,gezi protestolarına katılanlara hakaret etmekte,hainler,vandallar,bilmemneler..
    ayıptır ya..
    bu adama ilkin saygı duydum.başarılı bir öğrenci,bursla amerikaya gitmiş vs. öğretim görevlisi,güzelde kitap yazmış.abi tayyipçide olabilirsin eyvallah ama bu düşmanlık ne ya.
    ilk başta arkadaşlarla konuşurken bile kitabı tavsiye ederken demiştim 'abi tayyipçi olsun fark etmez,iş ayrıdır alın kitabı güzel' dedim.ama adamın facebook hesabını görünce tiksindim heriften resmen.adam kin kusmuş bildiğin.
    naçizane tepki olarakta sevdiğim kitabını okumaya devam edeceğim orası ayrı ama bundan sonra çıkarttığı veya çıkartacağı hiçbir kitabı almayacağım ve herkese de ettiği hakaretleri,kustuğu kini anlatacağım.
    başarılı olabilirsin,güzel bir yazar olabilirsin ama diline hakim olacaksın,insanlara saygı göstereceksin.
  • dünyanın ilk günü'nü de, son sefarad'ı da okudum. fakat açık konuşayım, yazdığı konular ilgi alanıma bodoslama girmese yüzüne bakacağım bi' yazar değil.

    kendisine sağlam yazar diyenler var. bakın kardeşim, adam iyi bi' akademisyen olabilir, fakat çok araştırma yapmış olmak, çok şey biliyor olmak bi' insanı iyi bi' yazar saymak için asla yeterli değildir. önemli olan ne bildiğin veya ne düşündüğünden ziyade, bunları metinlerine nasıl yedirdiğindir. beyazıt akman da bu konuda ciddi anlamda sınıfta kalıyor.

    şu haliyle söyleyebileceğim en olumlu şey, ilgi çekici konular üzerinde yazan "eh işte" bi' yazar olduğudur.

    edit: "ecdadımız bi' gecede cahil bırakıldı!" tarzı über iktidar-yağcılığı içeren pasajları anakronik şekilde metinleri arasına sokuşturmaya çalıştığını yazmayı unutmuşum.
  • son kitabı son sefarad'ı okumuş birisi olarak söylemek isterim; araştırmacılığı, tarihi derinlemesine bilmesi, ulaştığı kaynaklar falan vesaire bir kenara, konuyu anlatış tarzı olarak maalesef benim nazarımda sınıfta kalmıştır.

    dünyanın ilk günü çok güzel, çok sürükleyici idi. ancak aynı şeyi son sefarad için söylemem namümkün. kitap bi yerden sonra çok tekrara giriyor, olay örgüsü hep aynı yerde kalıyor, bir türlü ilerleyemiyorsunuz. yani okurken bazı yerlerde ''off.. geç artık şunları ya'' dedim kaç defa.

    ilaveten, son kitabında türk okçuluğuyla ilgili ciddi hatalara da imza atmış yazar. bir okçunun dakikada 60 ok atmasından tutun; yayın konulduğu kılıfa sadak yerine tirkeş demesine, okun 1.5 kilometre öteye 3 parmak ile(!) fırlatılmasına kadar çok fantastik şeylerden bahsetmiş. yakında 3. kitabı çıkacağı söyleniyordu, olur da buraları okuyorsa kendisine naçizane tavsiyemdir: türk okçuluğunu detaylı araştırsın, zihgirmiş, baş parmak atışıymış, sadak-tirkeş ayrımıymış vesaire, bunların farkını idrak etsin.

    okçulukla işi olmayan birisine bunlar ehemmiyetsiz gelebilir, ancak benim gibi kemankeşlerin gözüne çok battığına eminim.

    yazarlık konusunda kendisini geliştirmesi, ilk kitabındaki kaliteye ulaşması temennisiyle...
  • son kitabı osman epsilon yayınlarından çıkmıştir. iki kitap olarak yayınlanıyor. ılk kitap osmanın çocukluğu gençliği ve şeyh edebali ile tanışmasıni anlatan aşk olarak tanımlanirken, ikinci kitap ise birlik mücadelesini içeren şekilde duzenlenmis savaş olarak başlık atılmış.
    dünyanın ilk günü ve son seferad' ı keyifle okuduktan sonra üçüncü padişah kim olacak merakı ile beklerken aklıma kurucu osman hiç gelmemişti doğrusu. hele ki iki cilt olarak çıkması büyük bir süpriz oldu. 4 yılda hazırlandigi ifade edilen bu iki kitabı bu gün görunce oldukça mutlu oldum. okumak için sabırsızlansamda sanırım yaza kadar beklemem gerekecek. o zamana kadar okuyanlar da bu dutdukları dolduracaktir.