şükela:  tümü | bugün
  • incognito'nun yazarı david eagleman'ın yeni kitabı.
  • bu kitabı incognito'nun hemen arkasından okumakta fayda var. david eagleman, en zorlu konuları eğlenceli bir tarzda aktarmayı başarıyor. çok satmasındaki temel etken bu olsa gerek. işin sadece teorisinde kalmayıp yaptığı deneylerden aldığı şaşırtıcı sonuçları da paylaşıyor. iddialı saha araştırmalarıyla eagleman'ın ileride adından daha çok söz ettireceğini düşünüyorum.

    okurken hayret ve hayranlığa düştüğüm birkaç detay paylaşayım:
    - çavuşesku romanya'sındaki yetimhanelerde duyusal (ve duygusal) uyaranlardan izole edilmiş halde yetiştirilen çocukların beyin gelişimleri etkileniyor. anlamsız bir dil konuşuyorlar, temel iletişim becerilerinden yoksun oluyorlar. iq'leri ortalamanın altında oluyor.
    - hafıza dışarıdan anlaşılamayacak müdahalelerle kolayca manipüle edilebilir. kişinin ruhu bile duymaz.
    - görme, sadece göze ulaşan ışığın retinadan geçmesi vs şeklinde bir süreç değildir. görme "öğrenilir".
    - duyularımız hiç de sandığımız kadar "senkronize" değildir. ama biz onları kendi selametimiz için öyle algılarız. görme, işitmeye göre birkaç milisaniye daha geç gerçekleşir. profesyonel koşularda start bu yüzden görsel bir uyaranla değil tabancayla verilir.
    - her canlı yalnızca kendi gerçeklik dilimini algılar. bir köpeğin, bir kenenin, bir yarasanın duyuları insanınkinden farklıdır.
    - otomatikleşmiş hareketleri yaparken bilincimiz rölantidedir. eğer yürürken sağ ayağımı öne atarken hangi kolum hareket ediyor diye düşünmeye başlarsanız eliniz ayağınıza dolaşacaktır.
    - kendimizin aldığını düşündüğümüz kararları, kendimizin aldığını düşünmemizi sağlayan sistemlerimiz var. "elmalı kurabiyeyi mi yoksa fındıklıyı mı yesem" şeklindeki en basit kararlarda bile.
    - dopamin ve oksitosin çok acayip şeyler.
    - beyin geri bildirimle çalışan bir organ. başka beyinlere ve başka insanlara ihtiyacımız var. hapishanede tecritte tutulan insanların yaşadıkları, bunu çok acı şekilde ispatlıyor.
    - birlikte bir ömür geçiren çiftler neden birbirlerine benzerler?..
    - botokstan uzak durun.
    - ("empati"yle ilgili kısmı, aslında sözlükçe, ölü ve acı yarıştırma huyumuzun altında yatanı açıklayan bir bölüm olduğu için bana çok çarpıcı geldi.) "bazıları diğerlerinden daha eşit" başlığı altında bir deney ve sonuçları paylaşılıyor. buraya yazmayacağım deneyin sonucuna göre, "insanların beyinleri, kendi iç gruplarında [herhangi bir şekilde aidiyet hissedilen] bulunan birinin acı çekmesi durumunda daha büyük bir empati tepkisi gösteriyor, bu tepki, dış gruptan biri söz konusu olduğunda azalıyordu."
    - "kime dönüşeceğiz?" başlıklı son bölüm, güzel bir bilimkurgu parçası gibi, okurken hoşuma gitti.

    velhasıl, eagleman'ın çok değişik bir kafası var. her ne kadar beğenmediğim ve onaylamadığım fikirleri de olsa, okumaktan vazgeçmeyeceğim biri.