şükela:  tümü | bugün
  • kasparov vs ibm
  • farkli kriterlerde farkli sonuclara varilabilecek e$le$tirme.. mesela "en agir hangisi" gibi bir konuda girilecek mucadelede bilgisayar %90 kazanacaktir yari$maya bir palm vx ile girmediyseniz..

    tabi en kiskanilani neredeyse butun bilgisayarlarin bir beyinden daha uzun omurlu oldugudur..
  • henüz bu tip bir karşılaştırma yapmak için çok erken zira insan beyni ile kıyaslanmayı akla getirecek kadar güçlü bilgisayarlar daha çok yeniler. üstelik insan beyni'nin bilgi işleme kapasitesini tatminkar bir şekikde ölçebilecek bir yöntem de yok henüz. şu an için tek yapılan, bilgisayardaki transistör sayısı ile insan beynindeki nöron sayısını karşılaştırmak ki bunun da hiç de gerçekçi bir yöntem olmadığı aşikar.

    işin felsefi kısmı ise biraz daha karışık. en bastinden karşılaştırmayı insanın yapıyor olması bile, henüz birşeylerin tam oturmadığının kanıtı olarak görülebilir.
    (bkz: saman altından mesaj vermek)
  • bilgisayar sayılara dayalı 0 ve 1 lerden oluşan milyonlarca veriyi hafızasında* tutmak için hiçbir zorluk çekmezken bir resim ya da film için daha fazla yere ihtiyaç duyar. insan ise 10 sene önce izlediği bir filmi bir kere öylesine izlemekle saniyesi saniyesine hatırlayabileceği gibi 10 sene önceki okul numarasını görse bile tanımayabilir. ayrıca resmi aklında tutması, yazı ve sayıları aklında tutmasından daha kolaydır.
  • insan beynindeki kadar gerçekci ve çok nöronun bilgisayar tarafından modellenebileceği güne kadar insan beyninin üstün geleceği karşılaştırma, sonrasını öngöremiyorum. ama böyle bir bilgisayarın ruhsal problemler yaşayabileceğini, sözgelimi şizofren olabileceğini düşünüyorum.

    ayrıca (bkz: neural networks)
  • konu işlem gücü iken galip beyindir. lakin çok uzun sürmeyecek bu durum zira 2010 yılına kadar hemen herkesin evinde bulunabilecek sıradan bilgisayarların işlem yapma kapasitesinin tüm insalık'ın aynı kapasitesini aşacağı tahmin ediliyor.
  • (bkz: ai) (bkz: guclu ai) (bkz: turing testi) (bkz: cin odasi)
  • acı çekmek ya da zevk almak algısal ve hormonal durumlardır ve aynen nöronlar gibi bunlar da modellenebilir. nasıl ki bugün müzik aletlerinin seslerini örnekleyip daha sonra parametrik olarak tekrar üretebiliyorsak çok yakın bir zamanda insanlarının duyu organlarının ürettiği sinirsel akımları ve vücudundaki hormonal seviyeleri kaydedip örnekleyebileceğiz, bu örneklenmiş duyular tekrardan insanlara verilebileceği gibi yukarıda belirttiğim türden bir sanal beyine de algı olarak verilebilir. mesela bu beyni (yada sanal insanı diyelim sanal bir vücut içinde) içinde varolacağı sanal bir dünyaya koyalım ve bu dünyayı bu örneklenmiş duyularla algılasın ve hatta bu dünyada kendi gibi başka sanal bireyler ve hatta sisteme dışarıdan katılan gerçek insanların sanal yansımaları olsun. bu sanal insan bu sanal dünyada yaşasın, büyüsün diğer sanal ve gerçek insanlarla ilişkiler kursun sonra mesela gerçek internete de bağlanabilsin (tabii ki bir insan olarak) ve hatta sözlüğe yazar olsun (lakin burda bir sorun var zirvelere katılamayacağını anladığında varlığını sorgulayabilir****) sonra gelsin bu entry'i okusun.. ne olur?*, ne düşünür, loop'a girer mi?
    (bkz: ciddi başlayıp cıvık bitirmek)
  • 'fark' aslında gödel escher bachta beni son derece tatmin eden bir şekilde açıklanmış, şöyle ki:

    elinizde bir teorem ve bu teoremden yeni teoremler türetmek için kurallar var. örneğini hemen vereyim aynen kitaptaki gibi:

    başlangıçta elinizde 'mi' diye bişey var. 4 tane de kuralınız var teorem türetmek için:

    1./ elinizdeki dizinin son harfi 'i' ise, sonuna bir 'u' ekleyebilirsiniz (mi=>miu)
    2./ elinizde mx var iken mxx türetebilirsiniz (mi=>mii, miu=>miuiu)
    3./ elinizde 'iii' var ise bunu 'u' ile değiştirebilirsiniz (miuiii=>miuu)
    4./ elinizde 'uu' var ise bunu atabilirsiniz (miuu=>mi)

    sizden istenen 'mi' ile başlayıp 'mu' ya ulaşmaktır.
    insan beyni olarak belki daha kuralları okurken, belki de üç beş denemenin sonunda bunun imkansız olduğunu görüp tabiri caizse 'döngü'nün dışına çıkabilirsiniz. ama bir bilgisayarın bunun 'imkansız' olduğunu anlamak mümkün değildir, 'bütün kuralları bütün sonuçlara uygula senin amacın 'mu' elde etmek' dediğinizde gayet ümitsizce takılacaktır ve 'mu' bulana kadar da durmayacaktır (bulamayacağı için, hiç durmayacaktır da denebilir)

    böyle bişey var mesela fark isteyenlere.