1. kıbrıs şivesinde sorun çıkaran hayvan veya cansız nesneler için kullanılan tanımlama kelimesi.
    örneğin bekir dayının arabası bozulmuştur, bunu gören cengiz de ona yaklaşır:

    c:noldu re bekir dayı durun yolun ortasında arabanın gabosu açık?
    bd:aha bozuldu bu beytambal da durdum onarayım.

    ya da şebo ömer'in evine yılan girmiştir, karısı bahire genabla ile arasında geçen bir muhabbet:

    bg:be heriiiif!! etiş da ilan* girdi evinçine*.
    şö:dur be garı 2 tayka da alıyom tüfeği geleyim. gara ilansa elleme geni da bişey yapmaz.
    bg:ma ne gara ilanı be!! badsalidir beytambal !
  2. "çocukluğumda işittiğim bir dilden, özellikle babaannemin dilinden bir sözcük kalmıştı bende: "beytambal"... anladığım kadarıyla belirli bir manası henüz yok, ama kıbrıs'ta kullanılıyor yine de. bazılarına göre şeytan, başkalarına göre "alllahın işi" --ki biliriz, galiba şeytan da "allahın işi" olmalı... yine başkalarına göre çok hukuki ve pratik bir mesele: "beytambal kalsın" diye bir deyim var... ve bu deyim diyor ki tamam, bunlar benim diye bana sitem ediyorsunuz... ben de diyorum ki tamam, alın gidin, ya da diyorum ki, "beytambal kalsın"... yani bana da kimseye de yaramasın... beytambal, demek ki, miras kalıp hiçbir işe yaramayan mal mülk demek... ama aynı zamanda her şeyimizin üstüne çöreklenebilecek olan bir lanet... çocuk doğuruyoruz ve beytambal'a veriyoruz mesela --basit bir kızamıktan bile ölüp gidecek kadar kırılgan...

    bu kelimeyi en bolca kullananlar bile anlamını açıklayamadı... kelimenin hiçbir etimolojik kökeni ya da yakınlığı yok... semantik şebekesi henüz tamamlanmamış durumda... çok çok "atıl" diye tercüme edebilirsiniz ama bu da yetersiz, çünkü kelime kapanmamış henüz..."beytambal kalsın" en büyük lanet hala... ve kelime kapanmamışlığına rağmen o kadar "açık" ve "canlı" ki, kıbrıs'ta boşa gidene, heba edilen her şeye "beytambal'a kaldı" diyorlar hala... beytambal kalmak, beytambala kalmak, bütün bu sözcükler biliniz ki son otuz yıllık hayatları içinde bütün kıbrıslı türklerin hayatını örüp duruyorlar...ya da kazıp duruyorlar, ağ örüyorlar, ve her türlü börtü böcek gibi işliyorlar... kıbrıs romantizmi yapmama neden yok... ama hissediyorum ki böyle bir "açık kelimeye" duyulan ihtiyaç şu anda muazzam: "beytambal galsın" biraz ressentiment de içererek "tamam alın gidin, lanet olsun" demekten başka bir şey değil... bir filistinli şu anda israil işgali sırasında neye karşı savaşması gerektiğini iyi biliyor... kıbrıslı türk insan ise bunu bile asla bilemeyecek bir tür haline getirildi... tek diyebileceği şey "alın gidin" –beytambal kalsın... ya da "alın gidin" çünkü zaten benim değilmiş... beytambal bir mirasın karadeliğe düşüşü gibi bir şey... genelde işe yaramaz miras için kullanılıyor gibi... ya da eli ayağı olmadan doğan bir çocuk... veya gözü, kulağı yok... veya sakat, duymuyor, görmüyor, yürümüyor... şimdi denktaş ile klerides şu "beytambal"a, yani kıbrıs'a ilişkin son budalaca sohbetlerini yapmaya girişecekler ve yine --yavole ve yavorka(na) (bunlar da lanetleme sözcükleri)-- o küçücük ülkenin küçücük nüfusu acılarını bağrına çekecek..." --ulus baker, yüzeybilim fragmanlar [körotonomedya'daki yazıdan alıntıdır]
  3. osmanli turkcesinden yadigar kalmis olmasi muhtemel kelime.

    "beytambal galsin pezevengin mali" ailemizde sevilerek kullanilan bir deyimdir bu arada.
  4. "beytambal kalsın=eksik kalsın" anlamı dikkate alındığında "beytülmal" (kamu hazinesi) sözcüğünden gelmesi muhtemel kıbrıs sözü. "aman bırak hazineye kalsın" anlamında. bir fikir.

beytambal hakkında bilgi verin