1. sokak müzisyenlerinin istiklal caddesi'nin bir çok yerine kurulan mini sahnelerde müzik yaptığı festival. 6 temmuz'da başlamış, bugün son günüydü.
    tünel' doğru giderken sağda bir kemençeci amca çarptı gözüme, 3-4 defa geçtim önünden. paso 'oy asiye asiye' ile 'cerrahpaşa' çalıp duruyordu, pazarcı amfisiyle de kemençenin sesini geniş bir alana yayıyordu. gerçekten güzel çalıyordu ama tam karşısında bulunan bilmemne konsolosluğunun önünde nöbet tutan güvenlik görevlisi halinden hiç memnun değildi, başını ellerinin arasına almış, kemençeci amcaya dik dik bakıyor, burnundan soluyordu.
  2. festival gereği caddede gördüğümüz mini sahnelerden birinde, çalıp söyleyen insanları gördükten sonra, az ilerideki başka bir mini sahnede, oturmuş sigara içen abileri görünce garipsiyoruz, bir sürpriz bekliyoruz kendilerinden ister istemez..
  3. istiklal caddesi boyunca iyi kötü olmuş bitmiş bir festivaldir.. bazısı gerçekten iyiydi de, bazısına gerçekten anlam veremedim.. yurt dışından gelmiş (kısaca gavur) hayatını doğaya, kuşa, böceğe vermiş post bohem etnik abiler ablalar bi gitarla la minör basıp önünde devil stick'ti staff'tı vesaireydi çeşitli juggling malzemelerini kullanmaya teşebbüs ediyordu.. (evet sadece teşebbüş edebilecek kadar beceriyordu olayı)
    bence süper bir etkinlik sokak müzisyenleri festivali, ama sokak tripçileri ile sokak müzisyenleri'ni iyi ayırmak lazım birbirinden, dikkat edelim.. müzik namına nerdeyse hiçbir şey yapmayıp, sırf bütün gün kaldırımda oturup keyif verici madde tüketip, civardaki esnafla 2 kelime muhabbetiniz olunca olunmuyor sokak müzisyeni..
  4. bu olayı üzerinden hayli zaman geçti de öğrenmiş olduk bir vesile ile.söylenecek o kadar çok şey var ki bi yerimize girmemesi için klavyeme olabildiğince fren yapmayı tercih ediyorum.sevgili istanbul belediyesinin normal şartlarda sokakta müzik yapılmasına karşı tavrını sizlere net bir şekilde anlatacağım,zira 9 yıldır sokak şarkıcısı olarak hayatımı kazanıyorum.isteyen dilencilik der isteyen kolaycılık ,tembellik ama halka açık yerlerde müzik yaparak ,şarkı söyleyerek para kazanmanın kabul edilen toplumsal tarihin başından beri var olduğuna ,bunun bir meslek olarak günümüzde sosyal güvencesi olmasa da insanın hayatını idame ettirebilecek bir meslek olarak kabul edilmesi gerektiğine inanıyorum.istanbul belediyesi ve diğer kolluk kuvvetlerin bu olaya bakışını bir kaç küçük yaşanmışlıkla örneklemek isterim .merkezi bir caddede eğer elinize gitarınızı alıp şarkı söyleyerek para kazanmaya çalışırsanız önce belediye zabıtası gelecektir,ikna ederek işinize devam etmeniz pek mümkün değildir ,zira sizi dilenci olarak görmekte derhal yaptıgınızı bırakmak zorunda oldugunuzu belirtmektedir.onlardan kurtulmanın tek yolu gitmelerini bekleyerek gözden kaybolana kadar gitarınızı kılıfına sokmanızdır.siz işinize devam ederken bu sefer polis gelir,ne iş yaptıgınızı açık adresinizi ister kimlik kontrolu yapar,''abi'' çekmemeniz durumunda alır sizi karakola götürür,çevre kirliliği-gürültü kirliliği-şikayet-dilencilik benzeri nedenler ile kabahtler yasası gibi her tarafı açık ve keyfiyete dayalı bir yasa ile 50 liradan 1000 liraya kadar ceza keser,isteğe bağlı olarak tokatlar ve hakaret eder hatta o bölgede artık müzik aleti ile dolaşmamanız konusunda tehditler savurur.bununla da yetinmez kazandığınız parayı gasp eder ve buna karşı sizin yapabileceğiniz çok fazla şey yoktur.hatta kabahatler yasasına göre size yazılan idari yaptırım 1000 ytl altında bir para ise buna herhangi bir mahkemede ititraz hakkınız da ilgili yasa geregi yoktur.aynı işlemleri tokatlamak ve gasp hariç belediye zabıtası ile de yaşamanız mümkündür.ama gel gör ki aynı belediye ve aynı polis teşkilatının başları kabeul edilen kadir topbaş ve celalettin cerrah bir yılbaşı gecesi nişantaşı'nda cadde üstünde yukarıda belirtilen kabahatleri işleyen bendenize 50 şer lira harçlık verebilmektedir.hatta açık ve net bir şekilde verdiler bu parayı çaldığım şarkılara karşılık.yılbaşında en üst düzey amir gelir size para verir diğer günler en alt kademe memur gelir size işkence eder hayatınızdan usandırır yetmez aşşağılar hakaret eder.şimdi bu çiftestandart içinde sokakta müzik yapan insanlara karşı yılın 364 günü zulüm uygula ondan sonra gel sokak müzisyenleri festivali düzenliyorum de,bunu da insanlara reklam yap ,dışarıdan gören de desin ki sokaklarda sanat özendiriliyor ve ,şehrimize avrupai bir hava veriliyor.levent pazarında ,metro önünde ,beşiktaş zabıta karakolunda edilen hakaretler sokakta tartaklanmalar bölge halkının önünde olunca çok fazla masumiyet gösteremiyor yetkili mercii fakat insanların gözüne ikiyüzlüğü bu kadar açık sokamıyoruz ne yazıkki.net olarak sonuç şu,istanbul'da ne polis ne belediye sokak müzisyeni istememektedir,yapmaya çalışanı ezmektedir,yıldırmak için aşşağılayıcı ve yasalarda olmayan ucu açık maddeleri kullanmakta ,aynı zamanda halkı ve okur yazar insanları ara sıra böyle göstermelik festivallerle kandırmaktadır.bu yazılanların hepsi kişisel olarak yaşadığım gözlemlediğim ve yumuşatarak anlattığım olaylardır.standartsızlık bu konuda açık ve nettir ,tek yapılabilecek alttan almak ve yılmaktır.''bize ne sokakta müzik yapmaktan ,gidelim bir fabrikaya çalışalım,yattığın yerden iki tane akor bas öküz gibi türkü söyle,varmı öyle kolay para,adam olacaksın oğlum'' dememiz beklenmektedir kendimize.

beyoğlu sokak müzisyenleri festivali hakkında bilgi verin