şükela:  tümü | bugün
  • kampanya editi:

    beyoğlu sineması kartı .com adresinden destek olabileceğiniz kampanya.

    100 tl karşılığında 1 yıl süresince 10 film izleme hakkı.
    (sadece öğrencilere yönelik)

    250 tl karşılığında 1 yıl süresince 15 film izleme hakkı.

    500 tl karşılığında 1 yıl süresince 30 film izleme hakkı.

    1000 tl karşılığında 1 yıl süresince sınırsız film izleme hakkı.

    ayrıca tüm kartlar, beyoğlu’nun pek çok gözde mekanında %20 indirim imkanı sağlıyor!

    ***

    yeri geldi güldük, yeri geldi ağladık. ilk filmimizi izledik, ilk sevgilimizin elini tuttuk. kankamızla yıllarca devam edecek ilk espriyi orada başlattık, dostlarla tanıştık. hayallere tanık olduk, hayatlarda kendimizi bulduk.

    senin, benim; yolu, çocukluğu ve gençliği istanbul'dan geçen birçoklarının anılarının olduğu beyoğlu sineması kapanma tehlikesi ile karşı karşıya.

    bugün endüstriyel sinema yüzünden kapanmak zorunda kalan salonlardan sadece biri ama çoğumuzun da ilki beyoğlu sineması. sadece anılar da değil onu kurtarılmaya layık kılan; başka sinema sayesinde yarattığı alternatif nefes alma alanlarınında da var adı. sinefil olmana gerek yok destek vermek için; bir gün gişe filmlerinden, hep aynı esprilerin döndüğü uyduruk komedilerden, hep aynı kaslıların oynadığı ve senaryonun hiç değişmediği aksiyon filmlerinden başını kaldırıp başka masalların da olduğunu izlemek istediğinde gideceğin yer orası. bir kentin hatırası, bir şehrin belleği.

    ve bizler kurtarmak istiyoruz orayı. bunun için bir proje düşündük, gereken yerlerle görüştük. sana düşense abone olmak!

    bu noktada sırasıyla;

    1. borcun en kısa zamanda ve sinemanın şanına yakışır şekilde ifa edilebileceği sağlıklı bir kaynak akışı yaratmak (evet evet, cem'in kart fikri ya da benzeri gibi bir model),

    2. mali açıdan dengeye ulaşmaya çalışırken, eşzamanlı olarak borca yol açan olumsuz koşulların giderilmesi adına adımlar atmak,

    3. sinemanın kendisini sadece film izlenen değil, sinema kültürünün her yönüyle paylaşılabildiği sosyal bir yaşam alanına dönüştürmek için projeler üretmek.

    buna ihtiyacımız ve daha da önemlisi gönüllü olarak çalışma arzumuz var. kısacası sinemayı a'dan z'ye değiştirmemiz ve pazarlanabilir hale getirmemiz icap ediyor.

    biz bugün buna el atarak çalışmaya başlıyoruz. ilk etapta çıkaracağımız proje, sadakat programı üzerinden abonelik sistemine geçmek. ayrıntıları önümüzdeki haftanın başında duyuracağız.

    30 haziran'a dek vaktimiz var, o yüzden bir an önce pamuk eller cebe :)

    twitter
    facebook
  • kokuyor olması kurtarma projelerini desteklemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. üstelik çıkardıkları yol planında, sinemayı zarar sokan koşulların iyileştirilmesi maddesi de var. buradan anladığım sinema kokmayacak, koltukları yenilenecek, belki dışardan gelen sesler bile azaltılacak şekilde bir yalıtım yapılacak.

    umarım tatlı bir yaz akşamı, iş çıkışı 7:30 seansında tatlı bir film seyrederim. umarım soğuk bir kış akşamında hiç bir avm'de gösterilmeyen o az bilinen filme burada yetişir, salonda içimi ısıtırım. umarım yağmurdan kaçmak için bu sinemaya saklanır, film çıkışında pasajdaki takıcıdan, o romantik akşamı hatırlatacak ve bileğimden hiç çıkarmamayı plandığım bir bileklik alırım. umarım istanbul hafızamda yer almaya devam eder, hala birlikte olursak güzellikleri yaşatabildiğimizin kanıtı olarak dimdik ayakta kalır bu sinema.

    hadi detaylar belli olsun da bu heyecanımızı birliktelik hissiyle kucaklayalım.
  • destek kartlarından almayı düşündüğüm olay.
  • emeklerin*bu sefer boşa çıkmaması için canı gönülden desteklediğim kampanya.
  • sonra neden taksim bitti, istiklal kepenkleri kapattı diye soruyorlar. buna önce başımızdakiler sonra biz sebep olduk. hepimiz o süslü sinema salonlarında patlamış mısıra 20-25 lira vermeyi marifet sanarak sebep olduk.

    beyoğlu sineması bir kültürdür. bir birikimdir. neslin yetiştiği yerdir. kokacak tabi. onlarca mutluluk, hüzün, kahkaha barındırıyor. yaşanmışlık kokuyor.

    biraz önce ınstagram'da beyoğlu sineması'nın kurtarılması hakkında bir basın toplantısı düzenlendi. sadakat kartları satışa sunulacakmış. beyoğlu sineması'nın ömrü bir tık daha uzasın diye. artık yapamıyoruz, dayanamıyoruz cümlelerini daha fazla kurmamak için desteklerimizi bekliyorlar.

    emek sineması kapatıldı, taksim beton yığınına dönüştürüldü, beyoğlu sineması direniyor. buna artık bir dur demenin vakti gelmedi mi? başaracağımıza inanıyorum. beyoğlu sineması'nı hayatta tutmanın bir yolunu bulacağımıza, yeniden o eski salonda buluşacağımıza inanıyorum. siz de inanın.
  • yumurta kapıya dayanınca başlatılan kampanya.

    aklınız neredeydi? o sinema yıllardır orada duruyor ama sizler yine de film izlemek için avm'leri, cinemaximum salonlarını tercih ediyorsunuz. eklemlenmiş hizmetleri almak, sinema çıkışı sonrası iki adım ötede yemek yemek kolayınıza geliyor. yeni yapılan salonların teknolojik olanakları da tabii daha iyi oluyor genelde. bir de tabii indirimler, hediye biletler vb. var. eski işletmeler gerekli kaynağı bulup da salonlarını, gösterim makinalarını vb. yenilemezse kısır döngü başlıyor, o da ayrı bir konu. izleme konforu sunamadıkça müşteri azalıyor, müşteri azaldıkça en basit onarımlar bile maliyet haline geliyor ve kendini bitiren bir sürece dönüşüyor.

    emek sineması'nda olduğu gibi dışarıdan, hatta yönetim katlarından gelen zorlamalarla kapatılmalara, yıkımlara karşıyım. ama bir işletme kendini yürütemiyorsa, bırakın tarihteki yerini alsın. şimdi iyi niyetle birileri destek olmaya çalışacak, bir süre daha burası açık kalacak. sonra? önümüzdeki yıl yine benzer bir gündem olacak karşımızda. tutup da belediye filan işletmeye kalkarsa daha fena. vergilerimiz, beceriksiz bir işletme için harcanmış olacak.

    sembol değerler iyidir hoştur ama bir yere kadar. izmir'de deniz sineması'na elden geldiğince sahip çıktık ama bina depreme dayanaksız olduğundan yıkıldı. onun yerine haftada bir yerli film gösteren karşıyaka sineması var artık ve her hafta gitmeye çalışıyorum, çevremdekileri de özendiriyorum. karaca sineması maşallah, gayet güzel sürdürüyor işletmesini. buna karşılık izmir sineması, şan ve sema gibi tarihe karıştı gitti. böyle kampanyalarla uğraşmamak için değer verdiğiniz, anılar biriktirdiğiniz yerlere önceden sahip çıkmanız gerekir. çevrenizdekilerden destek almaya çalışır, aksaklıklarla ilgili işletme sahiplerini de bilgilendirirseniz, iş işten geçtikten sonra en azından "elimden geleni yaptım." ve "ben demiştim." deme şansınız olur.
  • hem gitme, hem para harcama sonra kapanınca "kipinmisin". napsın sinema amk fotosentezle mi döndürsün kendini? dünyanın en iki yüzlü enteli bizim buranın enteli.

    geçen de penguen dergisini kurtarmaya çalışıyorlardı. alma alma, okuma okuma sonra yok olunca bi anda kültürlenmek aklına gelsin, he goçum he.

    mal mısınız, mal taklidi mi yapıyorsunuz anlamak mümkün değil.
  • kapanması bir ay kadar ertelenmiştir, sanırım sponsor bulma konusunda gelişmeler var, umarım kapanmaz.
  • beyoğlu sinemasının kaybolması istenmiyorsa destek verilmesi gereken kampanya. tabi böyle kampanyaların etkisi bir yere kadar , bakanlık tarafından da destek görülmeli kültürel - sanatsal yerler. izleyicinin de bakanlık kadar etkisi olduğunu unutmamak gerek olay sadece kart almaya sınırlı olmamalı yoksa beyoğlu sineması olsa ne olmasa ne olur. izleyici olarak kart almakla yetinmeyip gitmeli film izlenmelidir. her gün dolmalı sinema.
  • kent kültürü ögeleri olduğu için ne olursa olsun korumamız gereken yerler vardır. mesela kız kulesi. doğma büyüme istanbulluyum ama gidip görmek nasip olmadı henüz. ama onsuz bir istanbul da hayatta düşünemem. yani ne olursa olsun kız kulesi üsküdar sahile karşı o yerinde durmalıdır. istanbul onsuz eksik kalır.

    beyoğlu sineması da öyle yerlerden işte. hani "gitmesek de görmesek de", sanat filmi dediğimizde aklımıza ilk gelen sinema salonu olarak istanbul'da yaşamalıdır. çeşitli sebepler onu kapanma tehdidiyle başbaşa bıraktı fakat içlerinde benim arkadaşlarımın da olduğu bir grup güzel insan, beyoğlu sinemasını kurtarmak için elbirliğiyle, dayanışmayla yol alınabileceğini bize göstermiş oldu. var olsunlar.

    beyoğlu sinemasını zor günlerden kurtarmak adına çıkartılan destek kartından ben de satın alacağım. hatta yakın çevreme manevi baskı da kurabilirim. keşke istanbul'un kimliksiz bir şehir haline dönüşmesinden nefret eden herkes bu kartı alsa *...

    umarım gelen bu ilk yardımdan sonra daha yapıcı çareler bulunur ve onsuz istanbul'un eksik olacağı bu güzel mekan hayatına devam eder.